19 Mayıs 2011 Perşembe

Gebelikten Korunma Yöntemleri



Doğum kontrolü her ailenin istediği sayıda ve istediği zaman çocuk sahibi olması amacıyla kadın ve erkekler tarafından kullanılan yöntemlerdir. İdeal korunma yöntemleri gebeliği kesin olarak önlemeli, sağlığa zarar vermemeli, uygulaması kolay ,maliyeti düşük olmalı ve çiftler tarafından benimsenmelidir.



Gebelikten korunma yöntemleri iki grupta toplanır.

Etkili Aile Planlaması Yöntemleri
Ağızdan alınan kombine haplar
Mini haplar
Rahim içi araçları (RİA)
Diyafram
Deri altı kapsülleri (Norplant)
Koruyucu enjeksiyonlar
Prezervatif (Kaput-Kondom)
Erkek ve kadında cerrahi sterilizasyon ‘’Tüp Ligasyonu,Vazektomi’’


Etkisi Sınırlı Geleneksel Yöntemler
Takvim yöntemi
Geri çekme
Vaginal yıkama (Lavaj)
Laktasyon
Spermisitler (sperm öldürücüler)


Ağızdan Alınan Kombine Haplar

Doğum kontrol hapları kadının yumurtalıklarında üretilen östrojen ve progesteron hormonlarının laboratuvar ortamında üretilmiş türevlerini içeren ve düzenli olarak kullanıldıklarında gebeliği oldukça başarılı bir şekilde önleyen ilaçlardır. Ağızdan alınan gebeliği önleyici haplar östrojen ve progestronu birlikte içeren kombine haplar ve sadece progesteron içeren mini haplar olmak üzere iki şekilde hazırlanmıştır.Gebeliği önleyici hapların gebelikten korumadaki başarı oranı spiral,kondom,takvim yöntemi,geri çekme gibi yöntemlerle karşılaştırılamayacak kadar yüksektir.

Ağızdan alınan haplar içerdikleri hormonların etkisi ile kadındaki ovulasyonu durdurur. Böylece gebelik yüzde yüz önlenmiş olur.

Mini haplar ise daha çok servikal müküsün spermlerin geçemeyeceği hale gelmesini sağlar ,böylece spermler uterusa geçemez ve yumurta ile karşılaşamaz. Geçebilen spermlerin ise hareketi yavaşladığından yumurtaya ulaşması gecikmektedir. Eğer yumurta döllenmiş ise bu sefer döllenmiş yumurtanın endometrium tabakasına yerleşmesini engeller. Doğum kontrol haplarına, komple bir jinekolojik değerlendirme sonrasında, doktor önerisine göre başlanır. İlk kutunun ilk hapı adet kanaması başlangıcının tercihen birinci günü, en geç beşinci günü alınmalıdır. Haplardan her gün bir tane ve hep aynı saatlerde almak suretiyle yirmi birinci günün sonunda hap almaya yedi gün ara verilir. Daha sonra sekizinci günde yeni kutuya başlanmalıdır. Bazı doğum kontrol hapları yirmi sekizlik tabletler halinde hazırlanmıştır. Bu hapların yedi tanesi genellikle demir içermektedir.

İlacın günlük dozu unutulduğunda ertesi günü iki adet birden alınmalıdır. Bu durumda koruyuculuk oranı azalmaz.

İlacın iki günlük dozu birden unutulduğunda kullanımın ilk iki haftalık döneminde bulunuluyorsa iki gün üst üste ikişer adet alınır ve bir hafta boyunca ek bir yöntemle korunulur.

İlacın iki günlük dozu birden unutulduğunda kullanımın sonuncu haftasında bulunuluyorsa veya herhangi bir zamanda ilacın üç gün veya daha fazla dozu unutulmuşsa doktordan yardım istenmelidir.

Doğum kontrol haplarının düzenli kullanımı halinde koruyuculuk oranı yüzde yüzdür.

