11 Aralık 2010 Cumartesi

"Ben" dili "Sen" dili

Bir dönem aile komedi dizilerinin vazgeçilmez konusuydu. Ailenin kadını psikoloğa gider (erkekler hep maçodur o dizilerde ve genellikle o dizileri izleyen hayatlarda, maçolar psikoloğa gitmezler, psikolojiye inanmazlar, delikanlılık kitabı 10. madde)  ve evde huzur sağlamanın yolunun "ben dili" olduğunu öğrenir. Sonra hayatları günlük güneşlik olur...

Biz de bolca güleriz bu "ben dili" mevzusuna...

Oysa öyle gülünecek bir yanı yokmuş bunun. "Gerçekten" öfkeyi dindirebilecek bir yöntemmiş.

Haluk Yavuzer'in kitabından;

"Sen" yerine "Ben" mesajı;
Sen mesajı kendimiz hakkında hiç bir şey söylemez. Odak noktası hep karşıdaki kişidir. Birey davranış hakkında neler düşündüğünü ya da davranışın kendisini somut bir biçimde nasıl etkilediği konusunda bir şey söylemiş olsa; vereceği mesaj "sen" yerine "ben" olacaktır.

Ben mesajının iletişimde başarılı olmasının sebebi; sorumluluğu üstlenmesidir.

(-) Beni çekiştirmeyi bırakır mısın. Baş belası gibi davranma!
(+) Kolumun çekiştirilmesinden hoşlanmıyorum!

(-) Neden o kapıyı sürekli açık bırakıyorsun?
(+) Kapının açık kalmasından çok rahatsız oluyorum!

(-) Sözümü kesme!
(+) Sözümün sonunu getiremediğimde rahatsız oluyorum!

(-) Neden sürekli seninle oynamamı istiyorsun! Bebek misin sen!
(+) Çok yoruldum tatlım.


* Çocuklar anne ve babalarının ne hissettiğini bilme hakkına sahiptir.
* Ne hissettiğimizi söylesek kırıcı olmak yerine içten olmuş oluruz.
* Olumlu davranış içeren cümlelerde sadece kendi duygularınız yer alır.

(+) Bu pasta herkes içindi! Duygularını frenleyebilmeni beklerdim!
(+) Benimle bu şekilde konuşman hoşuma gitmiyor, tekrar söyleyebilir misin?
(+) Odadaki dağınıklık gözlerimi yoruyor, biraz toparlayabilir misin?
(+) Bu davranış hiç hoş olmadı. Yenilsen bile sportmence davranabilmelisin!

* Ben dilini kullanarak ve beklentinizi açıklayarak çocuklarınızdan olumlu geri bildirimler almanız mümkündür.
Bumerang - Yazarkafe