15 Ocak 2014 Çarşamba

Okul Meselesi

Son zamanlarda kiminle konuşsam, Ada'nın okulunu değiştirip değiştirmeyeceğimizi soruyor. Hayır, şu an için, en azından bu yıl için öyle bir niyetimiz yok. Ada okuldan çok hoşlanmasa da arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi ve arkadaşlarını seviyor. Yani öğretmenine de açıkça söylediği gibi; "okula yalnızca arkadaşları ile oynamak için gidiyor."

Dolayısıyla onun sosyal hayatına böyle ani bir müdahale etme girişimimiz olmayacak.

Zaten  ben okul meselesinden komple ümidi kestim, Ada geçenlerde yine okula neden gidiyorum, orada bir şey öğrenmiyorum, arkadaşlarım eve gelseler falan diye mızmızlanırken aldım karşıma; "Bak evladım, dedim, okulu sevmek zorunda değilsin, ancak gitmek zorundasın. Seneye ilkokula başladığında daha sert kurallar olacak, daha kalabalık bir sınıfın olacak ve özel ilgi göremeyeceksin. Şimdikinden daha kötü olacak durum yani, okuldan sana senin alışkın olduğun şekilde bir şey öğretmesini bekleme, çünkü bunu beklersen hayal kırıklığına uğrarsın. Okula yalnızca derslere girmek ve diplomanı alıp bir üst okula geçmek için gideceksin"

Böyle karmakarışık bir suratla baktı bir süre "diploma ne ki?" diye sordu,  "Diploma istediğin mesleği yapabilmek için gerekli olan bir kağıt ve bu kağıdı ancak okula gider ve başarılı bir öğrenci olursan alabilirsin, her ders için belirli aralıklarla sınavlar yapacak öğretmenin ve o sınavlar sonucunda karne alacaksın, karne de bu sınavlardan aldığın puanlar yazacak, o karnedeki puanlar iyi olursa sınıfını geçebilirsin yalnızca" dedim.

"Ee okulda bir şey öğrenemeyeceksem nasıl iyi puan alabilirim ki anne?" dedi (hah işte evladım bizim eğitim sisteminde zurnanın zırt dediği yer tam da orası işte) demedim tabi, "Ben senin öğrenme biçimine göre, yani senin öğrenmeyi sevdiğin şekilde sana yardımcı olacağım, böylece okulda öğrenemesen de evde öğreneceksin her şeyi" dedim onun yerine.

"Ben zaten her şeyi evde öğrendim anne, evde öğrenmek daha kolay" dedi.

Hem home schooling, hem sosyal hayat, hem diploma yani.

Benim derdim evladım donanımlı ve mutlu bir birey olsun, Ada'nın derdi bilim adamı olmak, eğitimcilerin derdi alsın diplomasını uzasın bizi oyalamasın. 

Herkesin istediği bir biçimde olmuş olacak bu durumda.

Epeyden beridir evde öğrenim durumundayız mecburi olarak, Ada'ya ayak uydurabilmenin tek yolu bu çünkü. Evi bir dönem kreşe çevirmiştik sonra büyüdük okula döndük, artık bu iş mutfakta atom parçalamaya mı gider, banyo küvetinde çiftçilik yapmaya mı bilmiyorum ama böyle gidecek gibi görünüyor.
Bumerang - Yazarkafe