11 Kasım 2011 Cuma

Bir çocuğa bir davranışı öğretmek

Çocuğa nasıl davranılacağını öğretme işi tam bir sabır işidir. Bu konuda anne-babalara yardımcı olabilecek bazı altın kurallar;

Siz de onun davranmasını istediğiniz biçimde davranın: Çocuk sizin ona gösterdiğinizden daha fazla anlayış, işbirliği ve ilgiyi size göstermeyecektir. Meşgul olduğunuzu söyleyerek ona yardım etmezseniz o da size yardım etmeyecektir. 

İyi davranışlarını ödüllendirin; kötülerini değil: Markette şeker için ağlayan çocuğu susturmak için şeker almayın fakat ağlamadığı zamanlarda bu davranışını ödüllendirin. 


Genelde olumlu bir dil kullanın: "Yap" sözcüğü, "yapma" sözcüğünden daha etkilidir. Çocuğunuza neyi yapmaması gerektiğini değil, neyi yapması gerektiğini söyleyin. Örneğin; "bisikletini koridorda bırakma" demek yerine "bisikletini duvara yasla, böylece takılmadan dolaşabiliriz" deyin. 


İletişiminizde açık ve anlaşılır olun: Çocuğu yönlendirici ifadeleriniz olumlu olsa bile açık değilse işe yaramaz. Örneğin; "terbiyeli davran" olumlu bir ifadedir ancak kastettiği şey "sevmediğim şeyleri yapma"dır. Bazen siz kendiniz bile kararsızken çocuğunuz neyi sevip neyi sevmediğinizi nereden bilebilir?


Açıklama yapın: Yapmasını istediğiniz bir davranışın nedeni için "çünkü ben öyle istiyorum" derseniz, çocuğunuz bu açıklamadan öğrenmesi gerekeni öğrenemeyecektir. Oysa "Makasla oynamanı istemiyorum çünkü sivri olduğu için bir yerine batabilir" açıklaması o yaşlardaki bir çocuk için doyurucu ve nasıl davranması gerektiğini öğretecek bir açıklamadır.


"Hayır" demeden önce düşünün: Bir davranışa gerçekten engel olmak ya da bir hareketi yasaklamak istediğinizde bir kez daha düşünün ve bir kez "hayır" dedikten sonra geri dönmeyin. Çünkü bu sözcük çocukla aranızda çatışma yaratabilecek en kuvvetli sözcüktür. Sadece onun güvenliği ile ilgili konularda kullanmakta fayda vardır.

Beklentileriniz çocuğunuza uygun olsun ve ona güvenin: Çocuktan yapabileceğinden daha fazlasını beklemeyin ve yapabilecekleri için de ona güvenin. Örneğin; arkadaşının evinde kendi kendine vakit geçirebileceğinden gerçekten eminseniz ona izin verin, emin değilseniz göndermeyin. Yapacağınız uyarılarla onun işini zorlaştırmayın.


Tutarlı olun: Aile içi yaşamı düzenleyici temel kurallar getirin ve bunlara tüm ev halkı olarak uyun. Kararlı olduğunuz davranışlar için de kesin kurallar koyabilirsiniz, ancak çocuk koşullar değiştiğinde kuralların esnemesini bekleyebilir ve bunu duruma özgü değişiklik olarak değerlendirebilir. Örneğin sizinle uyumasını yasakladıysanız bu büyükannesi ziyarete geldiğinde onunla yatamayacağı anlamına gelmemelidir.

Hatalı olduğunuzda hatanızı kabul edin: Siz çocuğunuza model olduğunuz için hatanız olduğunda özür dilemeniz ona da hatalı olduğunda özür dilemeyi öğretecektir. Çocuk herkesin hata yapabileceğini gördüğünde ne kendisi ne de arkadaşları için yüksek standartlar getirmeyecek ve herhangi bir hatada hayal kırıklığı yaşamayacaktır.

 Bu önerilerin asıl amacı çocuğun davranışını kontrol etme ve davranışları için sorumluluk almasını sağlamaktır. Eğer çocuğunuz sizin koyduğunuz sınırlamalara uymamakta direnir, başkalarına zarar veren saldırgan davranışlar gösterirse sonuçlarına katlanmayı da öğrenmelidir.


