20 Mayıs 2011 Cuma

Terrible Toplum!


Geçtiğimiz günlerde Ada'nın bir gün boyunca kurduğu bir kısım cümleleri paylaşmıştım...

Bu cümleler dışında kalan büyükçe bir kısmı daha paylaşmak istiyorum şimdi;

"ben yapıcam"
"ben yapabilirim"
"benim"
"bu benim"
"o benim"
"bana ver"
"benim annem"
"benim babam"
"benim dedem"
"ben"
"benim"
"bana"

Kişilik oturtuyor dedik ilişmedik biz de. Ama hata etmişiz zira paşa oturttuğu kişilikle ona buna oturtmaya başladı!

Bir arkadaşının elinde bir oyuncak var ise ve Ada onu beğendiyse hiç şansı yok!O oyuncak onun! Gasp yolu ile ya da rıza ile, artık nasıl olursa. Hiç olmadı "aşırma yolu" ile. Bir şekilde alınıyor o oyuncak! Bazı arkadaşları "ite dalaşmaktansa dağı dolaşmak iyidir" mantığı gütmeye başladılar kendisine karşı. Oyuncağı istediği anda bırakıp kaçıyorlar. Bunu akıl edemeyecek kadar küçük olanlar ya ısırılıyor ya tokatlanıyor!

Bu küçük magandaya karşı sabırlı ve tutarlı bir tavır sergilemeye çalışsam da köşeye sıkıştığımı hissettiğim için Nergize başvurdum...

"Dönemsel" kelimesini ezberlemek açısından iyi bir dönem sanırım bu 2 yaş!

Gerçi bu durumlar genellikle 2,5-3 yaş arası görülmekle birlikte bazı çocuklar daha erken girebiliyorlarmış bu döneme.

Sabır ve tutarlılık dedi Nergiz de tabii ki...

Sınır koyma açısından sert ve net olmak tek çare bu dönemde. Zaman zaman o kadar çaresiz kalıyorum ki kendimden korkmaya başladım!

Çünkü çelik gibi sinirler gerekiyor ve o da bende yok!

Zor işler bunlar...

Yapmaması gereken bir şeyi engelleyip, o çatlarcasına ağlarken ilgilenmemek mesela.

Yapmaması gereken bir şeyi engelleyip, o çatlarcasına ağlarken, şeker, çikolata vericilerine küfür eşliğinde dalmamak mesela.

Gasp ettiği oyuncağı onun elinden alıp diğer çocuğa verirken, diğer annenin "aman canım oynasın" cümlesiyle savaşmak mesela.

Ordan burdan aşırdığı oyuncakları geri götürdüğümüzde "senin olsun Ada'cım" diyen annelere tokat atmamak için kendini engellemeye çalışmak mesela.

Çok sevdiğimiz evlerden çok sevdiği bir şeyi almaya çalışırken "başka ev"lerden bir şey almanın kötü bir davranış olduğunu anlatmak için ter dökerken "çok sevdiğimiz" ev sahibelerinin "ay canım yabancı yer mi" demelerinin ardından Ada'nın almaya çalıştığı şeyi kafalarında parçalamamak için kendini tutmak mesela.

"İzin al" dediğim anda "ay bi lokma çocuk ya" diye araya giren acıma timlerini boğmamak için mesela.

"o senin değil" dediğim anda "alsın alsın ne olacak canım" diyenlerin midesine yumruk indirmemek mesela.

Ada'nın vurduğu çocuğu sakinleştirmeye çalışıp Ada'ya arkamı döndüğüm esnada "aman canım çocuk onlar" diyerek bu işi legal hale getirdikten sonra benden oğlum adına özür dilememi bekleyen anneleri tartaklamamak mesela.

İstediği bir şeyi almadığım için ortalığı yıkarken "ah canım neden ağlatıyorsun üç kuruşluk şey için çocuğu annesi" diye soranları oracıkta parçalamamak mesela.

Ben mesela...
Uçarım mesela!
Yerlere göklere sığamıyorum!
Bumerang - Yazarkafe