12 Ocak 2012 Perşembe

Bilişsel Gelişim Dönemleri

Duyu Motor Dönem (0-2 yaş)
Bu dönem, doğumdan başlayarak iki yaşına kadar süren dönemi kapsar. En kritik
kazanımların elde edildiği dönemdir.

Refleksler Aşaması (0-1 Ay)
Yeni doğanın, birçok refleksini kullandığı bir dönemdir. Dünyaya yeni gelen bebek,yaşama dünyaya getirdiği refleksleri ile uyum sağlar. Bu bebeklerde emme refleksi çok güçlüdür. Emme refleksi nesnelerle ilişkisini sağlayan önemli bir araçtır. İlk haftalarda bebek, memeyi ve parmaklarını emerken daha sonra başka nesneleri emmeye başlar. Nesneler emme şemasına özümsenir. Bebek tokken parmağını ya da yorgan uçlarını emerken, açken memeyi arar, diğer nesneleri atar. Bu dönemdeki bebek, meme başını diğer nesnelerden ayırt eder.

Geliştirmek için ne yapılabilir; ilgi çeken nesnelerle dolu bir yatağının olması gün boyunca müzik, şarkı, konuşma ve harmonik sesler duyması için ortam hazırlanmalıdır. Kısıtlayıcı olmayan elbiseler giydirilmeli, yatağı düzenli olmalı ve özgürce hareket etmesine izin verilmeli, bebeğin uyanık olduğu sürelerde dikkatini toplayabileceği bir ortam sağlanması anne, baba ve eğitimcilere önerilir.

İlk Alışkanlıklar ve Birinci Döngüsel Tepkiler Aşaması (1-4 Ay)
Alışkanlık (emme refleksi gibi) basit bir refleks üzerine kurulmuş şemadır. Bu şemalar ortaya çıkan uyaranlardan tamamen ayrılmıştır. Örneğin, birinci aşamadaki bir bebek biberon gösterildiğinde veya ağzına dokundurularak uyarıldığında emme şeması geliştirebilir. Bir aylık olduğunda bebeğin, haz duymak için basit hareketleri denemeye başladığı görülür. Elini hareket ettirir ve bu hareketten memnun kaldığında hareketi tekrarlar. Bacaklarını hareket ettiren çocuk, neşeyle bacaklarını birbirine vurur. Bu etkinlikler tesadüfen bir kere yapıldığında bebek memnun kalırsa hareketi tekrarlar. Bu duruma birinci döngüsel tepkiler denir. Örneğin, bebek yanlışlıkla parmağını ağzına yaklaştırarak emmeye başlar. Bu davranış hoşuna gittiğinde bebek tekrar emmek için o parmağını aramaya başlar. Emme şeması hoşuna giderse, bebek bunu tekrarlar. Piaget bu tür davranışı tepki olarak isimlendirmiştir; çünkü çocuk başlangıçta, olaya tepki vermektedir. Bu tepkilere ilk adını vermiştir. Bu tepkiler tesadüfen ortaya çıkan ilginç ve haz veren bir olayı tekrarlamak için bebeğin çabası üzerine kurulmuş şemalardır. Bebek alışkanlıkları ve döngüsel tepkileri tekrarladığında bu alışkanlıklar ve döngüsel tepkiler kalıplaşır.

Geliştirmek için yapılabilecekler; Müzikal oyuncakların, müzikal mobillerin, çıngırakların, ağzına güvenle götürebileceği ve kavrayabileceği nesnelerin, kavrayıp bırakabileceği nesnelerin bulunduğu ortam hazırlanmalıdır. Bebeğe çevresinde değişik ortam sunulmalı, bebeği çevresinde dolaştırılmalıdır. Bebekte gözlenen değişiklikler kaydedilerek, müzikal oyuncaklar bebeğin görebileceği yere bırakılmalıdır. Nesneler bebeğin eline verilmeli, özgürce hareket edebileceği elbiseler giydirilmeli, davranışların tekrarı için zaman tanınması anne, baba ve eğitimcilere önerilir.

