23 Ağustos 2011 Salı

Ada'nın Tuvalete Alışma Hikayesi

Tuvaleti kullanma mevzusunu tamamen çözmüş olmanın verdiği rahatlıkla, geride bıraktığımız uzunca bir dönemi paylaşmak istedim, gerçi olaya eğilişimizi ve tamamlayışımızı yazmıştım fakat "nasıl bu kadar çabuk hallettiniz?" tarzında mailler alınca, anlatma işini biraz savsakladığımı fark ettim. 

Öyle "çabucak" olan bir durum yok ortada aslında... Olayın yürüyüşü biraz daha farklı.

Ada'nın anı defteri 26.10.2010'u gösteriyor; yani Ada 19 Aylık... "Pipi çişş dedi!" cümlesini kurmuş. Olayı ilk idrak edişi. "Çiş" kavramını çözmüş, yaptıktan sonra haber vermeye başlamış yani... 


"26.12.2010 İlk kez çişini oturağa yaptı."  Yaptıktan sonra söyleme kısmı yapmadan önce söyleme olarak değişmiş; 2 ay sürmüş bu süreç.


Not: Bu kısımlarda herhangi bir müdahalem yok henüz çiş olayı ile ilgili. Kendisi keşfediyor.

"28.12.2010 Anne kaka var dedi." Çişten bir kaç gün sonra kaka söylemeye başlamış...

"19.02.2011 Oturağına kaka yaptı"

"24.04.2011 Kakası gelince odasına gitti ve yalnız kalmak istedi."


(Kaka gelince uzaklaşma eğilimi, kakanın başka bir yere ait olduğunu öğrenmeye başladığını gösteriyor.)

"23.06.2011 O artık bezsiz bebek"

Yani tuvalet serüveni 19 aylıkken başlamış, 27 aylıkken sonlanmış.

Bu 8 ay içinde bezini açsam da olurdu belki ama ben tam olarak ne yapmam gerektiğine karar vermedim uzunca bir süre. Bu aşamaya kendimi hazır bulmadım, Ada'yı hazır bulmadım, önce dil gelişimi tamamlansın diye bekledim, yaz gelsin diye bekledim, okudum, araştırdım, sordum, soruşturdum... 


Bir sabah Ada'nın bezini çıkartmayı kabul etmesiyle de serüven başladı. Bu aşamaya kadar zaman zaman kuru bezle geçen günleri, bazense hiç oturak kullanılmayan günleri oldu.  

Kolay olacağını, öncesinde Ada'nın olayı çözmüş olduğunu düşündüğüm halde; sanırım birdenbire başlayan herhangi bir anne-çocuğun yaşadığı hızda gelişti her şey.


3-5 gün süren çişin tuvaletten başka bir yere yapılamayacağının idrakından sonra; sanki hiç oturağa yapılmamış gibi korkulan kaka dönemine girdi. Kakayı kesinlikle oturağına yapmak istemiyordu. Üzerine gitmemek en doğru yol gibi geldi başlangıçta. 

"Nereye ve nasıl istersen" şeklindeki gidişatın sürece bir şey kazandırmadığını görünce; (yaklaşık bir ay sonra yani) "Evet istiyorsan küloduna yapabilirsin ama sadece tuvaletteyken" aşamasına geçtik. Bu arada olan değişikliğin sebebi, Ada'nın kakadan ayrılmakla bir sorunu olmamasıydı, kaka yapmak için geçecek olan süreyi tuvalette harcamak istemiyordu hepsi bu! Oynarken ya da kitaplarına bakarken de kaka yapabilecekse, tuvalette oturup beklemenin anlamı yoktu.


Böylece Temmuz sonuna doğru "sadece tuvalette yapabilirsin" aşamasına başlamış oldu. Yani; çiş kısmını tamamen çözdükten tam bir ay sonra. Bu kısım uzun sürmedi tahmin ettiğim gibi. "Madem tuvalette beklemek ve küloduma kaka yaptığım için her seferinde bir de banyo yapmak için oyundan uzak kalmak zorundayım; o zaman tuvalete yapayım" kısmına geçti. 

Ağustos başlarında tamamıyla çözülmüş oldu tuvalet meselesi böylelikle. 

Neredeyse tam bir yılımızı almış. Ortada öyle sihirli değnekle değiştirilmiş bir süreç yok anlayacağınız.


Çocukla ilgili her aşama sabır istiyor. 

En doğru zamanı ve en doğru şekli anneler bilir. Bizim için uygun olanı bu şekildeydi. Hem benim hem de Ada'nın rahat edebileceği şekli. Hepsi bu.





Bumerang - Yazarkafe