29 Mart 2011 Salı

Montessoriye göre ev düzeni

Montessori düzeni ile ilgili bir rica vardı blogu takip eden arkadaşlardan; öncelikle bu kadar geciktirdiğim için özür dilemek isterim. Önce kendi keyifsizliğimden sonra da "Kayseri'li çocukların" eklediği üzüntüden kaynaklı bir yazamama durumu geldi geçti üzerimden...

Şimdi başlayabiliriz...

Montessori der ki;

Bebek dostu ev dekorasyonu böyle olmalıdır;

* Evinizi çocuğunuzun kendisini bağımsız ve özgüvenli hissetmesini sağlayacak şekilde düzenleyin. Sağlık ve güvenlik birinci planda olmalı.

Bebeğin Odası;
Görsel Uyarılar:
Yeni doğmuş bebeklerin gözleri yakın nesnelere odaklanmaya meyillidir. Öte yandan özellikle hareket eden uzak nesneleri de görebilir. İçgüdüsel olarak görüp fark ettikleri ilk şey insan yüzüdür. Bebeğinizin yanında olup onunla iletişim kurmanız onun için güçlü bir görsel uyarandır. Günler geçtikçe etrafında gördüğü şeylere karşı da ilgisi artar.Yatağının üzerine asacağınız hareketli oyuncaklar onun için iyi görsel uyarandır. Bu oyuncağı evde kendiniz de yapabilirsiniz, arada sırada ucundaki nesneleri değiştirerek monotonluğu kırabilirsiniz.

Renkli Resimler
Duvar resimlerini çocuğunuz yürümeye başladığında göz hizasına asın. Televizyon ve sinemada görülen karakterleri kullanmaktan sakının. Bunlar yerine sanatsal değeri olan şeyleri, sevimli bebek-çocuk resimlerini, hayvan resimlerini tercih edin. Çocukların bu en duyarlı döneminde onları estetik şeylerle tanıştırın.

İyi Müzik
Güzel Oyuncaklar
Çocuğunuzun dokunma duyusunu daha iyi uyarması açısından ahşap oyuncakları tercih edin.
Oyuncakları oyuncak kutusu yerine düzenli bir şekilde raflara koyun. Küçük oyuncakları bir sepette muhafaza edebilirsiniz.

Bebeğin Yatağı;
Bebeğiniz için öncelikle bir beşiğe ihtiyacınız olacaktır. Alternatif olarak yumuşak bir yer yatağını da önerebilirim. Rahat bir yer yatağı tam onun boyuna göredir. Böylece bebeğiniz hareket döneminde rahatça dönüp emekleyebilir. Tamamen güvenli olması koşuluyla odasını rahatça keşfetmesi beşiğe kapatılmasından çok daha iyi olacaktır.

Oturma Odası;
Oturma odasında çocuğunuzun kitaplarını ve oyuncaklarını koyabileceği bir rafı olmalıdır. Çocuğunuzun boyuna uygun sandalye ve masalar çeşitli projeler üzerinde çalışırken ona rahatlık sağlar.

Mutfak;
Çocuğunuz iki yaş civarındayken mümkünse mutfağa sizinle birlikte girsin.  Alt çekmecelerden birine çocuğunuza uygun tabak, bardak ve peçeteleri koyun. Buzdolabının en alt bölümünü çocuğunuza ayırın.

Banyo;
Banyonuza bir göz atın ve çocuğunuzun burada ihtiyaçlarını nasıl karşılayabileceğini göz önüne getirmeye çalışın. Lavaboya, diş fırçasına, musluğa erişebilmesi için bir basamak edinin.

Koridor;
Çocuğunuzun ayakkabılarını kendisinin alıp koyabileceği bir dolap ve palto ve ceketini kolayca asabileceği bir askılık olsun.