İkinci Döngüsel Tepkisel Aşaması (4-8 Ay)
Bu dönemde bebeğin, nesne merkezli olduğu ve dünyaya odaklandığı görülmektedir. Örneğin, bebek çıngırağını sallar, ilginç ses duyar, çıngırağı tekrar sallar, sesi bir defa daha duyar ve tekrarlar. İlginç sonuç oluşturan bu davranışların tekrarlanmasına ikinci döngüsel tepkiler olarak ifade edilir. Artık bebek emme gibi basit şemalardan, kavrama ve sallama gibi çeşitli şemaları birleştirdiği, bebekte daha karmaşık davranışların ortaya çıktığı görülmektedir. Nesne devamlılığının ilk temelleri bu dönemde atılır. Örneğin top bebeğin elinden alınıp saklandığı zaman topun alındığı yöne doğru elini uzatır; ama aramak için bir çaba içine girmez, topu unutur. Görme alanının dışındaki nesneler yok demektir. Bebek için topu tekrar ortaya çıkardığımızda bebeğe bu büyü gibi gelir. Bundan dolayı “ce-e oyunu” gibi insanların ve nesnelerin kaybolup tekrar ortaya çıktığı oyunlar hoşuna gider.

Geliştirmek için neler yapılabilir; Dikkatini çekebilecek nesnelerin (renk, ses, şekil olarak), topların, ayna görevini görecek kendini görebileceği nesnelerin olduğu ortam sunulmalıdır. Anne, baba ve eğitimciler bebeğin tekrarladığı hareketler izlenmeli, tekrarladığı hareketleri kolaylaştıracağı materyaller geliştirmeli (örneğin, karyolada yeni nesneler); blokları, topları, bebekleri ve diğer oyuncakları bebeğin yakınına yerleştirmeli, ulaşmasına izin vermeli, davranışı başlattığında onu taklit etmesi için bebeği beklemeli, sonra hareketi tekrarlaması sağlanmalıdır.

İkinci Döngüsel Tepkilerin Koordinasyonu ve Amaca Yönelik Davranışlar Aşaması (8-12 Ay)
Bebekler daha önceden öğrendiği şemaları, koordineli olarak birleştirerek amaçlı davranış sergilerler ve amaçla, aracı ayırt edebilir. Bebek nesneye bakar, o nesneyi kavrar. Hedefe ulaşmak için anlamları ve amacı ayırabilir. Bebek bir sopayı tutar (manipüle eder) (anlam), gerektiğinde sopayı uzaktaki bir oyuncağa ulaşmak için kullanabilir (amaç). Piaget çocuğun bir amaca ulaşmak için plan yaptığını ileri sürer. Çocuk bir oyuncağı elde etmek amacıyla, önce hareketli bir nesneyi yerinden oynatmak veya oyuncağına ulaşmasını engelleyen bir nesneyi kenara itmek için geliştirdiği vurma şemasını, uzanma ve kavrama şemalarıyla birleştirebilir. Vurma şemasını yeni bir durumda değil, belirli bir hedefe ulaşmak için ara adım olarak kullandığı görülmektedir. Bu dönemde bebek algı alanından kaybolan nesneyi aramakta ve onu gizleyen nesneyi itebilirken, nesne başka bir şeyin altına gizlendiğinde, onu ilk aradığı yerde aradığı görülmektedir. Topu bir örtünün altına sakladığımızda örtüyü kaldırarak topu alabilir; ama örtünün altından alıp minderin altına koyduğumuzda, topu ilk sakladığımız örtünün altında arar.

Geliştirmek için ne yapılabilir;Oyuncakların; özellikle ilgi çekici özellikteki nesnelerin olduğu ortam sağlanmalıdır. Anne, baba ve eğitimciler, nesneleri bebeğin yanına koymalı, oyuncak bebeği minderin altına saklama gibi oyunlar oynamalı, bebeğin önüne blokları koymalı, yapılan hareketleri sözel olarak ifade etmelidir (Örneğin bloğu yanına koydum). Bebeğe, oyun oynaması için zaman verilmelidir.

