Her "Bebek" doğduğunda bir "Anne" doğar.

Bu Blogda Ara

Bloga Üye Ol

Beylikdüzü Mekanları

Işığını Takip Edenler

Beylikdüzü Anaokulu

Bumerang - Yazarkafe

Şubat 07, 2012

Erikson’a Göre Psiko-Sosyal Gelişim Evreleri

0-1 Yaş Temel Güvene Karşı Güvensizlik
Bu dönem sıfır-bir yaşı kapsar.Bebekler,çevrelerindeki dünyaya güvenebilecekleri ya da güvenemeyeceklerine ilişkin temel duygular edinirler.Bir yaşına kadar çocuğun ihtiyaçlarının doyurulması,büyük ölçüde anneye bağlıdır.Annenin çocuğun ihtiyaçlarını giderirken onu sevmesi,okşaması,sıcaklığını hissettirmesi,ilgilenmesi,çocukta güven duygusunun temellerini oluşturmaktadır.Annesinin kendisini sevdiğinden emin olan çocuk, annesine, çevresindeki dünyaya güvenir,kendini sevilmeye değer bulur.Anne tarafından reddedilen,soğuk davranılan, ihtiyaçları yerinde ve zamanında karşılanmayan çocuk, kendisine ve çevresindeki dünyaya karşı güvensiz olur.Bu güvensizlik,ileride olumlu bir şekilde çözümleninceye kadar,tüm gelişim dönemleri boyunca devam eder.

2-3 Yaş Özerkliğe Karşı Kuşku ve Utanç
Bu dönem on ikinci aydan itibaren üç yaşına kadar sürer. Genellikle çocuklar bu dönemde yürürler, başkalarıyla iletişim kurabilecek kadar konuşurlar. Çocuklar kendi çevrelerini kontrol etmek,güçlerini göstermek isterler. Yapabilecekleri ve yapamayacakları konusunda ana baba ve çevrelerindeki kişileri test ederler. Önceki dönemde temel güven duygusunu kazanmış çocuklar için, bu dönemde esnek ve çevresini özgürce keşfedebileceği ortamlar sağlanmalıdır. Çocuğun kendi kendine yemek yemesi, eşyalarını toplaması
,giyinmesi, soyunması,giysilerini seçmesi, karşılaştığı bazı problemleri çözmesi desteklenmelidir.Bu yönde desteklenen çocukların bağımsızlık duygularının temelleri atılmış olur.Buna karşılık sürekli olarak sınırlandırılan, aşırı derecede korunan,çok sıkı kontrol edilen çocuklarda kendi yeteneklerinden şüphelenme,kendinden utanma duyguları oluşabilir.

3-6 Yaş Girişimciliğe Karşı Suçluluk
Bu dönem üç yaşından altı yaşına kadar sürer. Çocuğun motor ve dil gelişimi düzeyi, onun çevresini daha fazla araştırmasına, daha fazla girişken olmasına olanak verir. Çocukta hareketliliğin artmasıyla, problem oluşturan davranışları da artar. Çocukta girişkenlik duygusunun gelişebilmesi için, değişik yaşantılarla çocuğun kendisini keşfetmesine imkân sağlanmalıdır. Çok sık azarlanan ve engellenen çocukta suçluluk duygusu gelişmektedir. Girişkenliği cezalandırılan çocuk, gerek bu dönemde gerekse yaşamın gelecek dönemlerinde yaptıklarının yanlış olduğunu düşünüp suçluluk duyabilir. Çocuğun yapması ve yapmaması gerekenler konusunda bir denge kurularak girişkenlikleri desteklenmelidir. Çocukların çabaları desteklendiğinde, çalışma ve başarılı olma davranışları gelişir. Aksi takdirde sürekli olarak yaptıkları eleştirilen, desteklenmeyen, beğenilmeyen çocuklar,
yaptıklarının değersizliğine inanarak aşağılık duygusu geliştirilebilir.

7- 11 Yaş Çalışma ve Başarılı Olmaya Karşı Aşağılık Duygusu
Çocuk bu dönemde tek başına bir şey yapamayacağını sezerek başkalarıyla işbirliği kurmaktan ve birlikte çalışmaktan haz almaya başlamıştır. Çocuk, artık ortaya çıkardığı ürünlerle başkaları tarafından tanınmak ister. Başarılarından gurur duyma ve zevk alma duygusu gelişmiştir. Bu dönemin tehlikesi çocukta aşağılık duygusu ve yetersizliğin gelişmesidir.

12- 18 Yaş Ergenlik Dönemi Kimliğe Karşı Kimlik Bocalaması
Bu dönem 12- 18 yaşları kapsar.”Ben kimim?” sorusu çok önemli bir hale gelir. Ergen ana- babasından çok, akran gruplarından etkilenir. Öğretmen ve ana- babalar, ergene yetişkin gibi davranmalı; onunla sevgi ve saygı temeline dayalı bir dostluk kurmalıdır. Erikson’a göre bu dönemde ergen, başarılı bir şekilde kimlik çözerse, kendisine güvenen, kendinden emin bir kişi olarak yaşamını sürdürebilir ve başarılı olur. Aksi takdirde yaşamın gelecek dönemlerinde de bu kriz çözümleninceye kadar sürecektir. Örneğin; ne yapmak istediğine karar veremeyen,bir işten diğerine atlayıp bocalayan,çocuk gibi davranan yetişkinler,henüz kimlik kazanma krizini çözümleyememiş kişilerdir.

İlk Yetişkinlik Dönemi Yakınlığa Karşı Uzaklık
Bu dönem, 18- 26 yaşı kapsar. Ergenlik döneminde kimliğine kavuşan kişi , artık kimliğini kaybetme korkusuna kapılmaksızın başkalarıyla dostluklar kurabilir , karşı cinsten ilişkilerde arkadaşlık ve sevgi ağırlık taşır. Bu dönemi sağlıklı atlatan kişi güvenli bir şekilde sevgiyi verme ve alma gücüne sahip olur. Başkalarıyla dostluk ilişkisi kurmada güçlük çeken genç psikolojik bir yalnızlığa sürüklenebilir.

Yetişkinlik Dönemi Üreticiliğe Karşı Durgunluk
Bu dönem, orta yetişkinlik yıllarını kapsar. Daha önceki dönemlerini başarılı olarak atlatmışsa; birey üretken, verimli ve yaratıcıdır. Bunlardan yoksun olan bireyler, bir işe yaramama duygusuna kapılabilir ve durgunluk dönemine girebilirler. Çevreye kayıtsız kalıp mutsuz olabilirler

Olgunluk Dönem Benlik Bütünlüğüne Karşı Umutsuzluk
Bu dönem ileri yetişkinlikteki yaşları kapsar. Birey bu dönemde ya önceki yedi evrenin birikimi sonucu benliğini tam olarak bulmuş, güvenli, mutlu, topluma etkin uyum sağlayabilen, aranan, sevilen ve sayılan kimsedir. Ya da umutsuz, uyumsuz, hırçın, aksi bir insan görünümündedir.


Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Fikrinizi paylaşın