Doğum Kontrol Haplarının Yararları

Adet döngüsünün düzenli olmasını sağlar.
Adet kanamasının miktarını azaltarak gereksiz kan kaybını önler.
Adet öncesi gerginlik belirtilerini azaltır.
Adet sancısı, doğum kontrol hapı kullananlarda daha az sıklıkla görülür.
Hap kullanan kadınlarda akne (sivilce) ve tüylenme daha az sıklıkla görülür.
Uzun süreli doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda rahim kanseri ve
yumurtalık kanseri çok daha az sıklıkla görülür.
Gebelik oluşma riskinin azalması, dış gebeliğin ortaya çıkma riskinin de azalmasını sağlar.
Yumurtlama süreci baskılandığından hap kullanan kadınlarda işlevsel yumurtalık kistleri de daha az görülür.
Hap kullanan kadınlarda fibrokistik meme sorunu daha az görülür.
Doğum kontrol hapları pelvik enfeksiyon gelişme riskini azaltır.
Hap kullanan kadınlarda kemik yoğunluğu daha yavaş azalır.


Doğum Kontrol Haplarının Olumsuz Etkileri

Damar tıkanıklığı gelişme riskinin artması
Bulantı ve kusma
Hipertansiyon ortaya çıkması
Adet düzeni değişiklikleri
Adet kanamasının olmaması
Adet kanamasının azalması
Depresyonun ortaya çıkması
Libido (cinsel istek) azalması
Emzirme döneminde süt salgısı üzerine olan etkiler
Kilo alımı
Memelerde hassasiyet ortaya çıkması
Rahim ağzı yarası gelişimi
Vajinada mantar enfeksiyonu gelişimi
Yüz cildinde lekelenmenin ortaya çıkması
Sivilce (ve tüylenme) ortaya çıkması
Baş ağrısı ortaya çıkması
İlaç bırakıldıktan sonra gebe kalabilirliğin gecikmesi
Karaciğerde selim tabiatlı tümör oluşumu görülebilmektedir.


Mini Haplar

Bu haplar sadece progesteron içermektedir.Olumlu ve olumsuz yan etkileri kombine haplardaki gibidir. Östrojen içermediğinden, emziklilikte ve yaşlı kadınlarda kullanılmasının zararı yoktur. Yirmi sekiz günlük olan bu haplar bittiğinde ara verilmez hemen yeni pakete başlanır. Gebelikten koruma oranı %98.5 dur.

Rahim İçi Haplar (Spiral) (RİA)

Rahim içi araç (RİA) veya halk arasında bilinen adıyla spiral polietilen (plastik) yapıya sahip, rahim içine sığacak büyüklükte tasarlanmış T şeklinde bir alettir. Plastik gövdenin etrafına bakır tel sarılıdır. İplik RİA rahim içinden çıkarılmak istendiğinde ucundan tutulup çekilmek için takılma sonrası rahim ağzından 1-2 santimetre sarkacak şekilde kesilip bırakılır. RİA'lar röntgen filmlerinde görünülebilirliği sağlamak için baryum sülfat adı verilen bir kimyasal madde içerir.

RİA rahim içine yerleştirildiği andan itibaren burada yabancı bir madde olarak  algılanır ve bölgede iltihabi bir reaksiyon oluşturur. Bu iltihabi reaksiyon rahim içine ulaşan spermlerin etkisiz hale gelmesini sağlar ve gebelik önlenir. Yumurtlama süreci devam eder.

RİA'nın koruyuculuğu takıldığı anda başlar ve çıkarıldığında kısa sürede biter. Bazı RİA'larda bakır yerine progesteron hormonu eklenmiştir. Progesteron hormonu içerikli RİA bakırlı RİA'nın adet kanaması miktarını ve adet sancısını artırıcı yan etkilerini gidermek için tasarlanmıştır. Ülkemizde bakırlı RİA'lar hormonlu olanlardan çok daha sık kullanılmaktadır.  Rahim boşluğuna yerleştirildikleri zaman gebeliği önleyici etki gösteren değişik biçimlerdeki küçük aletlerdir.Spiraller en az beş yıl süreyle gebelik oluşumundan korur. Koruma süresi içerdikleri bakır veya progesteron hormonunun zamanla tükenmesiyle ilgilidir. Spiralin uygulanmasından sonra ilk üç veya dördüncü ayda kanama ya da kanama miktarında fazlalık olursa sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Rahim içi araç, kadının gebe olmadığı kesin olarak biliniyorsa adet kanamasının olduğu günlerde uygulanır. RİA düşükten, kürtajdan veya doğumdan hemen sonra uygulanabilir. Çıkarıldığında tekrar gebe kalınılabilir (Rahim dışına çıkıp vücutta dolaşmaz,baş ağrısı yapmaz, kansere neden olmaz, zayıflama yapmaz, sinir yapmaz) RİA’ların koruma oranı oldukça yüksektir.

