7 Ekim 2011 Cuma

Adam Olacak Çocuk / Ayşegül Aydoğan

 Einstein, Newton, Edison, Stephen Hawking, Beethoven...Üstün zeka ve yetenekli dediğimizde akla gelen ilk isimler. Kimileri onlar gibi bilim dünyasına isimlerini altın harflerle yazdırıp nesilden nesile ulaşan buluşlara imza atma şansını buluyor. Kimileri ise binlercesi arasında, farkedilemeden kaybolup gidiyor. Pekçok kişinin ilgisini çeken ‘Üstün zeka, üstün yetenek nedir, nasıl anlaşılır, özellikleri nedir?’ gibi soruların cevabını, Çocuk Psikiyatristi Dr. Osman Sabuncuoğlu’na sorduk:
    
Üstün zeka nedir?
     Normalin üstü, yüksek zeka diye tanımlanır. Tüm insanlar arasında en ileri noktada olanlardır. IQ olarak 90’ın üstü normal, 135’in üzeri üstün zekadır.
    
Genetik mi?
     Tabii genetik etki var. Ancak dış dünyayla etkileşimi de önemli. Çocuk çok ileri zekayla dünyaya gelebilir ama yetiştirildiği ortam, yaşadıkları, geçirdiği hastalıklar kişiyi zeka açısından kötü bir duruma getirebilir.
    
Üstün zeka nasıl anlaşılır?
     Çocukta 0 - 6 yaş gelişimi hızlıysa, yani yaşına göre daha çabuk yürüyor, hızlı öğreniyor, erken konuşuyor, insanlarla ilişkiyi erken kurabiliyorsa, konu ve kavramları çok kısa sürede ve yaşının ilerisinde anlama becerisi gösteriyorsa ileri zekadan bahsedebiliriz. Okul döneminde ise örneğin ilkokul 3. sınıf öğrencisi ama abisinin matematik problemlerini çözüyorsa bu ipucu olabilir.
    
Üstün - özel yetenek nedir?

 Belli bir alanda diğerlerinden farklı kavrama, hızlı ilerleme ve farklılık göstermektir.
    
Tesadüfen mi ortaya çıkar?
Örneğin çocuğun müziğe çok büyük bir yatkınlığı olabilir. Ama evde bir enstrüman yoksa yeteneği ortaya çıkmaz. Çok iyi satranç oynayacak kapasitesi olabilir ama hiç oynamazsa bu yeteneğini anlayamazsınız. Üstün yeteneklerini ortaya çıkarmak için daha ayrıntılı bir yaklaşım ve imkan sağlamalı.
    
Erken okuma yazma, zeka belirtisi mi? 
Tabi ileri zeka göstergesi sayılabilir. Ancak çok erken okuyan yazan bazı çocuklarda içe kapanıklık, hafif otistik belirtiler görülüyor. Okuyor ama yalnızca bir şifreyi çözmüş oluyor. Başka bir alanda kayıpları, eksikleri oluyor, örneğin sosyal ilişkilerde. Diğer çocuklardan uzak kalıyor. Ancak disleksi gibi öğrenme bozuklukları nedeniyle IQ’su yüksek olsa da geç okuyup yazanlar var.

Üstün yetenek ve zeka birlikte mi olur?
Her zaman değil. Örneğin çok parlak müzik yeteneği olan birinin çok ileri düzeyde zekası olmayabilir.
    
Nelere üstün yetenek diyemeyiz?
Örneğin yazarlıkla ilgili üstün yetenekten bahsedilemez. Çünkü birikim işidir. Ya da Mozart bir günde konçerto bestelemedi. Çok çalışan biriydi.
    
Bu çocuklara nasıl yaklaşmalı? 
Üzerlerine çok düşülmemeli. Süper çocuk yaratmak için aşırı çaba gösterilmemeli. Yaşıtlarından daha ileri gittiği bir potansiyeli varsa o alanda desteklenmeli. Çocuk üstün olan özellikleri nedeniyle yaşıtlarından soyutlanmamalı. Üstün zeka ya da yetenek herşeyi garanti etmiyor. Bazıları keşfedilmeyip kaybolup gidiyor.
    
