23 Aralık 2010 Perşembe

Doğum Öncesi Depresyonu!

Böyle bir şey gerçekten var mı bilmiyorum!

Fakat benim için pek de yeni ve tanımsız değil!

Ada'yı çok isteyerek ve çok bekleyerek dünyaya getirdim. Gerçekten kullandığım isimde olduğu gibi; hamile kaldığımı öğrendiğim andan itibaren "Dünyanın en mutlu annesi" oldum....

Fakat bu meret beni o zamanlarda bile gelip buldu... Zaman zaman kendimi elimdeki ultrason resimlerine bakarak deli gibi ağlarken bulurdum... Ben bu "çocuğa nasıl bakacağım?", "ne zaman ne yapacağımı nasıl bileceğim?","ya hasta edersem?", "ya mutsuz edersem"... Korkuların biri bitip biri başlardı...

Nasıl bir anne olacağımın korkusu; mutlu bir hamile olmamı engellemişti hatta. O kadar çok tedirgin olduğum şey vardı ki; yediklerim, yaptıklarım, yapacaklarım... "ya ona zarar verirsem", "bundan biraz fazla yedim acaba bir şey olur mu","ya dışarı çıktığımda düşersem", "biraz ağrım var bir şey mi olacak bebeğime..."

Ezelden beri evhamlı bir tipim zaten. Ezelden beri sevdiklerimi kendimden çok düşünürüm. Hele ki yıllarca beklemişim; hayalini kurmuşum; bebeğim için nasıl endişelenmeyeyim! Kendimi bir türlü sakinleştiremedim...

Aylar göz açıp kapayana kadar geçti... Hamileliğimden bir şey anlamadım...

Bir sürü pişmanlık kaldı içimde o dönemle ilgili... Doğru düzgün fotoğraf bile çektirememişim mesela...

İkinci bebeğime hamile olduğumu öğrendiğimde; hamileliğimin tadını çıkartacağım bu kez dedim! Dedim de; demekle olmuyormuş işte öyle...

Korkular yine geldi başucuma oturdu... Üstelik ilkinden iki kat fazla... Öyle ya Ada var şimdi... "Nasıl olacak", "kardeşine alışacak mı", "zarar görecek mi", "mutsuz olacak mı" soruları da eklendi kendimi yeyip durduğum sorulara... Bir de "iki çocukla nasıl olacak" kaygısı...

Elif bugün güzel bir yazı yazmış... Okurken nefesimin kesildiğini hissettim zaman zaman. O kadar gerildim ki; sırtım, boynum kaskatı tutuldu! Korku geldi oturdu yüreğime!

"Ben ne yapacağım!" Öyle ya; yapayalnız büyütüyorum Ada'yı...

Bir Allahın kulu kapımızı çalıp bir şeye ihtiyacın var mı diye sormadı 21 aydır. Kapıyı bırak telefon açan olmadı! Zor bir dönemden çıktın sen; biraz gez, eğlen, kendine gel diyen olmadı... Bunun yerine "Çocuklu kadın ne işin var sokaklarda" diye baltalandı hatta hava alma isteklerim. Öyle ya kimi zaman hava çok sıcaktı, kimi zaman çok soğuktu, kimi zaman emzirecek yer yoktu, gidilecek yerler uzaktı, trafik vardı, çocuğa yazıktı!

Bunalmak da şımarıklıktı üstelik... Öyle ya! Onlar da çocuk büyütmüştü!

Tek çocukla yalnız olmak zordu... Şimdi iki çocukla ne yapacağımı gerçekten bilmiyorum!

Korkuyorum...

Çok korkuyorum...
Bumerang - Yazarkafe