Üçüncü Döngüsel Tepkiler, Yenilik, Merak Aşaması (12-18 Ay)
Yürüyebilme yeteneğini kazanan çocuğun dünyayı araştırma özgürlüğü bulunur. Böylece deneyimleri de artar. Bebek nesnelerin sahip olduğu özelliklerin çeşidine ve kendinin bu nesnelerle yapabileceklerinin ne olduğu konusunda meraklıdır. Bir bloğun düşmesi, dönmesi, başka bir nesneye vurma işlevi, zeminde yuvarlanma işlevi gibi nesnenin daha birçok işlevlerine karşı meraklıdır. Bebeğin yeni araçlarını keşfetme eğilimi gösterdiği
bu dönemde, üçüncü döngüsel tepkiler görülür. Yenilikle ilgilendiğinin ilk göstergesidir. Üçüncü döngüsel tepkiler arasından “çekme hareketini” tekrarlar. Bu hareketin tepkilerini, değişik nesnelere uygulamaya çalışır. Kapıyı çektiğinde kapının açıldığını, annesi saçını çektiğinde onun bağırdığını, olayı göremediği halde, acı çektiğini öğrenir. Çocuklar nesnelerin özellikleri ve çeşitli hareketlere nasıl yanıt verdiği hakkında, deneme yanılma yöntemini izlemektedirler. Örneğin çocuklar, düşen nesnelerin özelliklerini ilginç bulur, genellikle eşyaları düşürüp neler olduğunu izler. Nesneyi nasıl düşürdükleri yani nereden, ne kadar yükseklikten veya uzaklıktan attıkları, değişiklik gösterir. Örneğin, bebek lastik topun yerde zıpladığını; ama fincan ya da bir bardak elma suyunun yere döküldüğünü öğrenir. Bu keşif, çocukların çevrelerinin değişik özelliklerini öğrenmelerini, bu özellikleri sürekli olarak değişen şemaları içine almalarını sağlayan bir sorun çözme aracıdır.

Geliştirmek için ne yapılabilir; Battaniyelerin, kâğıtların, oyuncakların, bebeklerin, ilginç nesnelerin, su oyuncaklarının, su leğeninin, süt kartonunun, farklı büyüklük ve şekillerde nesnelerin olduğu ortam verilmelidir. Anne, baba ve eğitimciler, bebekle nesneyi saklama oyunu oynamalı ve bebek izlerken nesneyi saklamalı, yine bebek izlerken battaniyenin altından farklı bir nesne çıkartmalıdır. “Top nerede?” “Topu bulabilir misin?” gibi sorular sormalı, bebeğin nesneyi bulmasına izin vermeli, düşünme ve izlemesini övmeli, suyla oynamasına izin verilmeli,suyun farklı hareketlerini keşfetmesi için oyuncaklar verilmeli, ona düşünmesini uyaracak materyaller verilmeli, sorular sorulmalıdır. Yürümesi ve oyuncakları kaldırması desteklenmeli, oyunları tekrarlaması ve geliştirmesine imkân tanınmalıdır.

Zihinsel Kombinasyonlar ve Problem Çözme Aşaması (18-24 Ay)
Çocukların zihinsel fonksiyonları duyu motor dönemden, sembolik düzeye dönüşür. Çocuk sembollerle düşünmeyi öğrenir. Sembollerle düşünme ya da dünyadaki insanları, nesneleri ve olayları temsil veya sembolize eden zihinsel imgeler, kavramlar kullanmak, çocuğun dili, işlevsellik öncesi dönemde kullanmasının temellerini oluşturmaktadır. Örneğin resim yapmak, sembolik süreçlere dayanır. Çocuk gerçek nesneleri temsil etmek üzere bir dizi çizgi çizer. Semboller, bebeğin nesneleri basit yollarla manipüle etmesi ve biçimini değiştirmesine olanak vermektedir. Birkaç ay önce sandalye kapının önündeyken sandalyeyi devirerek kapıyı açarken, artık kapıyı açmadan önce sandalyeyi yoldan çekerek kapıyı açmaktadır. Kapının sandalyeyi nasıl etkileyeceğini artık bilmektedir. Bebek karşısına çıkan problem durumlarına çözüm bulduğu sürece zihinsel kombinasyonlar yapabilir. Bu dönemin bir özelliği de ertelenmiş taklittir. Dönemin sonuna doğru, model yok olduktan sonra bile taklit görülür. Örneğin, annesinin birkaç gün önce gösterdiği oyun davranışını bir birkaç gün sonra taklit edebilir. Ertelenmiş taklit ile bebeğin zihninde kavramlar oluşmaya başlar. Nesne devamlılığı, nesne ve olayın direkt olarak görünmediği, işitilmediği, dokunulmadığı halde devam edip var olduğunu anlamadır. Bu dönemde nesne devamlılığı kavramı gelişir. Çocuk masanın altına kaçan bir topu yakalamak için masanın diğer tarafına geçerek topu karşılamaya hazırlanır.

