29 Ekim 2013 Salı

Anneliğin Kitabı

Anne oldum olalı hemen herkes bir takım kurallardan bahsedip duruyor. "Anne dediğin topuklu giymez", "Anne dediğin saçını kırmızıya boyatmaz","aaa iki çocuk annesi olmuşsun hala böyle şeyler dinliyorsun" bilmem ne diye beynimin etini yiyorlar, iyi madem bulayım şu kitabı okuyayım da kaidesi kuralı neymiş öğreneyim dedim, hatta bir ara neden doğumda bana vermediler bu kitabı herkese vermişler belli ki diye kendi kendime gıcık bile oldum (ki ben evlenirken nikah memurunun bana döpiyes ve inci kolye verip saçımı topuz yapmayı öğreteceğini ve gün yapabileceğim birkaç kişiyle tanıştıracağını da zannetmiştim, zerre akıllanmamışım o zamandan bu zamana)

Araştırdım, araştırdım bulamadım, yazılı kaynak değil belli ki bu anneliğin kitabı, ben de üşenmedim 3984829 TT ye sordum (artık herkes TTnin tombul teyze, ÇBnin de çırpı bacak olduğunu biliyor sanırım); "Sevgili TT, sence mükemmel anne nasıl olunur?"

İşte derlenmiş cevapları;

1- Çocuğun ağzına her fırsat bulduğunda yiyecek sokuşturacaksın. Yer, zaman fark etmez, çocuğu punduna getirdin mi sokacaksın kaşığı ağzına. (anne dediğin her daim elinde çorba kasesi ile gezer)

2- Hava 20 derece olabilir, asfaltta yumurta pişebilir ama çocuğun ayağından çoraplar çıkmaz. Sandalet giydirme demiyorum, hobi olarak yine giydir ama içinde çorabı olacak.

3- Çocuğu parka götüreceksen, sırtına yeleği geçir yel girmesin evladım, yel girerse hasta olur. Sırtına yeleği geçir, sonra koşma terlersin diye yırt kendini, neymiş o bankta oturup kitap okumalar falan, anne dediğin çocuğunun peşinde koşar.

4- Çocuk bu terler, yedek atleti yanından ayırmayacaksın, parkın ortası, milletin ortası demeyeceksin çocuğu bağırttıra bağırttıra soyacaksın, üstünü değiştireceksin ki allah muhafaza, hasta masta olmasın.

5- Yedek atlet bittiyse yedek havlu sok çocuğum.

6- Sokma çocuğu o kumlara kedi köpek işiyor hep. Ay kime diyorum, donuna kadar doldurdu çocuk kumları. Ay anne dediğin az titiz olur evladım.

7- Çocuk dediğin asla yeterli kiloda olmaz, asla yeteri kadar giydirilmiş olmaz. Bunları aklında tut evladım. Yaz olsun, kış olsun çocuğa dondurma verme boğazları şişer. Deniz kenarında gezdirme yel girer. Zaturre olur hafazanallah. (evlerden ırak çocuğum) Anne dediğin çocuğu hasta etmez. Gerekirse kendi olur.

8- Çocuğa her daim gerizekalı muamelesi yap, ben çocuk hakkındaki soruları sana soracağım, sen cevap vereceksin, beni tüyü bilmemiş sabiyle muhatap etme. Hem zaten ne bilir parmak kadar çocuk adını yaşını falan. Anne dediğin çocuğunu yormaz, onun yapması gereken ne varsa kendi yapar, o büyüyünce yapacak zaten. Bıktırma çocuğu evladım.

9- Ağlarsa tep çikolatayı şekeri ağzına susar. Biz hep böyle büyüttük bunları. Bak hala cebimde akide şekeri var, vereyim mi? Yer mi?

10- Emiyor mu bu? Ay kesin senin sütün de yoktur. Bir annenin asla bebeğini doyuracak kadar sütü olmaz. Olamaz. Sen bu sabiye akşam yatmadan evvel pirinç unundan muhallebi yap, gece acından kalkıyordur o, tok çocuk uyur. Açtır o aç.

11- Çocuğa robot muamelesi yap, komut manyağı yap çocuğu. "öpsene evladım teyzenin elini" (şimdiki gençlerde hiç utanma yok çocuğum, öyyle bakar suratına sen söylemezsen! -ne genci teyze 4.5 yaşında daha o -ağaç yaşken eğilir çocuğum şimdiden vericeksin ki sonra alabilesin) Anne dediğin hep düşünür bunları!

12- "Uslu dur evladım iğne yaparım sana!" Arada bunları böyle korkutacaksın ki söze izana gelsinler kurtlu gibi kıvranmasınlar. Anne dediğin kaşını bir devirdi mi çocuk hazır ola geçer.

Buyrun size sevabına bir düzine kural, iyi ezberleyin, ttsiz hava sahasına kavuşana kadar her gün sınav var...












Bumerang - Yazarkafe