14 Mart 2012 Çarşamba

Ada 3 Yaşında

Oğlum artık 3 yaşında. Babasıyla hala bu rakama inanamasak da evet, bizim bebeğimiz doğalı tam üç kocaman yıl geçti.

Bu yıl ilk kez okulda doğum günü kutladık. Ben heyecanlıydım ama Ada benden daha çok heyecanlıydı çünkü okula başladığı günden beri doğum günü kutlayan arkadaşlarını gördükçe kendi doğum gününü planlıyor ve hevesle bekliyordu. 

Herşeyi A-Zye o planladı ve ben onun büyüdüğüne ikna oldum artık.

Bir kere pastası yuvarlak olacaktı, beyaz olacaktı, üzerinde dinozorlar (kaçınılmaz olarak tabii ki! 3 yaş erkek çocuğu parti konsepti mutlak surette dinozor olacaktır) ve tren olacaktı (bakınız TRT çocuk dinozor treni) üzerinde flama şeklinde iki tane kutlama bayrağı ve bir tane de üç rakamı olacaktı. İşin neredeyse en zor kısmı olan pasta seçme işini böylesine kolaylaştırdı Ada işte. İstediği pastanın birebir aynısını yaptırdım, "woooooww" şekindeki tepkisinden anlaşıldığı kadarıyla Ada da pek memnun oldu. Yine Koska'dan yaptırdık pastamızı diğer yıllarda olduğu gibi.

Arkadaşlarına "Bir Kar Masalı"nı dağıtacaktı hediye olarak. Dağıttı ve sonrasında da oturup "okudu" bir güzel.

Çok eğlendiği ve çok mutlu olduğu bir doğum günü partisi yaşadı. Ben de çok mutluydum ve heyecanlıydım tabii ki.

Üç yaşında bir çocuk annesi olmak bir zamanlar bana ulaşılamaz görünürdü. İnsan o günleri hiç yaşamayacakmış gibi hissediyor. Sanki hiç dişleri çıkmayacak, hiç konuşmayacak, hiç yürümeyecek, hiç büyümeyecek...

Ama büyüyorlar...Hem de çok çabuk.

Ada artık üç yaşında, tam anlamıyla küçük bir adam artık. Kendi giyinip soyunan, kendi yemeğini kendi yiyen, yiyeceklerini, giyeceklerini kendi seçen, gününü planlayan, kendi kendine yeten bir adam. Tam anlamıyla "büyüdü" artık.

Ona baktıkça bir mucizeyi görüyorum bense... Çocuk kesinlikle mucizenin elle tutulur hali...
Bumerang - Yazarkafe