Her "Bebek" doğduğunda bir "Anne" doğar.

Bu Blogda Ara

Bloga Üye Ol

Beylikdüzü Mekanları

Işığını Takip Edenler

Beylikdüzü Anaokulu

Bumerang - Yazarkafe

Ekim 31, 2016

Dokundurma Değil, Dokunma.




Son günlerde üst üste yaşanan travmatik taciz, tecavüz vakalarından sonra ebeveynler haklı olarak korkuya kapıldılar. Çocuklarını bu tehlikeden korumanın yollarını aramaya başladılar. Evlerde, okullarda "özel bölge" "iç çamaşırı kuralı" "iyi dokunuş - kötü dokunuş" eğitimleri hız aldı. Herkes "sen özelsin ve kimsenin sana izin almadan dokunmasına müsaade etmemelisin" mesajını çocuğuna en doğru şekilde nasıl verebilir bunun arayışına girdi. Eğitimler, seminerler düzenlenmeye, ebeveynler bilinçlendirilmeye, bilinçlenen ebeveynlerse çocuklarını yönlendirmeye biraz daha gayret etmeye başladılar. 

Çok haklı bir gayret. 

Hepimiz çocuklarımızı korumanın en doğru yolunu bulmaya çalışıyoruz.

Ancak burada atladığımız bir şey var, taciz zorla başkasına dokunulması demek. Bunu anlatmadığımız, başkalarının vücuduna, varlığına saygı duymayı öğretmediğimiz sürece tacizin, tecavüzün önüne geçmenin imkanı yok. Şu anda çocuklar kendi vücutlarının özel olduğuna vakıf durumda olabilirler, kimsenin onların izni olmadan kendilerine dokunmaması gerektiğini öğrenmiş olabilirler ancak çocukların beyni yetişkinler gibi çalışmıyor, dolayısıyla "kimse sana dokunamaz"ı öğretip "sen de kimseye dokunmamalısın"ı öğrenmesini bekleyemezsin. 

Verilmesi gereken bilgi, tüm canlıların özel ve değerli olduğudur. Her canlının yaşama hakkı olduğu ve bunun gasp edilmemesi gerektiğidir. Ancak böyle bütün bir bilgi ile çocuğa vermek istediğiniz mesajı tam olarak anlatabilirsiniz.



En Değerlisi Benim Çocuğum Sendromu

Ebeveynleri uzaktan izliyorsanız, bazı içgüdüsel davranışlarını görürsünüz. Geçtiğimiz günlerde çocuklarla şu mesleklerin taklit edildiği çocuk oyun alanlarından birine gitmiştik, o zaman da yazmıştım bu içgüdüsel davranışlarla ilgili tespitlerimi: Eğer sıra bekleniyorsa, kenarda çocuğuyla bekleyen ve kapı açıldığı anda çocuğunu içeri iteklemeye çalışan ve sıra beklemiş onlarca çocuğun hakkını hiçe sayan ebeveynler, on kişilik atölyeye gelen on birinci kişiyse çocuğuna tolerans tanınmasını isteyen ancak çocuğu o on kişinin içindeyse atölye kalabalıklaşacağı için ayrıcalık isteyen ebeveynle tartışan, "ama ablası üzülmesin" "ama abisi o da çok istiyor" cümleleriyle çocuklarını kayırmaya çalışan ve diğer herkesin de kayırmasını bekleyen ebeveynlerden söz ediyorum. Siz bunlardan biri değilseniz bile mutlaka denk gelmişsinizdir.



En değerlisi benim çocuğum sendromundaki ebeveynlerin çocuklarına verdiği tek bir mesaj var "dünyadaki başka hiç bir şey senin kadar önemli değil. İstediğinin hakkını çiğneyebilir, istediğine zarar verebilirsin." 

Bu mesajla büyüyen çocuğun nasıl bir yetişkin olacağını öngörüyorsunuz?

Peki ne yapılması gerekiyor?

Çocuğunuza var olan her şeyi sevmeyi ve saygı duymayı öğretin. İnsanları, hayvanları, bitkileri... 

Ama önce siz yapın bunu.

Başka çocukları severek başlayın mesela. Başka çocukların haklarını düşünerek. Başka çocukların da sizin çocuklarınız kadar çocuk olduğunu düşünerek. 

Evde yapılması gereken şeyler basit sonrasında; odasına izin almadan girmemek, kendiniz giyinip soyunurken yanınızda olmasına müsaade etmemek ve açıklamasını "mahremiyet" ile bağdaştırmak, o giyinip soyunurken (kendi kendine yapabiliyorsa) odasında bulunmamak, evde tuvalet kapısı açıkken tuvalete girip çıkmamak, çocukla birlikte banyo yapmamak vesaire şeyler... Bunları zaten her yerde okuyoruz.