25 Ağustos 2011 Perşembe

İlk sinema deneyimi; Şirinler


Dün oğlumun hayatındaki ilklerden birini daha gerçekleştirdik. İlk sinema deneyimi...

Aslında iki gündür bunun için çabalıyoruz. Önce Carousel AVM' de şansımızı denedik; fakat sadece 3D gösterimi vardı orada. 3D gösterimle ilgili olumsuz fikirlerim vardı, zira bir arkadaşımın Ada ile yaşıt çocuğu gözlüklerle rahat edemediği için izleyememişti. 

Denenmişi denemek, hele ki çocuklarla ilgili konularda çok da akıl karı gelmiyor bana. Zaten ilk kez gireceği bir ortam, üstelik Ada yüksek sesli ortamları pek sevmez, karanlık sevmez, bir de bunu suratında kocaman gözlüklerle zorlaştırmanın anlamı yok diye düşündüm. 

not: Tiyatroyu bunlara rağmen seviyor


İkinci denememizi; Capacity AVM'de yaptık. Ada şirinlerin afişlerini gördükçe hevesleniyor. Sinema tanımı içinde geçen "patlamış mısır" kısmı için sabırsızlanıyor. Gişedeki abla soruyor; "Misafirimiz kaç yaşında?" "İki buşuuukkk" diye bağırıyor Ada, sadece sesini duyduğu, kendini boyu yetişmediği için göremediği ablaya. "Üzgünüm, içerideki ses sistemi sebebiyle 4 yaşından küçük misafir kabul edemiyoruz" diyor abla. 

İkinci denememizden de elimiz boş dönüyoruz. Olayı Ada'ya anlatmak biraz zor oluyor "Daha büyük çocuklar içinmiş" dediğim anda "ben büyüğüm" krizi çıkıyor. Sakinleştirip buranın ona uygun olmadığını, yarın tekrar deneyeceğimizi anlata anlata eve dönüyoruz.

Akşam babaya anlatırken aklına "Kadir Has" geldi, "oradaki sinema muhtemelen çocuklara uygundur bir de oraya bakın bakalım." Ertesi gün öğle uykusundan sonra atladık taksiye, soluğu Kadir Has'da aldık. Gişedeki abla "misafirimiz kaç yaşında" diye sorunca biraz ümidimi kaybeder gibi oldum fakat bunu koltuk numarasını belirleyebilmek için sormuş abla. Olması gerekenden biraz daha aydınlık ve biraz daha gürültüsüz sinema salonunda izledik şirinleri. Ada kocaman perdeyi gördüğü anda hipnotize oldu.

Şirinlere olan ilgisi 2-3 ay önceye dayanıyor aslında; babaannesi şirinlerin setini almıştı; şirin baba, şirine , gözlüklü şirin, uykucu, şakacı ve bir de hangisi olduğunu bilmediğim bir şirinin olduğu el boyutunda bebekler. Sonrasında babası televizyonda yakaladı bir sabah.

Ada Şirinleri sevdi yalnız kafasını karıştıran bir şey var; Gargamel! Sürekli soruyor "Neden şirinleri kovalıyor?" "Şirinlere ne yapacak?" "Neden koydu şirinleri tencerenin içine?" Gargamel sebebiyle çekinsem de ilk sinema deneyiminin sevdiği karakterlerle olmasını istedim.


Hikayesi 2,5 yaş için epeyce komplike. Ada takip edemedi. Hatırladığı kısım "şirinler aydedeyi maviye boyamaya çalışıyorlar" dan ibaret. Bir bakıma genel mevzu da bunun çevresinde dönüyor. Şirinlerin şarkı söyledikleri -hele how met your mother'ın Barney'i ile koptukları sahneye ben bile bittim- bayıldı Ada. 

Sinema işini sevdi. Akşamın olayı sinemaya gidişi oldu. Ballandıra ballandıra anlattı. Bundan sonraki filmimizi de kendisi seçti "happy feet 2"


Şirinleri tavsiye ederiz. 
Kadir Has sinema salonunu tavsiye ederiz; açılır koltuklar yerine sabit koltuklar olmasına ve minik yastıklarına bayıldım. Bir ara film atladı falan ama genel olarak güzel bir salon. Bundan sonraki sinema maceralarımızın buradan devam edeceğini düşünüyorum. 

Bumerang - Yazarkafe