20 Mayıs 2013 Pazartesi

Bu sette çocuk var!

Çocukluğum sezercik- Ayşecik filmleriyle geçti. Ailece ekran karşısında dizilip, bu küçük çocukların dramlarına ağladık. Küçücük çocuklar zaman zaman yağmur altında ıslanır, geceleri sokaklarda yatar, fakirliğin dibine vurur; aç kalır, açıkta kalır, annesiz-babasız kalır, ağlar, onlar ağladıkça biz ağlardık. Yıllarca çocuk oyuncuların gözyaşlarından beslendi sinema sektörü. Sonra  diziler çoğaldı ve aynı şeyi bu kez de diziler yapmaya başladı. Hangi dizide daha çok çocuk dramı varsa, o dizi tuttu. Hangi çocuk oyuncu daha çok ağladıysa en çok o konuşuldu.
 
Bu dizilerin çocuk "yıldızları"nın ailelerine, "çocuğunuzu kaportacıda çalıştırır mısınız?" ya da "sokakta simit / kağıt mendil sattırır mısınız?" diye sorsanız muhtemelen dayak yersiniz, ancak çocuk, setlerde sabahlayınca, ağlaması için gözüne duman tutulunca, suya sokulunca, uyumaması için parmak kadar çocuklara kahve içirilince sorun yok aynı aileler için nedense.
 
Anne olduktan sonra çocukların oyuncu olarak da olsa çalıştırılmasından daha fazla rahatsız olmaya başladım. Reklamlarda kocaman kadınlar/ adamlar gibi giydirilen parmak kadar çocuklar, gece yarılarına kadar süren yarışma programlarında yeteneklerini sergilemeye çalışan küçükler, dizilerde ıslatılan, ağlatılan, dayak yedirilen, ellerine silahlar verilen minikler (yukarıdaki görseli de bu sebeple seçtim, sezercik bu filmde kötü adamları öldürüp babasını kurtarıyor) beni daha fazla rahatsız etmeye başladı. Neyse ki benim gibi düşünen çok fazla insan varmış.
 
Oyuncu sendikası, çalışan çocuklar için insani şartlar sunulması konusunda bir çalışma başlattı. Çalışmanın detaylarını www.busettecocukvar.org da inceleyebilirsiniz.
 
Okudukça çocuklarını oyuncu yapmak için çırpınan ailelere daha çok kızacaksınız ve o minik çocuklara daha çok üzüleceksiniz, sitede yer alan bir raporlarda, bir yetişkin oyuncu tarafından söylenen;

Cekim ortamlarında yığınla olumsuz tabloyla karşılaştım.
Birincisi, bebeklerin beslenme, dinlenme ve uyku saatleri hicbir şekilde gozetilmez. Bu durum da onların fiziksel gelişimlerini olumsuz etkiler. Yaşadığım bir ornek olayı size aktarayım. Gece saat uc bucuk, dort olmuş. Cocuk sette uyuyor. Calıştığımız ortam sizin televizyonda sıcak ev olarak gorduğunuz gibi bir ortam değil, hava koşulları sıfır dereceye yakın. Cocuğu zorla uyandırıyorlar, veriyorlar kucağımıza. Cocuk ağlıyor, ağlamaması icin susması icin annesine defalarca alınıp veriliyor. Bu nedenle cocukların kesinlikle uyku saatleri, beslenmesi, sağlığı, bulunması gereken sıcaklık ortamı gozetilmiyor. O saniyede o sahnenin mutlaka cekilmesi gerekiyor. Cunku yonetmen icin onemli olan o sahneyi cekip bitirmek.

cümlelerini okuyunca, içim titredi benim de...

Raporu http://busettecocukvar.org/wp-content/uploads/2013/04/sanatsalvekulturelaktiviterlerdecalisancocuklar.pdf adresinden okuyabilir, kampanyanın hikayesini buradan http://busettecocukvar.org/cocukoyuncular/ öğrenebilir,
Facebookda https://www.facebook.com/oyuncularsendikasi adresinden,
Twitterda https://twitter.com/oyuncusendika adresinden destekleyebilirsiniz.

Bir çocuk oyuncunun ağzından; çocuk oyuncu olmak nasıl birşey buradan görebilirsiniz; http://busettecocukvar.org/dikkat-bu-sette-cocuk-var-vatan/


Birazcık daha vaktiniz varsa bunları izlemeden geçmeyin;

http://vimeo.com/64892562
http://vimeo.com/64575240
http://vimeo.com/65748219



 
Bumerang - Yazarkafe