Aplikatör tüp içinde bulunan spiral rahim, ağzından geçirilerek rahim içine yerleştirilir ve rahimin tepe noktasına deyinceye kadar ittirilir.

Ria'nın Kimlere Uygulanması Sakıncalıdır?Genital enfeksiyon geçirme açısından yüksek risk altında olan kadınlarda uygulanmaz. Gebelik şüphesi olan kadınlarda kullanılamaz.
AIDS, uyuşturucu kullanımı ve kortizon tedavisi gibi vücut direncini düşüren durumlarda RİA uygulanmaz.


Normal dışı kanaması olan kadınlarda neden belirlenip tedavi edildikten sonra RİA uygulanabilir. Herhangi bir nedenle antikoagulan (kan pıhtılaşmasını azaltıcı) ilaç kullanan kadınlar bakırlı RİA kullanamaz. Bu durumlarda adet kanaması miktarını azaltan hormonlu RİA'lar kullanılabilir. Rahim miyomları olan kadınlar arasından miyomları rahim iç tabakasının şeklini bozacak nitelikte olan kadınlara RİA uygulanması önerilmez. Bakıra allerjisi olduğu bilinen veya çok ender görülen bakır metabolizması bozukluğu (Wilson Hastalığı) olan kadınlar RİA kullanamazlar. Muayenede rahimin çok ufak veya çok büyük olduğunun belirlenmesi RİA kullanımına engel teşkil edebilir.

Diyafram

Ülkemizde kullanımı az olan diyafram yarım küre biçiminde kauçuktan yapılmış bir araçtır. Rahim ağzını kapatır ve spermlerin buraya geçmesini engelleyerek olası bir hamileliği önler. Ancak diyafram sperm öldürücü bir krem veya fitille kullanıldığında etkilidir. Diyafram cinsel temastan altı saat sonra çıkarılmalıdır. Koruyuculuk oranı diğer yöntemlere göre daha düşüktür.

Deri Altı Kapsülleri (Norplant)

Kolda cilt altına yerleştirilir. Cinsel yaşantıyı olumsuz yönde etkilemez. Her yaştaki kadına uygulanabilir. Adet sancılarını, kansızlığı ve kanser riskini önemli ölçüde azaltan olumlu etkileri vardır. Bunun yanı sıra sivilce oluşumu, bulantı, kilo alma veya kilo verme, baş dönmesi, kıllanma gibi olumsuz etkileri vardır.

Kimler Norplant Kullanamaz?

Karaciğer bozukluğu olan kadınlar,
Kalp krizi ya da beyin damarlarında tıkanıklık geçirmiş kadınlar,
Daha önceden damar rahatsızlığı geçirmiş olan kadınlar,
Adet kanaması dışında düzensiz kanamaları olan kadınlar kullanamaz


Koruyucu Enjeksiyonlar

Dünya üzerinde yaklaşık 30 yıldır kullanımda olan doğum koruyucu iğneler üçer aylık ve birer aylık enjeksiyon şeklinde uygulanmak üzere iki ayrı şekilde bulunur ve ülkemizde ikisi de mevcuttur. Bu iki yöntem de güvenilirlikleri doğum kontrol hapları ve tüplerin bağlanmasıyla karşılaştırılacak kadar yüksektir ve aynen doğum kontrol hapları kullanımında olduğu gibi geri dönüşümlü olan korunma yöntemleridir. Üç aylık enjeksiyonlar içlerinde vücutta doğal bulunan progesteron hormonunun medroksiprogesteron asetat adlı sentetik depo türevini içerirlerken aylık enjeksiyonlarda progesterona ek olarak östrojen de bulunur. Üç aylık iğneler on ikişer haftalık aralıklarla, aylık iğneler ise dörder haftalık aralıklarla kalçadan veya koldan kas içine enjekte edilerek uygulanırlar.

