19 Ağustos 2011 Cuma

İlk saç traşı

Ada kel bir bebekti. Yaklaşık iki yaşına kadar da kafasında saç yerine sarı tüyler vardı. Karı koca saçlarının uzayacağı günleri dört gözle bekler olmuştuk. Saçlarım çok sağlıklı ve çok gürdür. Baba da öyle. İkimiz de dalgalı saçlıyız ve Ada'nın düz sarı tüylerle kaplı kafa derisine pek anlam veremiyorduk. Sonra birden uzamaya başladı saçlar. Bir başladı pir başladı. Kıvırcıktı beklediğimiz gibi. Yukarı doğru uzadığından şekil itibariyle rahatsız edici uzunlukta görünmese de; yıkandığı zamanlarda omuzlarına kadar gelmeye başladılar. Ada artık iyiden iyiye rahatsız olmaya başladı. Malum; yaz sıcağı! Ensesi yanıyor. Kesmekten başka çare yok!

Daha önce arkadaş çocuklarından deneyimlediğim kadarıyla ilk kuaför feci bir şey!  Eşime anlatıyorum, hafiften korkuyoruz! Saç işine hiç mi girmeseydik acaba telaşındayız. Ufaktan ısındırma çalışmalarına başlıyoruz; "Ada saçlarını biraz keselim mi, çok uzadılar?" Cevap tabii ki "Ayıl!" E bunu bekliyorduk zaten sorun değil, sorun nasıl bir yol izleyebileceğimiz...

Kuaförden vazgeçiyoruz. Traş makinesi araştırmaya başlıyoruz, araştırmalar sonucunda çocuklar için olan bir model buluyoruz. Sonrasında iş Ada'yı ikna etmeye kalıyor.

- Ada neden saçlarını kesmek istemiyorsun
- şünkü acıy!

Sorun ortaya çıkınca çözümü bulmaya bir adım daha yaklaşıyoruz.

-Saç kesmek tırnak kesmek gibi bir şey aslında; kesiyorsun, uzuyor, kesiyorsun, uzuyor, hiç acımıyor...

Baba üzerinde deniyoruz önce; "bak gördün mü hiç acımadı" Sonra kolunu uzatıyor oraya sürüyoruz; ikna oluyor. "evet acımıyoy!" İkna olmuşken hemen ortamı hazırlıyoruz; bir kayu CDsi, iş bitince kullanılmak üzere sevdiği bir ödül (meyve suyu oldu bizde bu) ve kendi sandalyesi. Gergin bakışlarla izliyor çizgi filmini, arada dönüp düşen saçlarına bakıyor "kıbıycıkyayım ditti" "gitmedi bebeğim, alıp saklayacağım ben onları" ikna olsun diye evdeki en güzel süs tabağını alıp yere düşen her saç telini topluyorum, memnun oluyor. 



Saçlar gittikten sonra surattan giden bebek ifadesine bakıp şaşırıyoruz; oğlumuz adam olmuş! En çok şaşırdığımızsa başarabilmiş olmamız. Gözyaşı yok, kriz yok, işi yarıda bıraktırmak yok!  Bundan sonraki traşlarını berberde bile olabilir kıvama geldi. 

En güzeli de yeni saçlarını çok beğendi. 


Olur mu, olmaz mı, becerebilir miyiz demeyin; saç kesme makineleri çok kullanışlı şeyler. Üzerindeki sayıları kullanarak saç boyunu ayarlayabiliyorsun; Ada'nın saçları 3 numara mesela... İstediğin uzunlukta kesebiliyorsun; aynı noktadan iki üç kez geçsen bile kesilen saçlar aynı uzunlukta kalıyor. 


Çocuklar için vücutlarındaki herhangi bir şeyden ayrılmak gerçekten çok zor, tırnak, saç, kaka... Ne olursa olsun akıllıca davranmak gerekiyor. 


Krizsiz günler diliyorum.
Bumerang - Yazarkafe