4 Ocak 2011 Salı

21. Ay Oyuncakları

Bu ay Ada'ya hemen hemen hiç oyuncak almadık... Zira artık oyuncak değil oyun  daha çok ilgisini çekiyor.

Bu ayın en gözde oyuncağı yine kumdu. Kasasına kum doldurabileceği büyüklükteki kamyonlar; çeşitli boylardaki kutular ve kavanozlarla saatlerce oynayabiliyor artık. Tam bir konsantrasyon halinde küçük kaşıklarıyla kamyon kasalarına doldurduğu kumları taşıyıp kutulara, oralardan kaşıkla kavanozlara oradan tekrar kum kutusuna sıkılıp usanmadan aktarabiliyor.

Diğer gözde oyunu da üç farklı renkte aldığım dekorasyon taşlarını karıştırıp sonra renklerine göre kavanozlarına doldurmak. Büyükçe bir kutu içinde iyice karıştırılmış taşları, renklerini söyleyerek kavanozlarına atıyoruz. Artık 3 ana rengi her gördüğü yerde tanıyabiliyor bu sayede.

Eşleştirme kartları bu ay aldığımız nadir oyuncaklardan. En çok "aynidi" (aynısı) olanları bulmayı ve yarım olan nesneleri birleştirebildiği tamamlama kartlarını seviyor Ada.

Arabalarla daha fonksiyonel bir biçimde oynamaya ve uzunca vakit geçirmeye başladı. Halının kenarlarından yol yapıp belirlediği park alanına park edebiliyor. Bozulan arabaları "minamida" (tornavida) ile tamir edebiliyor.

Hala söküp takmalı oyuncaklar ve tamir aletleri gözde. Buna rağmen legolarla hala oynamıyor olması beni şaşırtıyor!

Mutfak oyuncakları ve bebekler rafa kalktı. Suratlarına bile bakmıyor artık. Yalnız geçenlerde soyduğu bebeğinin "göbeği vay" "memeci vay" şeklinde organlarını sıralarken bir şeyi fark etti "bibici yok". Artık bebekleri soymak farklı bir merakı gidermeye yönelik.

Bir de bu ayın favori oyunu; dans! Her türlü müzikte değişik figürler sergileyerek dans etmeye bayılıyor.

Artık kendi kendine vakit geçirebildiği süreler çok ama çok uzadı. Beni hiç kontrol etmeden ya da soru sormaya gelmeden yaklaşık 40-45 dakika kendi kendine oyalanabiliyor.

Oğlum büyüdü sanırım!
Bumerang - Yazarkafe