Aylık iğnelerde bir enjeksiyondan diğerine geçen süre en fazla 33 gün, en az 23 gün olmalıdır. Aylık iğneler arası süre 23 günden daha az olduğunda adet düzensizliği ortaya çıkabilmektedir. Bir enjeksiyondan diğerine geçen süre yukarıdaki süreleri aştığında yeni uygulama gebelik testi sonrası gerçekleştirilmelidir. Koruyucu enjeksiyonlar overyumlarda oluşacak olan yumurtlamayı durdurarak etkisini gösterir. Üç aylık iğneler ovulasyon (yumurtlama) sürecini devre dışı bırakarak etki ederlerken, aylık iğnelere ek olarak bulunan östrojen ovulasyonu, devre dışı bırakmaya katkısı yanında düzenli olarak adet görülmesini sağlar. Koruyucu enjeksiyonların adet kanaması değişiklikleri,kilo ve psikolojik değişiklikler gibi yan etkileri olabilir. Doğum, kontrol iğnelerinin ayrıca; sancılı adet görmeyi engelleme, adet öncesi gerginliğini azaltma, yumurtlama sancısını azaltma, anemi riskini azaltma,miyoma bağlı kanamalarda azalma,yumurtalık kisti görülme sıklığının azalması, epilepsi hastalığı olanlarda nöbet sıklığını azaltıcı,endometrium ve yumurtalık kanserinden koruma gibi etkileri de bulunmaktadır.

Prezervatif ( Kaput-Kondom)

Kadın Kondomu: Kadının kullandığı ince poliüretandan yapılmış esnek bir kılıftır.Cinsel ilişkiden önce hazneye yerleştirilir. İlişki sırasında meni ve içindeki erkek tohum hücrelerini hazneye dökülmesini engeller, gebelikten, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korur. 

Erkek Kondomu: Erkekler tarafından kullanılan bir çeşit kauçuktan yapılan esnek kılıftır. Cinsel ilişki sırasında erkekten atılan meni ve içindeki tohum hücrelerinin hazneye dökülmesini önlemektedir. Hem gebelikten hem de cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korumaktadır. Kadının rahim ağzı kanserine yakalanma riskini azaltmaktadır. Her ilişkide yeni bir kondom kullanılmalıdır. Prezervatif kullanımında şunlar yapılmalıdır; Şüpheli kişilerle ilişkiye girmekten kaçınılmalıdır ya da prezervatif kullanılmalıdır.Prezervatif bir kez kullanılmalı, ilişki sonrası çıkarıldıktan sonra imha edilmeli, eller sabunlu su ile yıkanmalıdır.

Köpüren Tablet ve Fitiller


Cinsel ilişkiden önce hazne içine yerleştirilir. Yerleştirdikten sonra etkisi azalmaya başladığından bu süre içinde ilişki gerçekleştirilmelidir. Jellerin özel uygulayıcısı vardır. Uygulayıcı doluncaya kadar içine krem veya jel sıkılır. Uygulayıcının ucu rahim ağzına kadar sokulur ve piston itilerek krem veya jel hazneye boşaltılır.

Sperm Öldürücüler
Spermlerin rahim ağzına ulaşmadan etkisiz hale getirilmeleri için hazneye uygulanan köpüren tablet, fitil, krem, jel ve köpük gibi kimyasal maddelerdir.


Kadın ve Erkekte Cerrahi Sterlizasyon (Tüplerin Bağlanması)
Kadında tüplerin bağlanması


Çiftlerin ortak kararı ile kadında yumurtayı taşıyan tüplerin (kordonların) gönüllü olarak bağlatılmasıdır.Kadın yumurta hücresiyle erkek tohum hücresi birleşemez ve gebelik oluşamaz. Geri dönüşü yoktur. Kadının cinsel hayatını ve adet düzenini olumsuz yönde etkilemez.

Erkekte tüplerin bağlanması:


Çiftlerin ortak kararı ile erkekte tohum kanallarının gönüllü olarak bağlatılmasıdır. Böylece erkek tohum hücresi meniye geçemez ve gebelik oluşmaz. Geri dönüşü yok denecek kadar azdır. Erkeğin cinsel isteğini, sertleşmesini, boşalmasını yani cinsel hayatını hiçbir şekilde olumsuz yönde etkilemez.

