7 Eylül 2014 Pazar

Annelik Garip Bir Şey.

Annelik garip bir şey.  
Doğumla birlikte içinden, daha önce hiç tanımadığın bir kadın çıkıveriyor.

Kucağına bırakılan, ameliyat örtüsüne sarılı, yapış yapış kafalı o minicik canlıyla birlikte, hiç tanımadığın bir hayata doğuyorsun ve hiç tanımadığın duyguları öğrenmeye başlıyorsun.

Dünyanın öteki ucundaki bir çocuğun döktüğü gözyaşının bir insanın yüreğine damlayabileceğini öğreniyorsun mesela, yalnızca kendi çocuğunu değil, yeryüzündeki tüm çocukları hatta yavruları sevebileceğini, merak edebileceğini öğreniyorsun. Sokakta yürürken gözü açılmamış bir kedi yavrusu gördüğünde telaşla annesini arıyor gözlerin. Daha önce hiç fark etmediğin şeyleri fark etmeye, hiç hissetmediğin şeyleri hissetmeye başlıyorsun.

İlk ses çıkartış, ilk gülüş, ilk diş, ilk adım, ilk "anne" deyiş, büyüdükçe hayatına eklenen "ilk"ler, sana "daha önce hiç böyle mutlu olmamıştım" dedirtecek kadar büyük bir mutluluk veriyor.

İlk düşüş, ilk aşı, ilk ateş, ilk hastalık, kreşin ilk günündeki ayrılık, canından parça kopuyorcasına içini acıtan başka "ilk"lerle de öğreniyorsun ki, endişe hayatının bir parçası olacak.

Her mutluluğunda daha önce hiç böyle mutlu olmadım diyorsun. Her heyecanında kalbin duracakmış gibi geliyor. Bugünü yaşarken, beş yıl hatta onbeş yıl sonrası için planlar yaparken buluyorsun kendini. Hangi okullara gidecek, askerliğinde nasıl ayrılacağım ondan, evlenip başka bir yuva kurduğunda onsuz yemek yemeye nasıl alışacağım... Bir saat sonranı bile planlamayan bir insanken, birdenbire kendini kumbara doldurup çocuğuna ev almaya çalışırken buluveriyorsun, evleneceği zamana kadar ancak birikir diye...

Annelik garip bir şey.
Hiçbir duygusunun tam bir adı yok.

Yarın benim minik bebeğim ilkokula başlayacak.
Bu blogu yazmaya başladığımda henüz 17 aylıktı. 

İki yaş sendromlarını, memeden ayrılışını, tuvalete alışmasını, kreş araştırmalarını daha dün yazmışım gibi gelse de, ilkokula başladığı günü yazacak kadar büyüyen bebeğim, yarın bize bir ilki daha yaşatacak.

Ve yine ben, hissettiğim şeye isim koyamıyorum.
Çok korkuyorum mesela. İlk kez yanında bir yetişkin olmadan, bir gözetmen, bir yardımcı olmadan orada olacak olması çok korkutuyor beni. Çok öfkeliyim mesela. Onu hak ettiği gibi bir okula gönderemediğim için. Öyle bir okul olmadığı için. Çok mutluyum mesela. Bebeğim artık büyüdüğü için. Çok heyecanlıyım mesela. Çok tedirginim. Çok gururluyum. Ve bunların toplamını anlatabilen bir duygu yok.

Ve tek isteğim, umarım onun için doğru kararları almışızdır. Umarım bizim seçimlerimiz yüzünden mutsuz olmaz. Ona hazırlamaya çalıştığımız hayat, gerçekten onu mutlu edecek hayattır.

Umarım.


Tüm ebeveynlere eğitim yolunda sabır, çocuklara da mutluluk ve başarı diliyorum.

Hayatımızın yeni sayfası hepimize hayırlı olsun.
Bumerang - Yazarkafe