11 Kasım 2011 Cuma

Kreşlerle ilgili sorular;

Kreşe başlayan çocuğa nasıl davranılmalı?

Anaokuluna başlama hem aile için hem de çocuk için çok önemli bir ilk adımdır. Aileler bir çok kaygı yaşamaktadır. Özellikle de anneye fazla bağımlı olan ve evde kural öğretilmemiş, sorumluluk verilmemiş çocuklar için anne-babalar çok daha fazla kaygı duymaktadır. Çünkü genellikle bu çocuklar daha fazla uyum sorunu yaşarlar. Çocuklar becerileri gelişmeye başladığı dönemden itibaren kendi ihtiyaçlarını karşılamaları için teşvik edilmelidirler. Ayrıca yemek, uyku, temizlik vb. gibi konularda kurallar öğretilmelidir. Çocuk 2 yaşından itibaren nerede nasıl davranması gerektiğini, istenen davranışları ve istenmeyen davranışların farkını öğrenmeye başlamalıdır. Burada tutarlılık çok önemlidir. İstenen davranış karşısında her zaman olumlu ilgi alması çocuğu bu şekilde davranmaya itecektir. İsteklerinin makul ölçülerde karşılanması, bazı isteklerinin karşılanamayabileceğini bilmesi gerekmektedir. Aksi halde her isteği anne tarafından karşılanan çocuk, bunu her girdiği ortamda bekleyecek ve sonunda yaşadığı hayal kırıklığı neticesinde okuldan uzaklaşacaktır.

Öncesinde kural ve sınır öğretilen, sabretmeyi ve beklemeyi öğrenen ve anne ile bağımlılık ilişkisi yerine bağımsızlık özelliği kazanan bir çocuk, yuvaya başlamak konusunda pek sorun yaşamayacaktır.

Anne ve babanın çocuğun gideceği yuvayı çocuk olmadan seçmeleri ve karar verdikten sonra çocuğu götürmeleri uygundur.Çünkü seçme kararı çocuğa verildiğinde bizim için uygun olmayan kriterler çocuğumuz için uygun olabilir ve belki de hiç de uygun olmayan bir yuvayı çocuk istediği için seçmek zorunda kalabiliriz.


Çocuk için en uygun yuvaya karar verdiğimizde çocuğa bundan sonra oyun oynayabileceği, arkadaş edinebileceği ve yeni bilgiler edinebileceği bir okula gideceği söylenmelidir ve bir gün sadece ziyarete gidilmelidir. Ziyaret saatinin çocukların eğlendiği bir aktivite saatine denk getirilmesi önemlidir. Tüm yuvayı gezdikten ve öğretmenini tanıştırdıktan sonra, okul yetkilisi çocuğa yuva hakkında bilgiler verebilir. 

İlk gün fazla kalınmadan dönülmelidir. Özellikle 3 yaş çocuklarında çok fazla istekli görünseler bile ilk hafta günde 1-2 saatten fazla yuvada kalmamalarına dikkat edilmelidir. İkinci hafta bu süre 3-4 saate çıkartılabilir. Mümkünse tüm dönem olmasa bile 1-2 ay boyunca çocuk okula yarım gün devam etmelidir. Çünkü 3 yaş grubu çocukları için tam gün program psikolojik olgunlaşmalarının yetersizliği nedeniyle fazla yoğun gelebilir.


Yeni başladığı dönemde çocuğa çok fazla soru sormak, yuvayı fazla övmek, ne yediğiyle fazla ilgilenmek, sık sık kontrol etmek çocuğun uyum sorunu yaşamasına sebep olabilir. Çocukla ilgili tüm bilgileri çocuk yanınızda değilken yuva yetkilisinden almaya çalışın. Çocuğa soru sormayın ve kendisi anlatmak isterse ilgiyle dinleyerek, onu ne kadar takdir ettiğinizi ve okula gittiği için ne kadar gurur duyduğunuzu belirtebilirsiniz.


Her şey yolunda giderken bir gün çocuğunuz okula gitmek istemediğini söyleyebilir. Paniğe kapılmadan, sıkıntının ne olduğunu anlamaya çalışmalısınız. Çünkü bu sorunlar genellikle yuva ile ilgili olmamaktadır. Bazen yeni bir kardeşin gelecek olması, anne ile ilgili bir sıkıntı olması, evde olan herhangi bir huzursuzluk vs. çocuğun okula gitmek istememesine sebep olabilir. Bu durumda yuvadaki uzmanlarla görüşüp nasıl davranmanız gerektiği konusunda yardım almalısınız.


