Her "Bebek" doğduğunda bir "Anne" doğar.

Bu Blogda Ara

Beylikdüzü Mekanları

Işığını Takip Edenler

Beylikdüzü Anaokulu

Bumerang - Yazarkafe

Nisan 26, 2014

Haftanın çocuğu uygulaması ve yalnız ebeveynlerin çocukları



Sizin çocuklarınızın okulunda da var mı bilmiyorum ama Ada'nın okulunda "Haftanın Çocuğu" diye bir uygulama var. İlk duyduğumda bu fast-food dükkanlarındaki gibi bir şey zannedip çok şaşırmıştım. "Bu yaştaki çocukların böyle rekabet etmelerine gerek var mı" diye sormuştum öğretmenlerine, o da bana her çocuğun sırayla bir hafta boyunca sınıfa başkanlık yaptığını, yemek sırasında en öne geçtiğini ve arkadaşlarına yardımcı olduğunu anlatmıştı. Bunları duyunca sorumluluk alabilme, kuralların ne işe yaradığını ve uyulmadığında karşısındakinin ne hissedeceğini öğrenme gibi konularda faydalı olabileceğini düşünüp çok da üzerinde durmamıştım. Haftanın çocuğu olan öğrenci, haftanın bir günü bir aile panosu hazırlayarak arkadaşlarına ailesini tanıtıyor, diğer bir gün en sevdiği kitabı okula götürüyor ve arkadaşlarına anlatıyor. Bunlar da sunum yeteneğinin gelişmesi için uygulanan şeyler olsa gerek diye düşünmüştüm. Sonra da sıra bize gelene kadar unuttum gitti bu uygulamayı.

Bu hafta sıra Ada'da. Biz de diğerleri gibi bir aile panosu hazırladık, anne-baba ve çocukların fotoğraflarından oluşan panoyu hazırlarken kafama bir şey takıldı. Çekirdek aile içinde yaşayan çocuklar için bu pano bir sıkıntı yaratmayabilir, peki, diğer ailelerin çocukları panoyu hazırlarken ve arkadaşlarına ailelerini anlatırken ne hissediyordu acaba? Annesini ya da babasını kaybetmiş olan bir çocuk her hafta karşısında anneli babalı bu panoları gördüğünde ne hissediyordu? Annesi babası ayrı çocuklar? Annesi babası başka aileler kurmuş çocuklar? Yalnızca büyük annelerle yaşayan çocuklar? Onlar ailelerini nasıl sunuyorlar? Sunulan aileleri hangi duygularla dinliyorlar? 

Birdenbire bu pano fikri çok saçma hatta tehlikeli görünmeye başladı. Neden hazırladığımıza dair bir fikrim zaten yoktu da, nasıl hazırlayacağıma dair biraz düşündüm bu yüzden, hepimizin bir arada olduğu fotoğrafları seçmemeye çalıştım, hatta Ada panodaki fotoğrafları az bulup biraz mızmızlandı ama başka bir çocuğu üzebileceği düşüncesi beni çok rahatsız etmişti ve Ada'yı sade bir sunumun çok daha anlaşılır olabileceği konusunda ikna etmek zorunda kaldım.

Sınıfında ailesi ayrı bir arkadaşı var mı bilmiyorum. Annesi, babası hayatta olmayan bir arkadaşı var mı onu da. Çocukları okula bırakıp alırken bakıcılarla, annelerle yahut büyük annelerle çok sınırlı sohbetlerimiz olabiliyor. Ancak öğretmenler ya da okul yöneticileri bu konuya vakıf olmalılar değil mi? Bir çocuğun sıkıntılı gözlerle kendisine sunulan aileyi izlediğini hayal etmek bile çok rahatsız edici. Peki okul içinde bu uygulamalara karar veren kişiler bunları düşünmüyor mu? 

Çocuğun mutlaka bir sunum yapması gerekiyorsa, kendisinin karar vereceği bir konuda, kendisinin hazırlayabileceği bir pano önünde arkadaşlarıyla fikirlerini paylaşması daha faydalı ve hoş olmaz mıydı?

Bence artık tüm çocuklar sosyal bilgisi kitabındaki ailelerde yetişiyormuş gibi davranmayı bırakmalı insanlar. Çünkü bazı çocuklar yalnız ebeveynlerle büyüyor. Bazı çocuklarsa aile büyükleriyle. 

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Fikrinizi paylaşın