Biz de böyle yaptık;



Güvenliği sağlanmış bir şekilde yatıp kalkabildiği yatağı. Kararlaştırdığımız üzre; 2 yaşında yandaki parmaklık çıktı. Uyandığında akrobatik hareketler yapmaya gerek kalmadan kendiliğinden inebiliyor, uykusu geldiğinde kendisi gidip yatıyor. Resimde ucu görünen kırmızı yastığımız da masal yastığı. Ben de orada oturup masal okuyorum.






Resimde epeyce boylu poslu çıkmış ama gardrobumuz normalde Ada'nın kendi eşyalarını kendisinin alıp koyabileceği kadar küçük. Ikea'ya gidenler gerçek halini biliyordur muhtemelen. Dışarı çıkarken içine konulacakları benim söylemem şartıyla Ada kendi çantasını kendisi hazırlıyor.




Dönem dönem içindeki oyuncaklar değişen oyuncak rafı. Bu ara inşaat makinelerine taktığı için genel ağırlık bu yönde.
Oyuncaklarını küçük gruplar halinde kutuladım. Oynadıktan sonra bir kutuyu toplamadan diğerini açmıyoruz.  Bir süre sonra bu alışkanlığın yerleşeceğini umuyorum :)







Genellikle kitap okurken kullandığımız yer yatağımız. Hastalık dönemlerinde de benim işime çok yarıyor! Ada arada sırada kendisinden trambolin olarak da faydalanıyor. Çok yönlü bir yatak yani!




Ada'nın yeni gözdesi abaküs ve yazı tahtası. Bu sıralar en çok bunun başında vakit geçiriyor. Bu oyuncakla yaptıklarını sadece izliyorum. Henüz bulaşma aşamasına geçmedim! Montessoriyle alakası yok gerçi ama, hazır resim çekiyorken çekip koyuvereyim dedim...



Ada'nın banyodaki yardımcısı.  Diş fırçalama, el yıkama, yüz yıkamaya çalışma olaylarında bu arkadaş yardımcı oluyor kendisine. Banyo denemelerine ne tepki verecek bilmediğim için sevimli surat bir iskemle almıştım fakat gerek de kalmadı bu kozu kullanmaya.

Banyodan çıkartacak koz kullanıyoruz şimdilik!



Salondaki Ada köşesi! Günün büyük bir kısmında burda! Özellikle akşamları biz TV izlerken kendi kendine oynuyor!

Burada resim yapıyor, yapboz yapıyor, boyama yapıyor, şu adını bilmediğim enteresan oyuncağıyla oynuyor!



Ada'nın askısı... İlk zamanlar her seferinde benim hatırlatmam gerekti. Şimdilerde asmayı kendisi akıl edebilmeye başladı. 

Artık kapıdan girdiğimizde hemen üzerimizi çıkartıp askılarına asıyor ve içeri öyle giriyoruz! Bu insanlar için küçük ama bizim için büyük bir adım!



Ayakkabılıkta Ada rafı!
Ayakkabılarını çıkartıp koyuyor, evden çıkarken alıp giyiyor.

Nasıl davranıyorum;
* Artık mümkün olduğunca az hatırlatmaya ve az konuşmaya çalışıyorum.

* Ada'nın yaptıklarını ASLA düzelterek bozmuyorum!

* Onu yönlendirmeye çalışmıyorum. Canı ne isterse öyle yapıyor. Canı neyle isterse onunla oynuyor.

Tamamen serbest değil tabii ki! Anne olduğumu hatırlattığım durumlar da oluyor! Yemek ve uyku konusunda hala ipleri bırakmıyorum çünkü bence çocukların ömür boyunca annelerine karşı kullandıkları iki silah bu! Hala annem aradığında uykumu ve kilomu sorduğuna göre ve ben hala her seferinde kendimi acındırdığıma göre, bir ömür boyunca bu konuda öğreneceklerinin geri dönüşü olacak!

Evimizin montessoriyle düzenlenmiş hali budur efendim.

Umarım açıklayıcı olmuştur.

6 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...