26 Ocak 2013 Cumartesi

Çocukla İletişimde Yapılan Hatalar

Okuduğum ebeveyn gelişim kitaplarından aldığım notlara göz atarken böyle bir liste ilişti gözüme. "Bir kitap okudum hayatım değişti" diyebilmek üzere satın alınan bu kitaplar bir kütüphane boyutunu aştığında anlıyorsunuz ki; aslında hepsinde aynı şeyler yazıyor... Bu notları da böyle bir aydınlanma anında almış olmalıyım...

Çocukla iletişimde yapılan büyük hatalar diye bir başlık atmışım;

1- Suçlamak; Sorunu çözmez, çoğu zaman çocuğun daha da hırçınlaşmasına yahut kendini ifade edemediğini düşünerek ağlamaya başlamasına yol açar, ağlayan çocuk karşısında anne-baba daha sabırsız olabilir ve böylece iletişim de arapsaçına döner.

2- Tehdit Etmek; Çoğu zaman söylenenler yalnızca tehdit olarak kalır. Başlangıçta çocuğu korkutsa da giderek ebeveyn sağırlığı geliştirmesine sebep olur. Böylece anne-baba kendi kendine konuşmaya ve çocuk kendi bildiği şekilde davranmaya başlar.

3- Emir Vermek; Çocuğa emrettiğiniz andan itibaren güç savaşını başlatmış olursunuz. "Yapmayacağım" dediğinde geri dönülmeyecek şekilde çatışma başlamış olacaktır. Çatışma sonucunda ise kaybeden taraf her zaman anne-baba olur.

4- Eleştirmek; Çocuk bir süre sonra "nasılsa ne yaparsam yapayım olmayacak" düşüncesi geliştirecektir.

5- Ders vermek / Öğüt Vermek; Çocuk bir süre sonra kendi yaptıklarının hiçbir değeri olmadığını düşünmeye başlar. Sizin yönlendirmelerinizi beklemeye başlar. Böylece insiyatif kullanabilen bir birey olmaktan çıkar.

6- Aşağılamak, Alay Etmek, Utandırmak; Çocuğun özgüvenini baltalamaktan başka bir işe yaramayacağı gibi, kendine olan saygısını ve sevginize olan güvenini de zedeleyecektir.

7- Teşhis Koyma, Adlandırma; Çocuğun size anlatmaya çalıştığı duygusunu onun adına adlandırmak ya da  teşhis etmek, çocuğun kendisini ifade etmesine olanak tanımayacağı gibi  duygularını anlayamadığını düşünmesine de yol açabilir.

8- Konuyu Değiştirmek; Çocuğa ve hissettiklerine önem vermediğiniz duygusunun gelişmesini sağlar.

9- Gereksiz sorular sormak; Çocuğun anlattığı şeyle ilgili aşırı detaylı sorular sormak, anlattığı ile ilgilenmekten ziyade onu sorguya çekiyormuşsunuz hissine kapılmasına sebep olacaktır.

10- İkna Etmeye Çalışmak; Çocuğun üzerinde baskı oluşturacak ve gerçek duygularını, hislerini gizlemesine sebep olacaktır.

Okurken hak vermekle birlikte yaşam içerisinde uygulamaya alabildiğimi pek söyleyemeyeceğim bunları. Ada ile konuşurken olabildiğince dikkatli davranmaya çalışsam da, özellikle "erken ergenlik" dönemi olan 3-4 yaş arasındaki iletişimimiz genellikle "tehdit et-öğüt ver" şeklinde ilerledi. Bu dönemde başka bir model iletişim kurabilen var mı bilemiyorum ama, idealist bir anne olduğum dönemlerde salladığım cümlelerin,kafama kafama vurduğunu görüyor ve halime acıyordum. Hatta o günlerde nurturiada yazmıştım bunu; Anneliğimin ilk yılında çocuğa bağırmadan büyütmenin mümkün olduğunu düşünüyordum, ikinci yılında düşüncem bağırılabilir ama cezaya gerek yok şeklinde değişti, üçüncü yıla girdiğimizde ise, dövmeden büyütebilirsem kendimi şanslı sayacağım halini aldı...

3-4 Yaş arası gerçekten çok zorlandık... Şimdilerde biraz daha sakin biraz daha aklı başında bir çocuk haline geldi Ada. Ancak son zamanlardaki tavırlarına ve görüntüsüne baktığımda nasıl büyük bir değişim geçirdiğini görüyorum, onun için de oldukça zor bir süreç olmalı bebeklikten çocukluğa geçiş süreci.

Bundan sonrasının daha kolay olmasını umuyorum... Ne demişler; Gökkuşağını görmek istiyorsan, yağmura tahammül etmen gerekir.  (Dolly Parton)



Bumerang - Yazarkafe