Geliştirmek için ne yapılabilir; Yaşına uygun her türlü oyuncakların olduğu ortam sunulmalıdır. Anne, baba ve eğitimciler, çocuğun çözümleri bulabilmesi, düşünmesi ve nesneleri araştırması için yeterli zaman vermelidir. Çocuğun rolünü ve kimlik fikrini gözlemlemeli, materyal ve oyuncaklarla oynarken çatışma yaşamasına izin verilmeli, onun kimlik içeren temalar ve oyunlarını gözlemlemeli, elbise giymesi ve eşyaların kullanımını taklit etmesine rehberlik etmelidir.

İşlem Öncesi Dönem (2-7 yaş)
Ön Yargı Aşaması ( 2- 4 Yaş)
İşlevsellik öncesi dönemin, çocuğun sembolleştirme yeteneği ya da kendi iç dünyasındaki nesneleri ve olayları temsil etmesi için sözcükler, imgeler ve hareketler kullanma becerisi geliştirmesi en belirgin özelliğidir. Bu dönemdeki çocuğun en büyük başarılarından biri, dili iyi öğrenebilmesidir. Piaget’e göre çocuğun sembolleştirme fonksiyonunu geliştirmesi, dili çabuk öğrenebilmesini sağlar. Dilde sembol kullanmayı öğrenen çocuğun, sorun çözme becerisi gelişir ve insanların söylediklerinden bir şeyler öğrenmeye başlar. Dildeki sembolleştirme süreci hayal gücünün kullanıldığı oyunlarda da bulunur. Örneğin, trenin rayda gittiğini gören çocuk, küpleri arka arkaya iterek “düt düt” diyebilir. Küp dizisi gerçek trenin yerine geçen bir sembol olmuştur. Sembolik oyunları bu dönemdeki çocuklar oynar. Boş bir bardaktan su içer, bir bloğu tren yerine koyar, bir sopayı at olarak kullanır. Sembolik oyunlar aracılığıyla, çatışmalarını dışarıya yansıtırken, duygusal dengesini sağlar. Çocuk sembolik oyunları üç aşamada tamamlar. Animistik düşünme ve benmerkezcilik bu dönemin en belirgin özelliklerindedir. Animizm, çocuğun cansız nesneleri canlıymış gibi düşünmesidir. Örneğin, çiçeği koparttığında çiçeğin ağlayacağını ya da bitkilerin canının acıdığını düşünmesi veya rüzgârın arkadaşı olan ağaçlarla konuştuğuna inanır.

Nesneleri, duyusal özelliklerine göre sınıflandırabilir. Örneğin, büyüklük, renk, biçim gibi özelliklerine göre kategoriler oluşturabilir. Soyut özelliklere göre sınıflama yapamaz. Örneğin, papatyanın çiçekler grubunun bir üyesi olduğunu kavramada zorlanır. Zihni bazı sınırlamalarla karşı karşıya olan çocukta, sayı kavramı gelişmemiştir. Sayı saymayı başarırken, nicelik hakkında akıl yürütme ve niceliği anlama yeteneği sınırlıdır. Çok
daha fazla, az, daha az, aynı gibi nicelik içeren kavramları anlatmakta güçlük çeker.

