Her "Bebek" doğduğunda bir "Anne" doğar.

Bu Blogda Ara

Bloga Üye Ol

Beylikdüzü Mekanları

Işığını Takip Edenler

Beylikdüzü Anaokulu

Bumerang - Yazarkafe

Temmuz 02, 2012

Kardeş Geleceğini Büyük Çocuğa Nasıl Söylemeli?



Gebeliğimin başından beri bu konuda okuyup, araştırıp duruyorum. Kimi kaynaklar çocuğa erken söylemenin, onu bu sürece tamamıyla dahil etmenin daha iyi olduğunu söylüyor, kimi kaynaklarsa çocukların zaman algılarının olmayışı sebebiyle doğuma yakın bir zamanda söylenmesinin ve hazırlıkların gözünün önünde yapılmamasının, yeni bebeğe çok hevesliymiş gibi davranmamanın daha iyi olacağını.

Ben de bir yandan araştırma yaparken, diğer yandan da paniğimin geçmesini ve sakinleşebilmeyi bekledim. Ada'ya uygun tavra ancak bundan sonra karar verebileceğimi düşünüyordum çünkü ve çevremizdeki herkesi "kardeş" konusunda konuşmamaları konusunda tembihledik. Yaklaşık bir- bir buçuk ayımız bu haberi sindirmeye çalışmak ve Ada'yı gözlemlemekle geçti. Gözlemlemek dediğim de arada sırada Ada'ya kardeşler hakkında sorular sormak ve tepkilerini izlemekten ibaretti. "Ada bir kardeşin olsun ister miydin?"  "Bir kardeşin olsa onunla ne yapardın?" "Kardeşi olan çocuklar ne kadar şanslılar değil mi Ada?" "Dayın benim kardeşim biliyor musun?" "Halan benim kardeşim biliyor musun?" "Biz küçükken halanla / dayınla şunu şunu yapardık, şöyle eğlenirdik, böyle oynardık" vs çalışmalar sonucunda Ada kardeş konusuna ısındı. Arada sırada keşke benim de kardeşim olsaydı demeye başladı. Bu sohbetler o kadar uzun bir zamana yayılmıştı ki Ada asla kardeş konusunda baskı altında hissetmedi kendini, buna özellikle dikkat ettik. Kardeş konusunda çok fazla konuşmamaya ve onu konudan bezdirmemeye dikkat ederek, kardeşliğin, bir kardeş sahibi olmanın ne kadar güzel bir şey olduğunu anlatıp durduk ona.

Sonunda Ada "ben de kardeş istiyorum" demeye başladığında da müjdeyi verdik; "Kışa girerken bir kardeşin olacak" Bundan sonrası biraz daha zordu çünkü birden bire her şeyi anlatıp kafasını karıştırmak, onu korkutmak gibi risklerden kaçınırken ona gerekli bilgileri de vermek istiyorduk. Sonunda sadece sorduğu şeylere cevap vermeye karar verdik. Onun bilmek istemediği hiç bir şeyi anlatmayacaktık ona.

Böylece Ada zaman zaman kardeşi ile ilgili sorular sormaya başladı. Bunları o kadar parça parça ve o kadar alakasız zamanlarda soruyordu ki kafasında birleştirip birleştirmediği ya da ne kadarını anladığı konusunda her zaman tereddütte kalıyordum, daha fazlasını anlatma isteğimi engellemeye çalışmak çok zordu. Sadece sorduğu kadarına tek bir cümle ile cevap verme kararının bu kadar zorlayacağını hiç tahmin etmemiştim. Ada neden hepsini bir anda sormuyor onu da çok merak ediyordum aslında.

Mesela bir gün kahvaltı yaparken "Deniz şimdi nerede?" diye soruyordu, ben de kısa ve net bir şekilde "karnımda büyüyor" diyordum, konu burada kapanıyordu aradan iki üç gün geçiyor "Peki oradan nasıl çıkacak?" diye soruyordu, ben de "Dilek Teyzen yardımcı olacak çıkmasına" diyordum, üstelemiyordu. Neyi ne kadar anladığını ve neden soru sormaya devam etmediğini merak ederek geçiyordu günlerim. Doğruyu yapıp yapmadığımı bir türlü anlayamıyordum çünkü bu şekilde. Onu karşıma oturtup anlatmamak için kendimi zor tutuyordum.

Ta ki dün akşam parkta bir teyzeyle konuşmasını dinleyinceye kadar.

Son günlerde bebekler konusunda çok sevecen ve çok meraklı olduğundan puset gördüğü anda o yöne seyirtip bebekle iletişim kurmaya ve puseti kullanan kişiye bebek hakkında sorular sormaya başladı. Dün akşam parkta torununu gezdiren teyzeyle de bu şekilde tanıştı. Teyzeye bebeğe bakıp bakamayacağını sordu, teyze bebeği ona gösterdiğinde de "konuşamıyor değil mi?" "Mama mı içiyor biberondan?" gibi sorular sorarken, teyze bebeği eve götürmek ister misin diye sordu Ada'ya.

Ada "Bizim zaten bir bebeğimiz var" dedi. Sonra da ekledi; "Adı Deniz, annemin karnında büyüyor. Kozanın içinde büyüyen kelebekler oluyor ya, onun gibi.  Yeterince büyüdüğünde Dilek Teyzem oradan çıkabilmesi için yardımcı olacak, annemin karnında bir delik açıp Deniz'i oradan çıkartacak, sonra o bizimle birlikte yaşayacak, annemin memesinden süt emecek, uyuyacak, büyüyecek, birlikte oynayabileceğimiz kadar büyüyecek... Bütün bebekler böyle büyür" 

Şoka girdim desem az olmaz sanırım. Parçaları kafasında bu kadar net yerleştirebileceğini düşünememiştim. Alakasız zamanlarda sorduğu sorulardan kendi hikayesini yaratmıştı kafasında. Onu bilgiye boğmamakla en akıllıca kararı verdiğimize ikna oldum.

Bizim bir bebeğimiz var; bir kelebek gibi karnımın içinde büyüyor. Doğduğunda da evimizde iki minik tırtılımız olacak.