Kreşe gitmekten korkma, ağlama, mide bulantısı, karın ağrısı hissetme gibi davranışlar normal midir? Anne-Babalar nasıl davranmalıdır?


3 yaşını dolduran bir çocuğun kreş için gerekli psikolojik olgunluğa erişmiş olması beklenir. Ancak bazı çocuklar annelerinden ayrışmakta güçlükler yaşayabilmektedir. Tepkilerin bu derece yoğun olması çocuğun başka ciddi sıkıntılar yaşadığının göstergesi olabilir ve ancak profesyonel bir yardımla üstesinden gelinebilir. Bu durumda kreşteki uzmanlar ile klinik ortamda çalışan uzman işbirliği ile bu problem çözülebilir. Ailenin bu konuda eğitilmesi ve çocuğun psikolojik olgunlaşmasının desteklenerek aile ile işbirliğinin sağlanması gerekmektedir. Bazen anne ve babalar çareyi çocuğu okuldan almakta ve yuvaya verme kararını ileri bir zamana ertelemektedir; ancak böyle bir karar sorunu çözmez ve bu çocuklar ilkokula başlarken aynı sorunları yaşarlar. Problem ne kadar erken çözülürse o kadar kolay olmakta ve çocuk bu durumun olumsuz etkilerine daha az maruz kalmaktadır.

Kreş Eğitmenleri hangi vasıflara sahip olmalıdır?


Anaokulunda çalışan öğretmen, yönetici ve çocuklarla teması olan her türlü personelin pedagojik bir eğitimden geçmiş olması önemlidir. Çünkü çocuklar için kreş ve kreşte gördüğü her şey/ herkes okulu temsil etmektedir. Benzer bir dilin kullanılması, ses tonunun çocukları rahatsız edecek şekilde kullanılmaması, güler yüzlü olunması, mümkün olduğunca bakımlı ve temiz bir görünümde olunması çocuklar için önem taşımaktadır. Özellikle öğretmenlerin çocukların duygularını anlamak konusunda yetenekli olmaları, empatik olmaları, problem çözme konusunda yetenekli olmaları, oyuna, dramatizasyona yatkın olmaları, kendi duygularını iyi ifade edebilmeleri, düzgün bir diksiyona sahip olmaları önemlidir.


Her çocuk anaokuluna gitmeli mi?


3 Yaşından itibaren her çocuğun anaokuluna gitmesi önerilmektedir. Ülkemizde pek çok özel veya devlet okulunun anasınıfı mevcuttur ve her geçen gün de yaygınlaşmaktadır. Ancak çevresinde anaokulu bulunmayan ailelerin okul öncesi döneme ait çocuk yayınlarını takip etmesinde fayda vardır. Anaokulları için üretilen ünite dergileri veya kavram öğreten ve bir çok beceriyi geliştiren bir çok yayın mevcuttur. Bunları takip ederek günlük bir program dahilinde çocukların masa başında çalışmaya alıştırılmaları, el becerilerinin geliştirilmesi, mümkün olduğunca yaşıtlarıyla bir arada oynamaya olanak sağlanması gerekmektedir.

Anaokuluna gitmek çocuğu hayata hazırlar mı?


Gelişim yıllarında sağlıklı bir anne çocuk ilişkisinde çocuk zamanla annesini ona doyum veren, bakan ve onu koruyan bir birey olarak görür. İhtiyaçları karşılanan bebek anneye güvenmeyi öğrenir. Güven duygusunun yapı taşları da böylece atılmış olur. Eğer anne çocuğa karşı tutarlı, kararlı ve olumlu ise çocukta doyum bulacağına dair bir temel duygusu oluşmaya başlar. Gelişim yılları boyunca ana-babası tarafından bir birey olarak kabul edildiğini, dinlendiğini, sevildiğini, görüşlerine saygı duyulduğunu gören çocukta kendine saygı, özgüven gelişir. Özgüven, bireyin kendisini yetenekli, başarılı ve önemli biri olarak algılama derecesi olarak tanımlanabilir.


Okul öncesi eğitimin amaçlarından biri de çocuğun anaokulunda kendi kişiliğine karşı olumlu bir tutum geliştirmesidir. Çocuğun okul öncesi eğitimi sırasında yaşantısı mutlu ve anlamlı olursa ilkokula kendine ait olumlu duygularla başlaması ve başarı olasılığı artacaktır. 3 yaşında başlayan okul öncesi eğitim çocuğa kendini tanımayı, yeteneklerinden haberdar olmayı ve ona akranlarından farklı özellikleri olduğunu öğretir.