Önsezi Aşaması (4-7 Yaş)
Nesneleri sınıflandırma, nitelendirme veya ilişkilendirme gibi belirli zihinsel işlemler uygulasa da bu işlemleri yerine getirirken hangi ilkeleri kullandığını bilmemektedir. Bu dönemde çocuk, sorun çözebilir; ama soruları neden bu şekilde çözdüğünü açıklayamaz. Çocuk yarı mantıksal akıl da yürütebilir. Örneğin, “Bulutlar neden hareket eder?” diye sorulduğunda “İnsanlar yürüyünce çekilirler.” diye cevap verir. Bu dönemdeki çocuklar hayal ile gerçeği ayırmakta zorlanır. Mantıksal düşünme gelişmediğinden Noel Baba, diş perisi gibi olguların gerçekliğini sorgulayamaz. Örneğin, çocuk aslında öyle olmadığını bildiği halde Noel Baba’ymış gibi davranabilir; ama Noel Baba’nın bir gece herkese oyuncak dağıtmasını sorgulayacak mantıksal anlayışı yoktur. Çocuğun mantık yürütme ve düşünme süreçlerinin bazı sınırları vardır. Örneğin, çocuk sıralama görevini yerine getiremez. Bir dizi nesneyi belirli bir özelliğine, örneğin boyuna göre sıraya koyamaz. Çubukları kısadan uzuna dizemez. Parça bütün ilişkisinde de sınırlıdır.

Tersine çevirme (geriye dönüşebilirlik) başlangıç noktasına geri dönme anlamına gelmektedir. 3+4’ün 4+3’ten farklı olduğunu düşünecektir.

Sınırlı olan yaşam deneyimleri nedeniyle bu dönem çocuklarında kalıp yargılar görülür. Örneğin, subayların, polislerin erkek olduğunu düşünmeleri gibi… Çocukta dönemin sonunda mekân, yer idraki ve oryantasyonu yetişkininki kadar geliştiği görülür. Örneğin, çocuk değişik uzaklıklardaki bir insanı, bildiği bir nesneyi gerçek
boyutlarına uygun ölçüde algılayarak kavrar. 

Sayı: Bu dönemdeki çocuklar genellikle nesnelerin görünüşündeki değişiklikle, sayılarını da değiştirdiğine inanır. Madde bu şekilde görüldüğü gibi çocuğun, nesnelerdeki özlü ve yüzeysel değişiklikleri ayıramadığını da gösterir. 

Sıvı: Çocuk uzun bardaktaki suyun daha fazla olduğunu söylerken kararını, suyun yüksekliğine göre verir.

Somut İşlemler Dönemi (7-11Yaş)
Artık mantıksal ilişkileri kavramaya başlar. Nesneler hakkında kurulan, nedensel mantık somut işlemler dönemi olarak isimlendirilir. Somut olarak adlandırılmasının nedeni, çocukların somut yani elle tutulabilen nesneler hakkında neden ileri sürelebilmesi olmasıdır. İşlemler olarak isimlendirilmesinin nedeniyse çocukların bir şeyi organize etmek ve sistemli yola koymak için zihinlerini çalıştırarak işlemler yapmasıdır.

Bu dönemdeki çocuk, düşüncelerinde daha esnek ve düşünce süreçlerinde daha mantıklıdır. Somut işlemler kurabilen çocuk, çarpmanın bölmeyle ilgili olduğunu, çıkartmanın bölmenin tersi olduğunu, çıkartmanın toplamanın tersi olduğu ve eşitlik gibi kavramları bilmektedir. Nesneleri büyüklük küçüklük sırasına göre sıralayabilir. Çocuk geriye dönüşebilirlik özelliğini kazanmıştır. Bu dönemde 1+2=3 ise 3-2=1 olarak başlangıç noktasına dönülebileceğinin farkındadır. Sayı kavramını öğrenirken çocuk saymayı öğrendiğinde, sayıları da öğrendiği zannedilir. Aslında çocuğun öğrendiği sayı, sembollerin şekilsel görünümüdür. Düşüncede sayı kavramının kazanılması, sayı sisteminin korunumunun kazanılması olur. Korunum, bir nesnenin fiziksel bileşenleri değiştiğinde, nesnenin halen orijinal özelliklerinin çoğunluğunun koruması durumu olarak ifade edilir.
Piaget’e göre çocuğun, sayı korunumunu kazanması 7 yaşında olmaktadır.

Çocuk, aynı sayıda iki sıra dizilen nesneden ilk sıradakilerin arası açıldığında iki sıranın sayısının değişmeyeceği artık bilir. Çocuk 7 yaşından itibaren daha önce anlatılan hamur toplardan birinin sosis şekline dönüşse bile maddenin miktarının değişmeyeceğini öğrenmesi miktar korunumunu kazandığını gösterir. Çocuklar dokuz yaş civarında da hamur toplardan birinin şeklinin değişse de ağırlığının değişmeyeceğini öğrenerek ağırlık korunumunu kazanmıştır.

