14 Temmuz 2012 Cumartesi

Buz Devrinde hamile bir anne

Bu sıcaklarda yapılacak en güzel şeylerden biri sinemaya gitmek malum, parklarda bahçelerde vakit geçirmek imkansız, şansımıza da son zamanlarda animasyon filmler peşpeşe vizyona giriyor. Buz Devri'nin vizyona girdiğini öğrendiğimde çok sevindim, hala oğlan izlesin diye mi kendim için mi gittiğimden çok emin değilim filme. İlk filmden beri müptelasıyım zira bu hayvanların ben...

Yine geleneğimizi bozmadık ve Kadir Has'taki bordo koltuklarımızda kucak kucağa uzanarak izledik filmi. Ada hayvanların başlarına gelenlere kahkahalarla gülse de ben film boyunca ağladım...

Şeftali'nin ergenlik triplerini izlerken başımıza gelecekleri düşünerek içlendim-ki Ada'nın hal ve gidişatına bakarak o günlerin çok da uzak olmadığını düşünüyoruz karı-koca... Daha sonra Şeftali'nin babasına trip attığı bölümlerde kendimi cık cık cık diye küçük ergeni kınarken buldum... Ve kıtaların ayrılmaya başladığı sahneden itibaren de sürekli olarak "evlatlaımızı koru yarabbim" diye dua ederken ve ağlarken... Film boyunca burnumu çekip, kendi kenime konuşup durdum. Giderek anneanneme mi benziyorum ne!

Genel olarak hareketli bir film dolayısıyla 3 yaşında bir çocuğun izlerken sıkılabileceği bir film değil. (Örneğin Ada başlangıçtaki Simpsons animasyonunda sıkıldı ve filmi beğenmediğini, gitmek  istediğini söyledi film başladıktan sonra ise gözlerini perdeden ayıramadı) Ani düşüşler, fırlamalar, inişler, çıkışlar Ada'yı çok güldürdü.

Eğer hafta sonu için yapacak bir şeyiniz yoksa,  dışarıda sıcaklığın 40 dereceyi zorladığı bu günleri sinemada değerlendirebilirsiniz. 3 yaş civarından itibaren izlenebilir bir film. Ancak bir anne tavsiyesi; hamileyseniz yanınıza bolca mendil alın...



Bumerang - Yazarkafe