Bedensel, sosyal, zihinsel, duygusal gelişimlerini sağlamada okul öncesi eğitim kurumlarının önemli katkısı, özellikle çocuk ilköğretime başladığında kendisini göstermektedir. Piaget'e göre çocuğun öğrenmesinde otonomi (kendi kendini yönetme) çok önemli bir faktördür. Çocuk sorusunun yanıtını öğretmeninden almak yerine kendi başına bulup keşfettiği taktirde öğrenme daha etkili olmaktadır. Etkin öğrenme çocukların seyredip dinlemekle yetinmeyip bu sürece etkin olarak katıldığı anlamına gelir. Etkin öğrenme doğrudan deneyimler, etkin alıştırma olanakları sunar.


Böyle öğrenme ortamında çocuk ne yapacağına karar verir. Çocuğun çeşitli biçimlerde kullanabileceği bol miktarda malzeme vardır. Çocuk merkezli sınıf ortamlarında çocuk faaliyet alanı olarak kitaplık köşesini,fen köşesini vs. seçebilir.
Böylelikle çocuk;
- Kendi zaman ve enerjisini gerektiği gibi kullanarak neyi, nasıl yapacağına ilişkin tercih yapma ve karar alma fırsatı bulur.
- Kendi seçtikleri amaçları ve görevleri özgür bir biçimde sorumlulukla tamamlama ve yeteneklerini geliştirme fırsatını bulur.
-Arkadaş ve yetişkinlerle grup planlaması yapmak ve ortak çaba gösterme konusunda fırsat bulur.
-Düşüncelerini dile getirebilme ve başkalarına iletebilme şansı elde eder.

Kreş seçerken nelere dikkat edilmelidir;

Bakım yerine eğitimi temel alan bir okul seçilmelidir. Kurum seçiminde fiziki koşullar kadar izlenen eğitim programı, öğretmenin niteliği ve eğitsel araç gereçle oyun malzemeleri dikkate alınmalıdır. 


Anaokulunda çocuk evde başlanan temel alışkanlıkları (yemek, uyku, temizlik) kazanmaya devam etme fırsatı bulmalıdır.


Yaşıtları ve kendisinden daha büyük/ daha küçük çocuklarla bir arada oyun oynamayı ve istekleri çakıştığında kimseye zarar vermeden bunların üstesinden gelebilmeyi öğrenecek ortamı bulabilmelidir.

Kurum havadar, aydınlık ve çocukların rahat hareket edebileceği kadar geniş olmalıdır. Temiz bir mutfağı, sağlık koşullarına uyulan bir uyku ve dinlenme alanı ve steril, çocuk boyunda lavaboları olmalıdır.

Anaokuluna gitmek istemeyen çocuğa nasıl yardımcı olunabilir?

Kreşe gitmek istemeyen çocuk genellikle evde kuralsız ve özgür bir ortamda dilediği gibi yaşamaya alışmış çocuktur. Çocuk merkezli ev ortamında ilkelr ortaya kesin hatlarıyla konmadığı zaman kurumdaki öğle uykusu ve yemek düzeni çocuklar için rahatsız edici, göze batan unsurlar olmaya başlar. Çoğunlukla koruyucu ve aşırı hoşgörülü aile ortamından gelen çocuğun okul çevresinde kaygısı artar. Çocuk evdeki kuralsız dünyasında ebeveynlerine istediği herşeyi yaptırabilmekte ve bu düzeni bozmak istememektedir.


Çocuğun kreşi reddetmesi halinde ebeveynlerden herhangi birinin ona destek veren tavırları sorunu büyütür. Oysa çocuğun katıldığı ilk sosyal ortama uyumu çok önemlidir. Okula gidişi tüm aile bireyleri tarafından desteklenmelidir. Burada önemli olan nokta "Anne ve baba gittiği an çocuğun sakinleşerek arkadaşlarına ve oyuna dönebilmesidir" Durum bu şekilde ise, çocuğun kuruma uyumu konusunda zorlanmalıdır. Bu konuda değişik yöntemler uygulanabilir; örneğin ebeveyn çocuktan kademeli uzaklaştırılablir. Birinci gün salonda, ikinci gün bahçede bekleyen anne üçüncü gün bir kaç dakika uğramakla yetinebilir.


Eğer çocuk ebeveyn okuldan ayrıldığı halde ağlamaya devam ediyor, gün boyunca mutsuz oluyorsa uzmandan yardım alınmalıdır.









1 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...