22 Mayıs 2014 Perşembe

ÇCİ- Bölüm 2- Çocuklarda -normal- ve -normal dışı- cinsel gelişim

Çocukların normal gelişim sürecinde gösterdiği cinsel davranışlar ile, istismara uğramış çocukların cinsel davranışları üzerine ayrılan bölümden aldığım notlar;

Okul Öncesi Çocuklarının Cinsel Davranışları (0-4 yaş)
Cinsel davranışların gelişimi diğer tüm çocuk davranışlarında olduğu gibi oyun şeklindedir. Oyun; çocuğun bilgi toplama yöntemidir. Dünyaya karşı merakını, vücudunu keşfetmeyi, ondan zevk almayı, farklılık ve benzerlikleri araştırmayı temsil etmektedir. Bireysel oyun hayatın ilk iki yılında daha çok belirgindir ve genellikle otoerotik olarak değerlendirilir. Cinsel değildir ve kendinden haz almaya yöneliktir. Giderek sosyal ve sosyo-cinsel hale gelir. 0-2 yaş arasını kapsayan otoerotik evrede akran iletişimi sınırlı olduğundan çocuğun oyunu bireyseldir. Bu oyunu doğal merak ve gözlem tetikler. En yaygın cinsel oyun formu kendini keşfetmeye ve güdümlemeye odaklıdır. 6-12 ay arası bebeklerin çok büyük bir kısmı cinsel organlarıyla oynarlar. 2-4 yaş arasında tuvalet faaliyetlerine ilgi artar. Çocuk bariz bir merakla yetişkinleri takip etmeye başlar. Tuvalet ve cinsel organlarla ilgili argo sözler yetişkinlerin verecekleri tepkileri ölçmek üzere sürekli tekrarlanır. Çocuk yetişkinlerin cinsel organlarını merak edebilir, görmek, dokunmak isteyebilir. 2.5- 3 yaş civarı sürtünerek mastürbasyon yapabilir. Otoerotik cinsel keşif ve mastürbasyon normal denemelerdir. 2 yaşından sonra akran iletişiminin artmasıyla birlikte başlayan sosyo-cinsel oyunların vurgu noktası cinsel organlarla ilgili cinsiyet farklılıklarını ve benzerliklerini keşfedip öğrenmektir. Çocukların çoğu akranlarıyla cinsel organlarını sergileme ve inceleme deneyimleri yaşasalar da buna duyulan ilgi oldukça üstünkörü ve yüzeyseldir.

Çocuklar, oyuncak bebeklerin üzerindeki giysileri çıkartabilir ancak yetişkin cinselliği ile ilgili görüntü ve sesler bu oyuna eşlik ediyorsa, istismar ihtimali düşünülmelidir.

Aynı şekilde çocuklar doktorculuk oynarken birbirlerinin vücutlarını incelemeleri normaldir ancak ağız, burun, kulak, cinsel organ gibi bölgeleri parmakla ya da objelerle inceleme konusunda ısrarcıysa istismar ihtimali göz önünde bulundurulabilir.

Çocuk oyunları çıplak olarak oynansa bile, cinsel organlarını sergilemenin dışına çıkmaz. Okşama, parmak veya obje sokma gibi istekler olağandışıdır.

Sosyo-cinsel keşif öncelikli olarak teşhirci ve röntgencidir. Masum ve araştırma odaklı bir keşiftir. Yetişkin tarzı cinsel davranışlar içermez. Bu tür faaliyetler cinsel deneyime maruz bırakılmış çocuklarla bağlantılıdır.

Okul Çağı Çocuklarının Cinsel Davranışları (5-12 Yaş)
Bu evrede "ben nereden geldim" "bebek nasıl yapılır?" gibi sorularda artış yaşanır. Aleni sevgi davranışları hem itici hem çekici  gelir. Çocuk, insan vücudu ile ilgili resimlere bakma arzusu gösterirken, televizyonda gördüğü öpüşme sahnesinden utanabilir. Yani gizlice sevilmeyi etkileyici ama herkesin önünde sevilmeyi iğrenç bulabilir. Bu durum mahremiyet duygusunun ortaya çıkmasıyla ilgilidir. 5-12 yaş aralığında müstehcen esprilere ilgi büyüktür. Esprileri anlamasa da sürekli tekrarlamak ister. Gözlemlediği davranışları taklit eder. Kız/ Erkek arkadaş edinir. Öpüşme ve el ele tutuşmanın ötesine geçmeyen özel arkadaşlıklar kurabilir.