Çocuğunuz aşağıda sayılan yeteneklerin büyük çoğunluğuna sahipse, onun üstün zekalı olduğu ya da en azından doğuştan özel yeteneklerle donatılmış olduğu söylenebilir. Ancak bu kararı, yine de özel testler sonucu uzmanlar verir:

•   Yeni fikirleri çok çabuk algılayabilme, kabul edebilme, bilinmeyeni araştırma isteği, güçlü sezgilere sahip olma, dikkatli, meraklı olma.
•   Öğrenmeyi, zihinsel uğraşılarda bulunmayı ve problem çözmeyi sevme.
•   Sebep sonuç ilişkilerine meraklı olma, öğrendiklerini uygulayabilme ve gerçeği keşfetmeyi sevme, yeni bir takvim ya da alfabe geliştirme.
•   Birkez karşı karşıya kaldığı bir malzemeyi akılda tutma.
•   Kelime bilgisinin çeşitliliği, kendini kolaylıkla ayrıntılı olarak ifade edebilme, farklı konularda derin bilgi edinebilme.
•   Araştırıcı olma, yüksek not alma isteği ve dış yaptırımlara bağlı olmayan bir öğrenme isteğine sahip olma.
•   Eleştirel düşünme yeteneğine sahip ve şüpheci olma, fikirleri kendine kanıtlama gereksinimi duyma.
•   Yaratıcı ve mucit olma ve beyin fırtınası yapmayı heyecanlı bulma.
•   Sonucu görmek uğruna bir konuya yoğunlaşma konusunda kararlı olma.
•   Duyarlı olma, kendini karşısındakinin yerine koyarak onun duygularını anlama.
•   Enerjik, uyanık ve istekli olma, yeni bir üretimde bulunurken yoğun çaba ve çalışmalara girme.
•   İş ve çalışmada bağımsız olma, yalnız çalışmayı sevme.
•   Çok yönlü olma, değişik hobi ve becerileri denemekten hoşlanma.
•   Arkadaş canlısı olma, dışa açık, sosyal olma.    
    
 Peki siz nasıl bir anne babasınız?
     Çocuğun doğuştan gelen zekasının yanısıra, zihin gelişiminde anne ve babanın ebeveynlik tarzı da büyük önem taşıyor. Yetersiz öğrenmenin en önemli nedeninin pasiflik olduğunu vurgulayan Psikolog Reuven Feuerstein’e göre, çocukta zekayı zenginleştirmek için ebeveynlerin bazı soruları kendilerine sorması gerekiyor. Aşağıdaki soruların yanıtlarının ‘evet’ olması durumunda gerçekten çocuklarınızın gelişimi için çaba gösterdiğiniz söylenebilir.

•   Çocuğunuzun etkinliklerde aktif olmasını sağlıyor musunuz?
•   Öğrenmesi gerekenleri birçok kez tekrar ediyor musunuz?
•   Aktif araştırma ve keşif için çocuğunuzu cesaretlendiriyor musunuz?
•   Evinizi çocuğunuz için tehlikesiz hale getirdiniz mi?
•   Çeşitli oyuncak ve objeleri çocuğunuza sunuyor musunuz?
•   Onunla sürekli konuşuyor, iletişim kuruyor musunuz?
•   Neden - sonuç bağlantısı kurabilmesi için yardımcı oluyor musunuz?
•   Çocuğunuz sesler çıkarttığında veya daha üst yaş grubunda sizinle konuştuğunda sevecen sözcüklerle yaklaşıyor musunuz?
•   Bağırmamaya, fiziksel cezalar uygulamamaya özen gösteriyor musunuz?
•   Çocuğunuzla ilgilendiğinizi ona gösteriyor musunuz?    


Bumerang - Yazarkafe