Her "Bebek" doğduğunda bir "Anne" doğar.

Bu Blogda Ara

Bloga Üye Ol

Beylikdüzü Mekanları

Işığını Takip Edenler

Beylikdüzü Anaokulu

Bumerang - Yazarkafe

Ocak 24, 2013

Çocuklu bir evde asla olmaması gereken detaylar



Hamilelikten itibaren ebeveynler için öncelikli olan bebeğinin güvenliği ve sağlığı oluyor. O kadar detaylı düşünerek hazırlanmak gerekiyor ki aileye katılacak yeni bireyin gelişine, mutlaka arada kaçırılan, atlanan, görülmeyen bir şeyler kalıyor. Bunlar da zamanla tecrübe edilerek hallediliyor çoğu zaman. 

Bazen de değişimler sonucunda ortaya çıkıveriyor güvenlik açıkları, o yüzden de bazı şeyleri sürekli güncellemek gerekiyor. Ada doğduğunda kafayı hijyenle bozmuştum. "Ölsün mikroplar" düsturuyla, elimde bir çamaşır suyu şişesi, ha bire silip, ovalayıp geziyordum evin içinde akşama kadar. Sonra doktorumuz bu yaptığımın Ada için çok daha zararlı bir şey olduğunu anlattı. Bazı bakteri ve mikropları tanıması gerekliydi vücudun, falandı filandı derken, frene bastım, sakinledim bu konuda. Ada emeklemeye başladığında farklı bir hal aldı güvenlik kelimesi. Çarpacağı, düşeceği, kurcalayacağı şeylere takılmaya başladım. Ona örtü, buna sünger, şuna kilit ve bunlara rağmen sürekli patlak bir dudak ve mor bir alınla gezinen bir çocuk. Şimdilerde bu kadar takıntılı davranmamaya çalışmakla birlikte, çocukla aynı evin içinde asla olmaması gerektiğini düşündüğüm bir kaç nesneyi belirledim.

1- Shaggy Halı: Yukarıda gördüğünüz pislik, her gün süpürülen ve haftada iki kez silkelenen bir shaggy halıdan çıkan hazineler... Evde iki çocuk olmasına rağmen, hijyenine asla güvenemediğim için bu halıları her gün hatta bazen günde iki kez süpürmeye çalışıyorum. Yine de, ters çevirdiğimde içinden çıkanlar beni ciddi anlamda bunalıma sürüklüyor. Salonda yemek yemediğimiz ve bütün kış camlar pencereler kapalı olduğu halde bu halının bu kadar kırıntıyı, tozu, toprağı nereden bulduğu hakkında hiç fikrim yok. Uzun süredir değiştirmeyi planlıyorum ancak yerine ne alacağım konusunda net bir fikrim olmadığından ancak halılardan birini tamamen kaldırmak ve diğerini de her sabah silkeleyerek süpürmek gibi bir çözüm geliştirdim. Tamamen halısız bir ev daha mı hijyenik olur ya da halı yerine kilim mi kullanmalı, bu konuya alttaki komşularımız nasıl bir yorum getirir (zira evin içinde 4 yaşında bir speedy gonzales yaşıyor ve parkeler ağlıyor akşama dek) bilemiyorum.

2- Otel tipi kapı kulpları: Dekoratif olarak çok güzel görünüyorlar ancak terrible two bedene girdiğinde bu kapı kulpları da evdeki sorunlu eşyalar listesine giriveriyor. Küçük ergen size kızıp kendini kapılar arkasına kilitlemeye başladığında, eğer bunun olabileceğini kestirip odanın yakınlarında bir yere anahtarı zulalamadıysanız zor anlar yaşayabiliyorsunuz. Eski evimizde Ada'nın odasının hemen yan tarafında asılı duran tablonun altına iliştirivermiştim anahtarını. Yeni evde maalesef hiç bir kapının anahtarı mevcut olmadığından Ada kapıyı kilitlediğinde "tatlı dil yılanı deliğinden çıkartır" ata sözümüzden medet ummamız gerekiyor. Deniz'in odasının kapısındaki dil kısmını çıkarttık mesela. Ada kendini Deniz içerideyken oraya kilitlerse sükunetimi koruyamayacağımı düşündüm.
3- Çocuğun taşıyacağı hafiflikte tabure, puf yahut sandalye: Evde bunlardan biri varsa, istediğiniz kadar "çocuğunuzun ulaşamayacağı yerde saklayınız". O ulaşır. Ada'nın işlediği ilk "nitelikli suç" ulaşamayacağı yerde duran ojelerime küçük bir sehpa yardımıyla uzanıp şifonyerimde sanat eseri yaratmak olmuştu mesela. Çok şanslıymışız ki, sadece ojelerle oynamış ve ağzına sokmamış.
4- Yerden ısıtmalı ısınma sistemi: Eğer rock müzik kliplerinde oradan oraya uçuşan çalılar gibi, evinizin içinde toz yumakçıklarının uçuşmasını istemiyorsanız, yerden ısıtma olayından uzak durun. Bu eve taşındığımızdan beri, elimde uzun saplı bir süpürge ve faraşla, belediye çöpçüleri gibi gezinip duruyorum evin içinde. Sabah elektrik süpürgesi ile süpürülmüş bir evde bu pamukçukların nasıl oluştuğu kafamda tamamen muamma halindeyken, kuzenin eşinin "yerden ısıtmalı evlerin dramı" şeklindeki aydınlatıcı konuşmasıyla duruma vakıf oldum.
Bu liste belki daha da uzatılabilir. Korumasız elektrik prizleri, kilitsiz dolaplar,  çocuk güvenliği tam olmayan kapı ve pencereler vs. mutlak güvenlik önlemlerinin yanı sıra, böyle aslında ince detay olarak görünen ama aslında önemsenmesi gereken şeyler de zaman içinde çocuklu hayatı zorlaştırır hale geliyor.
Halılarımızın, evin ısınma şeklinden dolayı artan tozlanma sıkıntısı nedeniyle Deniz emeklemeye başladığında evin içerisinde nasıl huzurla onu dolaştıracağımı, Deniz kapı kollarına henüz uzanmaya başladığında açıp çevirmeyi beceremezken kendini bir yere kilitlerse ne yapacağımı şu an net olarak bilemiyorum. Ancak şundan eminim ki; bunları evimden çıkarıp atmamın bir yolunu bulmadan içim rahat etmeyecek. O sebeple eğer ihtimaliniz var ise, bunlardan koşarak uzaklaşın!

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Fikrinizi paylaşın