Cezalandırma ile ilgili öneriler;
- Ceza davranışın hemen üzerine verilmelidir. Eğer aradan zaman geçerse çocuk ne için cezalandırıldığını unutmuş olacaktır.
- Fiziksel ceza vermeyin. Dayağın kendisi bir saldırganlık göstergesidir üstelik dayak yiyen çocuklar niçin dövüldüklerini de hatırlamamaktadır. Dayak çocuk ile olan işbirliğinizi elinizden almaktır.
- Çocuğun kendini çaresiz ve aptal hissedeceği cezalardan kaçının. Davranışı onaylamadığınızı belirten bir söz ya da bir hareket aslında onun için en iyi cezadır.
- Ceza olarak bir şeyi yasaklıyorsanız, yüksek sesle değil, yavaş ve kibar bir ifadeyle söyleyin.
- Bİr çocuğa verilebilecek en iyi ceza; çocuğu bir süreliğine aile içindeki iletişimden ya da yaptığı etkinlikten men etmektir. Bu cezada çocuk, bağırıp çağırılmadan, uyarısızca bir ortama gönderilir, bir süre orada bekler (kaç yaşında ise o kadar dakika uygun olabilir) ve yaptığı hakkında düşünmesi istenir.


Anne&Babalara notlar;

* Çocuklarınızın üzerinizde yarattığınız ilk izlenimleri değiştiremezsiniz.
* Çocuklarınızın yapmasını istediğiniz şeyler, sizin yaptığınız şeylerdir.
* Saygı görmeyen bir çocuktan saygı, sevgi görmeyen bir çocuktan sevgi beklemeyin.
* Merakı, girişimciliği, birey olma içgüdüsünü engellemeyin. 
* Çocuğa bir şeyler öğretmek için olduğu kadar, ondan bir şeyler öğrenmek için de zaman ayırın.
* İçten bir sarılma, sevgiyi tüm kelimelerden daha iyi anlatır.
* Hemen hiç bir şey göründüğü kadar önemli değildir. Kızmadan önce bir kez daha düşünün.
* Bir çocuğu yemek yemesi için ASLA zorlamayın; açlık bu işi sizden daha iyi yapacaktır.
* Kurallarınız varsa nedenleriniz de olmalıdır ve bu nedenleri bilmek çocuğunuzun hakkıdır.
* Kucaklar çocukların oturması için yaratılmıştır, çocuğunuzun ne kadar büyük olduğu bunu değiştirmez.
* Çocuğunuza bir söz verdiğinizde bunu mutlaka yerine getirin.
* Bir çocuğun yaşamındaki tüm riskleri ortadan kaldırırsanız onun hayatındaki tüm canlılığı da kaldırmış olursunuz.
* Ona bir soru sorduğunuzda cevabını mutlaka dinleyin.
* Konuşmakta olan çocuğunuzun sözlerini tamamlamayın.
* Büyükanne ve büyükbabalar çocukları şımartmak için vardır. Engellemeyin.
* Kimi durumlarda çocuğunuz için herşeyi yapmaya çalışmak az şey yapmaya çalışmaktan daha zarar vericidir.
* Onunla zaman geçirmek ona verdiğiniz değeri en güzel anlatacak şeydir.
* Onunla konuşurken gözlerinin içine bakın.
* Onu başkalarının yanında küçük düşürmeyin.
* Sınırsız sevgiyi sınırsız boğuculukla karıştırmayın. Yalnızlık ona daha çok şey öğretir.
* TV den uzak tutun.
* Eğer bir şeyi onun iyiliği için yapıyorsanız o şeyden nefret edeceğinden emin olabilirsiniz.
* Evi dağıtmasına izin verin, işi bittiğinde birlikte toplayın.
* Doğa olaylarını birlikte izleyin.
* Eşinizle mükemmel bir ilişkiniz varmış gibi rol yapmaya çalışmayın, tartışabildiğinizi ve sorunlarınızı çözebildiğinizi görmesini, bilmesini sağlayın.
* Yersiz övgüler gerçek övgülerin değerini azaltır, bunu unutmayın.
* Ağaçların varoluş nedenlerinden biri de çocukların onlara tırmanmasıdır.
* Okumayı öğrenmiş olsa bile ona kitap okumaya devam edin.
* Çocuklarınıza nasıl öğreneceklerini öğrettiyseniz, onlara herşeyi öğretmişsiniz demektir.




Buck Tilton-Melissa Gray /Anne Babanın Küçük El Kitabı








Bumerang - Yazarkafe