19 Eylül 2011 Pazartesi

Üstün Yetenekli ya da parlak çocuk!

Ada'nın küçücük yaşlarından beri, zekasıyla ilgili olumlu yorumlar duyarız. Her anne baba gibi biz de "ehi ehi" şeklinde "aman da ne zeki evladımız var yaraabbiim" diye mutlu olur fakat çok da üzerinde durmayız, ben "aman da maşallah çok zeki bu çocuk" söylemlerine konu olan olayların biraz da Ada'ya öğretilenler ve onun ilgi alanları ile alakalı olduğunu düşündüm her zaman. Hafızasının kuvvetli olduğunu ise çok önceden beri kabullenmiş durumdayım. Doktorumuz ve Ada'yı gören pedagogların bu konudaki tutturmalarının sebeplerini kısaca özetlemek gerekirse;

Ada 3-4 ay civarında doktorunun elindeki aletleri çekip almaya başladı; doktoru "Algıları çok açık, parlak bir zekaya sahip olabilir" dedi, ben bütün gün "al annem- ver annem" diye oyun oynamamıza bağladım bunları.

5 ay civarı konuşmaya başladı; "baba, dede,hadi, yok, gel, git " gibi kelimeleri ifade edebiliyordu. Doktoru "erken konuşma parlak zeka belirtisidir" dedi, ben sürekli Ada ile konuşmama ve daha o yaşta iken kitap okumaya başlamış olmama bağladım bunu.

6 Aylıkken istediği şeyi parmağıyla göstermeye ve "meh" diyerek istediğini belli etmeye istemedikleri için ise yüzünü buruşturup "yok" demeye başladığında doktoru "parlak zeka" ibaresini koymayı uygun gördü Ada'nın takip sayfasına.

8 aylıkken kelimeleri birleştirmeye başladı. "bu veğ" su ver demekti mesela. Sahiplenme güdüsüne de kavuşmuştu; oyuncaklarını almak için uzandığımızda "meneemm" diye çığlık atıyordu; azeri oğlan diye eğleniyorduk o dönemlerde. 

11 aylıkken 2 kelimeli cümlelere geçti; dede yok, baba gel, ce-e yap. Bunun üzerine doktorumuz mutlaka bir pedagog ile görüşmemizi önerdi. Bir yaş doğum gününde 3 kelimeyi düzgün ve bilinçli söyleyebilir olması normal kabul ediliyordu ona göre; bize göreyse bizim oğlan sadece biraz gevezeydi.

18 Aylıkken ilk kez pedagog görüşünü aldık; "ince motor, sosyal zeka, duygusal zeka ve  dil gelişimi ileride" şeklinde bir yorumdu bu. Ayrıca ellerini çok iyi kullanabiliyor olması da önemliydi. (Tornavida kullanarak vida çevirebiliyordu örneğin)
Yapabileceklerimizin ne olduğunu bilmiyorduk, eğer gerçekten parlak bir çocuksa yapılması gereken bir şey var mı onu da bilmiyorduk. Bir şey yapmadık biz de.

Doktorunun son görüşünde; Ada artık sayıları tanıyor, basit toplama-çıkartma işlemlerini yapabiliyor, bir kaç kelimeyi okuyabiliyor,harfleri tanıyor, kelimelerin hangi harfle başladığını ayırd edebiliyor, bazı rakamları ve geometrik şekilleri çizebiliyor (doktoruna göre yazabiliyor), logoları yardımı ile bir çok markayı tanıyor, mantık yürütebiliyor (sorduğu 6-7 soru sonrasında bu karara vardı doktoru) ve çözüm üretebiliyordu. "Artık şüphem kalmadı, mutlaka üzerinde durulması gerekiyor" diyerek bizi bir kaç yere yönlendirdi fakat 6 yaşından önce herhangi bir şey yapılabilmesi pek mümkün değildi. "Takipçisi olun, ben mutlaka olacağım" diyerek bizi gönderdi. Bunun üzerine ben de artık araştırmak gerektiğini düşünmeye başladım. Şu sıralar yoğun bir şekilde araştırıyorum ve sonuçları bu çıkmazdaki diğer annelerle (çıkmazda olduklarını biliyorum zira 2 arkadaşım da benimle aynı noktada takılıp kalmış durumda) paylaşmak isterim.


Nedir bu parlak çocuk olayı?



Parlak çocuk ve Üstün çocuk arasındaki farklar bunlarmış; çocuğunuzun hangisi olduğuna yapılan bir test karar veriyor; Wisc R test 6-16 yaş aralığındaki çocuklara uygulanıyor;
  
Wisc R test puanlarıaşağıdaki gibidir
100-110-normal
111-119-yüksek
120-129-üstün
130-yukarısı-çok üstün
80-89-sınır
70-79-zihinsel özürlü

Daha erken yaşta test yaptırmak isterseniz (ki bu hiç işinize yaramayacak bence zira 6 yaştan önce yönelebileceğiniz bir kurum yok) Stanford- Binet Zeka Ölçeği testini yaptırabilirmişsiniz. (6 Yaşından itibaren Wisc R testi sonuçlarına göre Bilsem okullarından yardım alabiliyorsunuz.)

Okul Öncesi Çağda Üstün Yetenekli Çocukların Belirlenmesi; 

Öğretmen ve aileler için üstün yetenekliliğin en erken belirtilerinden bazıları şöyle sıralanabilir;

Bebeklikte olağan üstü hareketlilik
Uzun dikkat süresi
Anne-baba veya bakan kişiyi erken tanıma ve gülme
Ses, ağrı ve acıya karşı aşırı reaksiyon
Gelişimsel dönüm noktalarına (yürüme, konuşma v.b.) hızlı ilerleme
Olağanüstü hafıza
Hızlı öğrenme ve bundan hoşlanma
Erken ve kapsamlı dil gelişimi
Kitaplara karşı aşırı ilgi
Merak
Şakadan anlama yeteneği
Soyut muhakeme ve problem çözme becerileri
Canlı hayal gücü
Duyarlılık ve sevecenlik
Sürekli soru sorma
Arkadaşları ile oynarken lider olma 


(Renzulli 1986, Freeman 1986, MorelockH. Elif DAĞLIOĞLU 1992, Dağlıoğlu 1995, Metin 1999)





Bumerang - Yazarkafe