30 Mayıs 2013 Perşembe

Bir anne sporu olarak; Kaygı!

Politik bir insan sayılmam. Bu güne kadar üniversitedeyken sınıf arkadaşlarım okula giremiyor diye bahçede yaptığımız oturma eylemini saymazsak pek bir eyleme, direnişe falan da katılmış değilim. Anne oluncaya kadar gelecekle ilgili zerre kadar da kaygı duymadım. Her anlamda "kapalı" bir ailede yetiştiğim için çok sorgulamak, karşı çıkmaya çalışmak falan da aklıma gelmedi açıkçası.

Anne olunca bir şeyler oldu bana ama.
Hayat fazla gözüme batmaya, gelecek fazla kaygı vermeye başladı.
O yüzden; birazdan yazacaklarımın dinle, ideolojiyle, partiyle falan alakası yok, yalnızca ANNE olmakla alakası var, belki biraz da vicdan sahibi olmakla...

Çok kaygılıyım. Çocuklarım için çok korkuyorum. Özellikle son bir kaç aydır ülkede olanlar kaygı seviyemi oldukça yukarılara çekti. Çocuklarıma baktıkça ağlama isteği duymaya başladım. Bu güne kadar çocuk doğurmuş olmakla alakalı herhangi bir pişmanlığım olmadı, ancak bunu doğru ülkede yapıp yapmadığımı çok fazla sorgulamaya başladım son günlerde.

Kadınların yaşadıklarını gördükçe bir kız çocuğu annesi olarak kızımın geleceğiyle ilgili kaygılanıyorum.
Yakılan, yıkılan, kesilen, katledilen doğayı gördükçe, çocuklarımın alacağı nefes için kaygılanıyorum.
Çocuklarım bir gün bir yerlerde bombalanacak, suratlarına sineğe ilaç sıkar gibi gaz sıkılacak diye kaygılanıyorum.
Çocuklarımın özgürlüğü kısıtlanacak, istedikleri gibi yaşayamayacaklar diye kaygılanıyorum.
Eğitimleri için kaygılanıyorum.
Sağlıkları için kaygılanıyorum.
Yaşamları için kaygılanıyorum.
Çocuklarımı, tüm çocukları nasıl bir ülke, nasıl bir gelecek bekliyor, bunu düşündükçe uyuyamıyorum.

Bir gün çocuklarıma; "bizim zamanımızda oksijeni tüple sırtımızda taşımazdık, soluduğumuz -bedava- bir şeydi" demekten, "suyu haplarla almazdık, içerdik," demekten, "ağaçlar zenginlerin sitelerini süslesin diye değildi, park denen, orman denen şeyler vardı, piknik yapılabilen, koşup oynanabilen, zemini toprak kaplı, -bedava- girilebilen yerlerdi" demekten, "kızım benim zamanımda kadınlar istediği adamla evlenebilir, okuyabilir, hatta çalışabilirdi" demekten korkuyorum.

O yüzden, neye inandığımız, neyi desteklediğimiz, nerede durduğumuz hiç önemli değil; çocuklarımızın tarafında olmalıyız.

Bu dünyayı çocukları için anneler kurtarmalı!




Bumerang - Yazarkafe