25 Temmuz 2011 Pazartesi

Yapmamayı Öğretmek!

Oğlumu yetiştirirken öğretilmesi gereken davranışları ikiye ayırmıştım kendimce. Yapılması gerekenler ve yapılmaması gerekenler... Yapılması gerekenler işin kolay kısmı olmuştu, kitaplar, hikayeler, kendi davranışlarımızla örnek olma, yaptığında onaylama şeklinde gidiyordu öğrenme kısmı, herhangi bir yaptırıma gerek duyulmuyordu.

İki yaşını aşmamızla birlikte, yapılmaması gereken davranışlar girdi hayatımıza. "Arkadaşlarına vurmak," "Markette herhangi bir şey için tutturmak", "Mutfakta ocakla oynamak" gibi çocuğun uzaklaştırılması gereken davranışlar için elimde herhangi bir plan yoktu. Okuduğum onca kitaptan, blogdan sonra, sohbet ettiğim onca çocuk gelişim uzmanından sonra bu kadar çaresiz yakalanacağımı hiç düşünmüyordum bu duruma fakat gerçekten sudan çıkmış balık kıvamında "yapmasana annecim" "bunu yapmak iyi bir şey değil annecim" şeklinde boş konuşmalarla kalakaldım sürekli tekrarlanan davranışlar karşısında...


Geçtiğimiz günlerde tesadüfen -oysa ki hayatta tesadüf diye birşey yokmuş- hayatıma giren bir klinik psikolog tarafından bence çok başarılı bir şekilde yönlendirildim...

Çok faydası olduğunu düşündüğüm taktikleri paylaşmak istedim bizi okuyanlarla.



"Yapma demeyeceksin
Çocuk çoğu zaman o davranışı neden yaptığını ve neden yapmaması gerektiğini bilmez, hatta o davranışı yaptığını bile bilmez. "Yapma" dediğin anda çocuğun dikkatini yaptığı şeye çekmiş olursun. Çocuk davranışı görür ve daha kötüsü ilgi çektiğini de görür. Peki "yapma" demeden nasıl olacak?

Eğer çocuğun tırnak yiyorsa; elini yavaşça ağzından çekeceksin ve başka bir şeye yönlendireceksin. Elinin ağzında olduğunu fark etmeyen çocuk, elini ağzına götürdüğünde dikkat çektiğini de fark etmeyecek böylelikle. Her seferinde bunu tekrarlayacaksın. Çocukların kafasında "yapma" kelimesinin bir karşılığı yoktur. Davranışlar daha akılda kalıcıdır.


"Kitaplardan destek alacaksın!" 
Arkadaşlarına vuruyor = Arkadaşlarına vurmanın ne kadar kötü bir şey olduğunu anlatan hikayeler okuyacaksın. Vurduğunda arkadaşının ne hissettiğiyle ilgili empati yapmasını sağlayacaksın. Ne kadar konuşursan konuş, çocuk bunu aklında tutamaz, fakat bir kitabın içeriğini aklında tutabilir.


"Canlandırma oyunları oynayacaksın"
Küçük bebekler alarak işe başlayacaksın önce. (biz şirinler ekibinden yardım alıyoruz artık mesela) Oyunu kuracaksın ve zor durumda kalan bebek onun elindeki olacak. Markette tutturma oyunu; anne bebek onun elinde, tutturan bebek senin elinde, zor durumda kalacak, senin ne hissettiğini anlayacak ve çözüm bulacak bu davranışa... Böylece, olur da aynı şeyi kendisi yaparsa senin ne hissettiğini anlamış olacak sen de onun bulduğu çözüm yolu üzerinden onun davranışının nedeni hakkında bilgi edinmiş olacaksın.


Hemen hemen her kitapta yazan cümleleri o da tekrarladı sonra; Öğüt verme, Tehdit etme, Uzatma! Çocuklar kelimelere takılmazlar. Bir saat boyunca konuşsan bile çocuğun aklında kalan tek şey ses tonun ve bakışların olacaktır!





Bumerang - Yazarkafe