Çocuk 12 yaş civarında hacim korunumunu kazanmıştır. Hamur top, su dolu bardağa atıldığında bardaktaki su yükselir. Sosis şeklindeki hamurunda aynı miktarda su dolu bardağa atıldığında, su miktarının yükseleceğini bilir. Benmerkezci olmaktan kurtulmuştur. Somut işlemlerin gelişmesiyle birlikte düşünce ve hareketliliğin artması çocuğun, kendi bakış açısıyla başka bir kişinin bakış açısı arasında hızla, ileri geri yer değiştirme olanağı sağlarken birlikte çalışmayı da kazandırmaktadır. Ayrıca kurallı oyunları sevmeye başladığı
dönemdir. Çocuk 7 yaşına geldiğinde nedene ait açıklamalar arasındaki farkı ayırabilmektedir; fakat mantıksal sonuç çıkarmada güçlük çekmektedir. “Dördün yarısı ikidir çünkü doğrudur.” Dokuz yaşına geldiğinde ise mantıksal ifadeyi kavradığını “Dördün yarısı ikidir; çünkü iki iki daha dört eder.” şeklinde açıklayarak gösterir. Çocuğun kendi düşüncesinde etkin olması ve yönlendirme yeteneğine sahip olması, bu yeteneğini diğerleriyle ilişki kurmada kullanmasını sağlar. Çocuk grubun hangi elemanlardan oluştuğunu bilmektedir. Bir parçasının bütününden daha küçük olduğunu anlayarak gruplama yapar. Çocuğa 6 muz ve altı başka meyvelerden oluşan bir grup gösterildiğinde ve ona:
“Bütün muzlar meyve midir.” diye sorulduğunda 7-8 yaşlarında evet cevabını alır.
“Muzlar mı yoksa meyveler mi çok?” soru sorulduğunda çocuk “Muz çok. “ diyebileceği gibi
“6 muz 6 meyve” yanıtını da verebilir.

Sınıflama, nesnelerin belirgin bir özelliğine göre gruplama yeteneğini kazanmayla başlar. Çocuklar büyüklüklerine, şekillerine, renklerine veya kullanımlarına göre nesneleri yani belli bir özelliğine uygun, farklı kutulara ayırmayı çok severler. Bu dönemde çocuk sıralamayı bilmektedir. Çocuğa farklı boylarda bir seri çubuk verildiğinde, bunları uzunluğuna ve kısalığına uygun olarak sıralayabilir. Nesneleri sıralamayı 7 yaşından itibaren yapabilirken, sözel yönergeye uygun sıralamayı 12 yaşından önce yapamaz.

Soyut İşlemler Dönemi (11 Yaş ve Yukarısı)
Piaget bu dönemin 11 yaşından başlayıp ergenlik boyunca devam ettiğini ve yetişkin gibi düşünebildiği ifade etmiştir. Bu dönemin en önemli özelliklerinden birisi olasılıklı düşünmenin gelişmesidir. Düşünce esnektir. Çocuk karmaşık durumların üstesinden gelir; fakat çocuğun tecrübesi nicelik açısından yetişkinden daha azdır. Bilişsel işlemlerin gelişerek artmasıyla problemlere değişik çözümler bulunur. Problemin çözümünde değişkenler arasında, sebep sonuç ilişkilerini kurduğu görülür. Birey gruplama şekillerini öğrenir. Sevgi, nefret, inanç, sayı, güç, hız, zaman ve atomla ilgili konuşmalarda bu soyut kavramları etkili olarak kullanır. Toplumun yapısı, değerleri ve inançlarıyla ilgilenmeye başlar. Çocuğu diğerdönemlerdeki çocuklardan ayıran fark, bir olayın değişik yollarını görebilmesi, bilgiyi soyut olarak iletebilme gücüdür. Çocuğun soyut işlemleri başarabilmesi için uyarıcı bir çevreye sahip olması çok önemlidir. Birey 15 yaş civarına geldiğinde zihinsel olgunluğa ulaşarak, bilişsel faaliyetlerde en üst düzeydedir.


Bumerang - Yazarkafe