28 Ekim 2010 Perşembe

Nurturia Anneleri




Dünyadaki tek anne benim zannediyordum, bunları bir tek benim çocuğum yaşıyor zannediyordum, yalnız bir kadın olduğumu zannediyordum; sonra nurturiaya üye oldum...


Biraz depresif bir günümdeyim; onun için depresif bir yazı olabilir en baştan bunun için kusuruma bakmayın diyorum uyarmadı demeyin sonra...

Ada benim en büyük hayalimdi. Hiçbir zaman evimin kadını, çocuklarımın anası olmayı hayal etmesem de; içimde bir yerlerde gizlice büyüttüğüm bir hayaldi hem de... 

19 Yaşında okudum "Kumral Ada Mavi Tuna"yı... 

O gün  Ada'nın ismi kondu. Kız da olsa erkek de olsa fark etmezdi; benim bebeğimin adı Ada olacaktı. Yıllarca içimde gizlice hayalini kurarak büyüdüm; evlendim; Ada'yı doğurdum.

Daha hamileyken anladım ama; filmlerdeki gibi değildi hiçbir şey. Öyle hamileyken insan bulutların üzerinde koşturmuyordu.

Çok mutluydum evet... 
Çok yalnızdım; evet....


Kimsenin beni anlamadığını düşündüm; kimsenin -babasının bile- içimde taşıdığım cana benim kadar önem vermediğini düşündüm, en saçma şeylerden çok büyük kavgalar çıkardım, şımarıklıksa bunlar; hamileliğimde iyice şımardım.

Sonra doğum yaptım; inatla "normal" doğurdum Ada'yı, tek istediğim ilk bakışına şahit olabilmek olduğu için. 10 senelik hayalimin ilk anını kaçırmamak için.

Loğusalık dönemimde başlayan ve sonra giderek büyüyen "doğum sonrası depresyonu" ile,  yalnızlıkla, birden bire eve hapsolmanın verdiği işe yaramazlık duygusuyla ama en önemlisi kocaman bir aşk ve kocaman bir bağlılıkla büyütmeye başladım bebeğimi.


Hep ne yapabileceğimi düşündüm; onun için ve kendim için. Ailem uzakta, arkadaşlarım uzakta. Ben yalnız ve mutsuz bir kadın olma yolunda.


Sonra bir gün oyun grubu ararken google bir yere yönlendirdi beni:  Nurturia.


Yaklaşık 2 aydır oradayım. 2 aydır başka anneleri, başka bebekleri dinliyorum. 2 aydır başka annelerle, başka bebeklerle konuşuyorum.


Nurturia'ya tesadüfen girdim; iyi ki girdim; iyi ki buldum; iyi ki doğdun nurturia...
 
Bumerang - Yazarkafe