Etkisi Sınırlı Geleneksel Yöntemler
Takvim YöntemiBir kadının yumurtlaması iki adet dönemin ortasındadır. Yani yirmi sekiz günde bir adet gören kadının yumurtlaması on dört gün olur. Bünyeden bünyeye farklılık gösteren adet dönemi arası bazen otuz iki gün olabilir Yumurtanın ve spermlerin canlı kalmaları göz önüne alınarak on dört günün üç gün öncesi ve üç gün sonrası tehlikeli dönemdir. İşte bu dönemde cinsel ilişkide bulunulmasına takvim dönemi denir. Bu yöntem sıklıkla kullanılsa da çok emin değildir. Çünkü kadının adetlerinin son derece düzenli olması gerekir. Yumurtlamanın önce ya da sonra olması tehlikeli dönemin süresinin değişmesine neden olacağından istenmeyen gebelikler söz konusu olabilir.
Adet dönemlerinin uzunluğu çok değişkense ya da kişiler çok düzensiz adet görüyorsa bu yöntem uygun değildir. Mutlaka doktor kontrolü gerektirir.
Yumurtlama anı ayrıca, kadının sabah her kalktığında herhangi bir fiziksel bir aktivitede bulunmadan vücut sıcaklığını ölçmesi ya da her gün vajinadan gelen akıntının kıvam ve miktarını değerlendirmesiyle de saptanabilir.

Geri Çekme

Gebeliği önlemede bilinen en eski yöntemlerden biri olan geri çekmedir. Erkeğin ilişkisi sırasında cinsel organını meninin gelmesinden hemen önce hazneden geri çekmesi demektir. Çok iyi kontrol ve dikkat gerektirdiğinden güvenilir bir yöntem değildir.

Vajinal Yıkama (Lavaj)
Cinsel ilişkiden sonra haznenin yıkanmasıdır. Yıkama ile spermlerin hepsinin dışarı atılması ya da ölmesi beklenemez. Çünkü spermler, saniyelik bir hızla ilerler. Bu nedenle korunma değeri en az olan yöntemlerden biridir.


Spermisitler (Sperm Öldürücüler)
Bunlar kimi yasal içerikli krem ya da köpük tabletlerdir. Cinsel ilişkiden on,-on beş dakika önce konmalı ve ilişkiden en az altı saat sonra vajina yıkanmalıdır. Koruyuculuğu ve güvenirliği azdır. Etkisi sınırlı geleneksel yöntemler, sıkça tercih edilen ancak güvenirliği sınırlı olan yöntemlerdir .


Laktasyon ( Süt Yapımı – Emzirme )
Emzirmenin gebelikten koruyucu etkisi bebeğin emmesinin refleks yolla hipofiz bezinden yumurtlamayı baskılayıcı prolaktin hormonu salgısını artırmasından kaynaklanır Emzirme doğumdan sonra ovulasyonu bir süre geciktirerek doğurganlığı azaltmaktadır. Doğumdan sonra bebeklerini, çok az emzirebilen kadınların büyük bir bölümü ilk dört ay içinde adet görürken, uzun süre emzirenler ise ilk altı ay içinde adet görmektedir. Doğumdan sonra kadınların %50’ sinde adet görmeden ovulasyon olduğu kabul edilmektedir.Bu da doğumdan hemen sonra istenmeyen gebelik için etkili aile planlama yönteminin uygulanması gerektiğini göstermektedir. Bir toplumda emzirme süresi genel olarak uzun sürdürülüyorsa o toplumun kadınlarında doğum sonu amenore (adet görmeme) süresi de uzundur. Bu nedenle, emzirmeye toplumsal açıdan bakıldığında gebeliği önleyici bir etkisi görülmektedir ancak bu özellik bir aile planlama yöntemi değildir çünkü emziren bir kadında adetin ne zaman başlayacağı bilinemez.
Bilinen tek şey emzirmenin sık ve uzun süreli olması doğum sonrası doğum sonu amenoreyi uzatmakta ve ovulasyonu da aynı yönde etkilemektedir. Ülkemizde emzirme doğal olarak kırsal kesimde fazladır. Eğitimin etkisiyle de şehir yaşamında da artma gözlenmektedir. Bebeğin emzirilmesi anne ve çocuk sağlığı açısından son derece önemlidir. Doğum yapan bir anne doğum sonrası adet görmese bile ovulasyon olacağını ve aile planlaması yapmazsa yeniden gebe kalınabileceğini öğrenmelidir.
 

Bumerang - Yazarkafe