11 Aralık 2010 Cumartesi

Kazan / Kaybet

"Kazan / Kaybet"

Bu cümleyi ilk kez katıldığım bir anne-çocuk seminerinde duymuştum. Konuşmacı pedagog, bize "elinizde bir portakal olduğunu ve bunu hem annenin hem çocuğun istediğini düşünün, ne yapardınız" diye sordu; içinde benim de bulunduğum bir grup "ikiye bölerdim" cevabını verdi; diğer grupsa "çocuğa verirdim"...

Konuşmacı; "neden ikisine de portakalı neden istediklerini sormuyorsunuz?" dedi bize... "Belki anne kabuklarından reçel yapmak için, çocuksa suyunu içmek için istiyordur?"

Böylece iki taraf da kazanmış olacaktı. (kazan/kazan)

Bir tarafın elinde yarım kabuklar, diğer tarafın elinde yarım bardak portakal suyu kalmış olmayacaktı...

Her şeye "neden" sorusuyla yaklaşan benim için kolay bir yol olduğunu düşündüm bunun... Detayını ise Haluk Yavuzer'in kitabında okudum... Zannettiğim gibi "neden" diye sorarak bitmiyormuş iş...

Ebeveyn ve Çocuğun Güç Mücadelesi;
Kazan-Kaybet yaklaşımı ebeveynlerin zaman zaman başvurdukları bir yöntemdir. Bu yöntemi uygulayan ebeveynler her zaman kendilerini haklı görür ve çocuklarıyla ilişkilerini bir güç savaşı haline getirir.

Bu mücadele Thomas Gordon tarafından iki yöntemle açıklanır. Bir yöntemde çocuk, diğer yöntemde aile kazanır.

Yöntem 1
Aile çocuğun uygulaması gerekeni duyurur ve istediği şeyin kabul edilmesini ümit eder.Eğer çocuk sunulanı beğenmezse aile iknaya çalışır. Bunda da başarılı olunamazsa güç kullanılır.

Örnek;
ç: çocuk
b: baba

ç: ben okula gidiyorum
b: yağmur yağıyor, yağmuruğunu giymemişsin
ç: ihtiyacım yok!
b: Yok mu! Islanırsan hasta olursun!
ç: ben yağmurluk falan giymek istemiyorum! nefret ediyorum yağmurluktan!
b: ama yavrum, sıcak tutar ve ıslanmazsın, hadi
ç: hayır ya! giymeyeceğim dedim
b: derhal odana git ve yağmurluğunu giy! yoksa okula falan gidemezsin!
ç: peki! sen kazandın. giyeceğim!

Yöntem 2

ç: ben okula gidiyorum
b: yağmur yağıyor, yağmuruğunu giymemişsin
ç: ihtiyacım yok!
b: Yok mu! Islanırsan hasta olursun!
ç: fazla yağmıyor
b: yağıyor!
ç: ben yağmurluk falan giymek istemiyorum! nefret ediyorum yağmurluktan!
b: ben giymeni istiyorum
ç: giymeyeceğim. eğer beni zorlarsan ben de seni sinir edinceye kadar burada dururum!
b : peki! yağmurluk giymeden git ve hasta ol! sen kazandın!

Çocuk merkezci adını verdiğimiz yukarıdaki örnekte görülen aile tipinde egemen olan çocuktur. Ailenin karar veren, yargılayan ve yönlendiren kiş O'dur.

Kazan / Kazan Yöntemi

ç: ben okula gidiyorum
b: yağmur yağıyor, yağmuruğunu giymemişsin
ç: ihtiyacım yok!
b: Yok mu? Oldukça fazla yağıyor ve üşütür hastalanırsan biz de bundan etkileneceğiz.
ç: ben benim yağmurluğumu istemiyorum!
b: senin yağmurluğunu gerçekten istemiyorsun sen!
ç: Evet çünkü o yağmurluktan nefret ediyorum
b: gerçekten mi?
ç: evet çünkü o ekoseli ve çok komik görünüyor
b: ekose desen sevmiyorsun demek....
ç: evet. çünkü okulda kimsede ekose desenli yağmurluk yok!
b: sen de farklı giyinmekten hoşlanmıyor musun?
ç: evet. arkadaşlarımın hep düz renkli!
b: peki... şu anda yeni bir yağmurluk bulmamız pek mümkün görünmüyor, dışarı bu şekilde çıkıp hastalanmanı da istemiyorum. ne yapabiliriz sence?
ç: belki bu günlük kardeşiminkini giyebilirim
b: o senin istediğin gibi öyleyse?
ç: evet. düz renkli.
b: sanırım kardeşin bugünlük giymene izin verecektir.
ç: hmm bir sorayım
b: çözümünden memnun görünüyorsun... sen memnunsan ben de memnunum...

Bu örnekte çocuk ve baba karşılıklı doyum ilkesi içinde sorunu çözdüler. İhtiyaçlar karşılıklı dile getirildi ve iki taraf da memnun edildi. Burada önemli olan tarafların kendi ihtiyaç ve hakları kadar karşı tarafın ihtiyaç ve haklarına saygı göstermesidir.

"Uzlaşma" ancak böyle bir ortamda gerçekleşebilir.


Bumerang - Yazarkafe