25 Temmuz 2015 Cumartesi

Merhaba, ben anne.

Merhaba, Ben Anne.

İki çocuk doğurdum. Çok zor gebelikler geçirdim. Birini sağlıklı şekilde doğurabilmek için sekiz ay boyunca hiç kıpırdamadan yatmam gerekti hatta. Uzun ve zor günlerdi. Ama sen bilemezsin, anlayamazsın. Anlayabilseydin ya da  bilebilseydin, o çocuk senin gözünde herhangi bir canlı olamazdı. O yokmuş gibi davranamazdın. 

Bir annenin çocuğu için duyduğu endişeyi, korkuyu ve sevgiyi anlayabilseydin keşke.

Mesela o zaman çevreye farklı gözlerle bakabilir miydin merak ediyorum. Ben sokaklara çöp atmam mesela. Çünkü benim çocuklarımın ve diğer çocukların yaşam kaynağını kirletebileceğini biliyorum bunun. Çöplerimi çöpe atarım, çiçek ve ağaç dikerim, çevreme özen gösteririm. Çocuklara yaşayabilecekleri bir dünya yaratabilmek için özenli davranırım. Kuruyan bir ağaç görsem üzülürüm mesela. Sen ağaç keserken ne hissedersin bunu merak ederim kesilip kamyona yüklenmiş ağaçları izlerken. Çocuklarımın nasıl bir dünyada büyüyeceğini merak ederim. Aldıkları nefesin ne kadar temiz olacağını merak ederim. Ne kadar zehir soluyacaklarını ve benim bin bir özenle büyüttüğüm çocuklara bunu yapma hakkını kendinde nasıl bulduğunu merak ederim. Üzülürüm sonra da. Bu kadar sevgisiz olabilmene ve kendinden başka hiç bir canlıya saygı gösterememene üzülürüm.

Ben mesela, hiç bir insana bilerek ve isteyerek zarar vermemeye çalışırım.  Hepsinin birilerinin canı olduğunu bilirim çünkü. Çünkü ben anne olacağımı öğrendiğim gün kalbim başka atmaya başladı. Her insanın böylesi sevilerek dünyaya geldiğini öğrendim. Böylesi özenilerek ve can verilerek. Gözündeki bir damla yaşın bile birilerinin ciğerini yakarak aktığını bilirim. Hissederim. Canı yanan bir çocuğun anne ve babasının nasıl acı çektiğini bilirim. Dişleri çıkarken bile, bu kadar doğal, bu kadar olası bir acıyı çekerlerken bile, günlerce uyumadan, ateşleri düşsün, acıları dinsin diye başlarında beklerken öğrendik biz. Anne ve baba olarak başladığımız serüvende insan olmayı, daha iyi birer insan olmayı öğrendik. Merak ederim, gazetelerde, televizyonlarda parçalanmış çocukları izlerken, sen hiç sevmedin mi çocuklarını da bu silahlar bu çocuklara yöneldi, merak ederim. Ebeveyn olma serüveni sana insan olmayı, daha iyi bir insan olmayı öğretmedi mi? Hiç mi sabahlamadın çocuklarının başında? Onlar gözyaşları içinde kucağına koştuğunda yüreğinin çok büyük bir parçası acı içinde sızlamadı mı merak ederim. Hiç mi hissetmedin onların acısını yüreğinde de, bu acıları çektirebiliyorsun merak ederim.

Mesela, işin içinde çocuklar varsa, çıkar gözetmemeyi bilirim ben. Sevgidir bu. Sen hiç birini, bir şeyi sevdin mi merak ederim, çıkarın için herkesi karşına almayı göze aldığında. Çocuklar için çalışırım ben. Gecemi gündüzüme katarım, karşılığı sadece bir çocuğun mutlu olması olacaksa, çocuklar için değer derim, çalışırım. Senin istediğin, beklediğin karşılık nedir yaşamdan merak ederim bu yüzden de. Neyin savaşını veriyorsun, verdirtiyorsun bu kadar insana diye merak ederim. Neyin acısını çektiriyorsun diye merak ederim. Neyin bedelidir bu kadar mutsuzluk diye merak ederim, bir cevap bulamam. 

Bulamam senin cevaplarını çünkü aynı dünyada yaşamıyoruz. Aynı şeylere inanmıyoruz. Ama biliyorum ki, senin inandığın her ne ise, ona inanmadığım için mutluyum ben. 

Biliyorum ki değişecek her şey. 

Gidenleri geri getiremese de, daha da çoğaltacak yaşam. Çünkü biz sevgi dolu çocuklar yetiştiriyoruz. Dünyada sadece kendisinin yaşamadığını bilen ve özenli davranan çocuklar. Dünyayı ve insanları seven çocuklar. 

Biliyorum;
Dünyayı güzellik kurtaracak
Bir insanı sevmekle başlayacak her şey



 




 
Bumerang - Yazarkafe