Her "Bebek" doğduğunda bir "Anne" doğar.

Bu Blogda Ara

Bloga Üye Ol

Beylikdüzü Mekanları

Işığını Takip Edenler

Beylikdüzü Anaokulu

Bumerang - Yazarkafe

Mayıs 12, 2012

Gebelikte Yatak İstirahati


Son bir ayı yatarak geçirdiğimden 14-18 hafta arasını yazamadım zira geçirdiğim yoğun kanama sebebiyle oturmayı bile yasaklamıştı doktorum. Yine moralsiz, dibe vurmuş bir şekilde ikili kanepedeki göçebe yaşantıma döndüm yani. Bir yanımda dergi ve kitap yığını, bir yanımda lap-topum, okuyacak, izleyecek bir şeyler arayarak vakit geçirdim... Bu uzunca dinlenme süreleri doğum sonrası için oldukça işime yarayacak biliyorum ve Allahın bir hikmeti olarak görmeye çalışıyorum ancak minicik bir can taşırken o kadar rahat olamıyor insanın içi. Sürekli  endişe duyuyorum onunla ilgili. Ya bir şey olduysa, ya bir şey olursa korkusundan ne okuduklarımdan ne izlediklerimden bir şey anlayabiliyorum.

Dışarıda kaçırdığım baharın, artık benim yatay vaziyetime iyice alışmış ve artık benden taleplerini iyice azaltmış Ada'mla birlikte yapabileceklerimizi yapamamanın, Sınır Tanımayan Ebeveynleri yalnız bırakmış olmanın üzüntüsü de ayrı baskı oluşturuyor üzerimde.

Psikolojik olarak rahatlamak  kanama sürecinde çok zordu. Diğer sıkıntılar bir şekilde tolere edilebilse de bebeğime bir şey olacak mı korkusu yakamı bir türlü bırakmıyor ve boğazımı sıkan eller bir türlü gevşemiyordu. Dilek Hanım'ın (doktorum) önerisiyle gebeliğimin bu şekilde geçeceğine kendimi ikna etmiş  ve oturma pozisyonu bile alamadan yaşayıp giderken bana mucize gibi gelen bir şey oldu; 17. haftada kanama kesildi. Birdenbire. Başladığı gibi bitti.

Herşey geçti diye düşündüm başlangıçta ama durumumun bu kadar rahatlamaya ve kendimi yeniden sokaklara atmaya elvermeyeceğini söyledi Dilek Hanım. Bir süre daha yatacağım ancak oturmak bile yasak şeklindeki maddeyi listeden sildik. Bekleyerek ve dikkat ederek alanı genişletme çalışmaları yapacağız sonra, şöyle ki; bir hafta kanama olmazsa evde dolaşmaya başlayabileceğim, sonra bir hafta daha kanama olmazsa haftada bir sokağa çıkabileceğim vs. vs.

Bu kadarı bile öyle iyi geldi ki anlatamam.

13-18 Haftalarımız nasıl geçti hiç bir fikrim yok. Dolayısıyla gebeliğin bu dönemi hakkında pek bir şey yazamayacağım, benim için gün boyu ya uyumayı ya da ağlamayı ifade ediyor bu haftalar çünkü.

Neyse ki artık yatay zorunluluktan kurtulduk. Oturmak bile daha iyi hissettirmeye başladı, tabii kanama olmayışı inanılmaz rahatlatıyor kafamı ve en güzeli de minik tekmeler. Deniz yaklaşık iki haftadır minik minik tekmeler atıyor karnıma. İyi olduğunun işareti olan bu tekmelerle günlerim daha güzel geçiyor.

Bu arada minik bir kız olduğunu öğrendik Deniz'in. Benim için oldukça şaşırtıcı oldu çünkü ikinci oğlumu beklediğime inanıyordum ben tüm o süreler boyunca. Gerçi Deniz çok kıymet verdiği göbek kordonuna sarılmış durumda yattığından cinsiyet tahmini zorluyor Dilek Hanım'ı. Yuzde doksan kız olduğunu son üç usg kontrolu sonrasında söylese de ben hala "acaba kesin mi?" diye düşünmeden edemiyorum. Henüz minik kızımıza bir şey alamadık bu yüzden. Detaylı usg sonrası cinsiyeti konusunda kesin yargıya varabileceğimizi düşünüyorum.

13+ Haftada ikili testimizi yaptırdık, sonuçlarımız temiz çıktı.

19. Haftada tam kan tahlili yaptıracağız.

Deniz 19 haftalık olmak üzere. 5. aya 1.5 hafta kaldı. Zaman benim için bazen hiç geçmiyor gibi görünse de görünen o ki Deniz için çok da hızlı geçmiş. Çabucak 5 aylık oldu. Umarım bundan sonrası güzel geçer ve tadını çıkartabilirim gebeliğimin. Herşey yolunda gider ve Deniz için hazırlık yapamayacağım için ve Ada ile ilgilenemediğim için üzülmekten kurtulurum bir an evvel. 

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Fikrinizi paylaşın