Bu dönem çocuklarında atipik sayılacak cinsel davranışlar; başka çocukları cinsel faaliyete zorlama, yetişkinlere özgü cinsel davranışlar sergileme, cinsel konular hakkında fazla bilgi sahibi olma gibi "deneyim" gerektiren davranışlardır.

Ergenlerin Cinsel Davranışları (13-16 Yaş)
Çocuklar buluğ çağına girmeleriyle birlikte sosyal kısıtlanmayı farkına varır ve cinsellik hakkında daha az konuşmaya başlar. Hormonlarının değişiminin etkisiyle yetişkinlerinkine benzeyen cinsel faaliyetler başlar. Bu dönemde aşka yoğun bir ilgi vardır. Karşı cinsteki arkadaşlarına, pop yıldızlarına, futbolculara, öğretmenlerine aşık olabilirler.

Bu dönem çocukları için atipik sayılacak davranışlar; küçük çocuklara fazla ilgi gösterme, onlarla yalnız kalmak isteme, yetişkinler ve küçük çocuklar hakkında saldırgan ifadeler ve davranışlar gibi "yaşadığını yansıtabildiği" davranışlardır.

Cinsel istismara uğrayan ya da başka çocuklara cinsel tacizde bulunan çocukların davranışları tipik cinsel gelişimde gördüklerimizden oldukça farklıdır. İstismara uğramış çocuklar tekrarlı ve uygunsuz cinsel davranışlarda bulunma eğilimi gösterirler. Çocuk cinsel istismar, sınır ihlali ya da aşırı cinsel uyarana maruz kalırsa yaşadığı deneyimleri anlamlı şekilde bütünleştiremez. Deneyimleri anlamlandırmaya ve bütünleştirmeye çabalayan çocuğun zihni sürekli cinsellikle meşgul olur. Bu meşguliyet sanatsal faaliyetlerde ya da oyunlarda açığa çıkar.

Dışa vurma, yetişkinleri yaşanan kafa karışıklığı konusunda uyarmaya yönelik bilinçsiz bir çaba da olabilir. Birçok yönden Çocuğun derin utancını, yoğun suçluluk duygusunu ve yaygın kaygısını yansıtır. Çocuğun istismara uğradığını gösteren diğer davranışlar bedenine yönelik utanç ve mahcubiyettir. İç çamaşırı değiştirmek konusunda haftalarca büyük isteksizlik gösterebilir. Tuvalet faaliyetlerinde de değişiklik görülebilir. Çocuk tuvaletini tuvalet dışındaki yerlere yapma eğilimi göstermeye başlayabilir.

Normal cinsel gelişimi tetikleyen merak, keşif, kendiliğindenlik, eğlence ve karşılıklı rızadır. Bu tür cinsel ilgi, benliğe ve aynı yaş grubundaki çocuklara yöneliktir. Ara sıra baş gösterir ve genellikle çocuğun dünyasındaki diğer meraklarla aynı ölçüdedir.

İstismara uğrayan çocukların davranışları ise, takıntılıdır. Daha saldırgan, akran grubuyla alakasız, yetişkin tarzı fiilleri içeren davranışlardır. Daha çok küçük çocukları hedef alır ve merakı temel alan keşif anlayışından yoksundur. Kendilerine yapılan cinsel fiillerin dışa vurumudur.



Kitapta çocukların tipik ve atipik cinsel davranışlarıyla ilgili daha detaylı bilgiler ve tablolar var ancak buraya tamamını aktarmanın ya da tabloları eklemenin doğru olmayacağını düşünüyorum. Çocuğun normal gelişimi konusunda tamamıyla donanımlı olduğumuzda anormal davranışları daha çabuk fark edebileceğimizi düşünüyorum bu sebeple de özellikle bu bölümdeki can alıcı noktaları aktarmaya çalıştım.


Birinci Bölüm





Bumerang - Yazarkafe