18 Kasım 2013 Pazartesi

Çocuk doktoru neden önemlidir?

Ada doğduğunda çocuk doktoru konusunda kafamız biraz karışıktı. İyi bir doktor bulup rutin kontrol altına girmek mi yoksa iyi bir hastane bulup ihtiyaç duydukça oraya götürmek mi daha doğru olur bilemiyorduk. Minik bir bebeği bir hastalığı yokken mikrop dolu bir ortama sokmak çok mantıklı görünmese de içgüdülerimizi dinledik ve iyi bir doktor bulup düzenli olarak götürmeye başladık Ada'yı ve çok şükür rutin kontroller dışında gitmemizi gerektirecek bir durum olmadı. Kararımızın doğruluğunu teyit edebilecek bir durum gelişmedi yıllarca, ancak biz Deniz doğduğunda da aynı şekilde devam etmekte kararlıydık.

Deniz üç aylıkken, bir gün çok zor nefes aldığını fark ettim. Ateş, öksürük, herhangi bir bulgu yoktu. Doktorumuz artık karşı yakadaydı ve biz böyle acil durumlar için de bir çocuk doktoru edinmiştik onun önerisiyle. Hemen acil durum doktorumuza gittik, antibiyotik de dahil olmak üzere bir torba ilaç yazdı ve akşam üzerine doğru durumun ağırlaşabileceğini, yatış vereceğini söyledi. Darmadağın olmuş şekilde odasından çıkıp doktorumuzu aradım, yatışa gerek görmediğini, ilaçlar için Deniz'i görmeden birşey söyleyemeyeceğini ancak şehir dışında olduğu için ancak üç dört gün sonra görebileceğini söyledi ve prematüre bebeklerde öksürük tablosunun çok hızlı ilerlediğiyle ilgili bir sürü bilgi verip içimi rahatlattıktan sonra telefonu kapattı. Bu süre içinde ilaçlarımızı kullandık ve doktorumuz döndüğü gün muayenehanesinde soluğu aldık. Deniz'i detaylıca muayene ettikten sonra bronşiolit atlattığını, aslında bu tabloda antibiyotiğe yer olmadığını ancak görmediği bir durum için telefondan bu kararı veremediği için engelleyemediğini söyledi. 

Çocuğumu tanıyordu, gebelik ve doğum hikayesine hakimdi, engel olmasa üç aylık kızımı hastaneye yatıracak ve kimbilir kaç kez kan alınmasına, canının yakılmasına göz yummak zorunda kalacaktım. Bunları düşününce boş yere antibiyotik kullanmış olmayı çok önemsemedim.

Benzer bir durumu da geçtiğimiz hafta yaşadık. Ada da Deniz de yoğun bir şekilde öksürüyor ve ara sıra ateşleniyordu. İki gün süren durum sonrası doktorumuzdan randevu almayı denedim ancak tek boş günü dört gün sonra olunca başka bir doktora gösterip tablonun ciddiyetine göre götürelim dedik.

Çocukları muayene eden doktor ikisinin de birşeyi olmadığını söyledi. Özellikle Deniz ile ilgili prematüre oluşu, daha önce iki kez bronsiolit atlatmış oluşu açıklamalarımı kafa sallayarak dinleyip "hiç bişeyi yok annesi merak etme" diyerek bizi gönderdi. 

Gece yarısı çağrımıza dönen doktorumuza durumu telefonda uzun uzun anlatınca Ada'nın teşhisini hemen koydu, geniz akıntısı vardı muhtemelen ve burnunu açık tutup en kısa zamanda kendisine götürmeliydik. Deniz'in bronşioliti yenilemiş olabilirdi. Soluk alımını kolaylaştıracak birşeyler yapılmalıydı. 

Bulabildiğimiz ilk boş saatinde ikisini de gördü, Ada üsye Deniz bronşit olmuştu. Ada'ya burnunu açık tutacak Deniz'e solunumu kolaylaştıracak ilaç yazdı.

Eğer Ada'yı 4,5 yıldır tanıyor olmasa, Ada onunla konuşurken genizden konuştuğunu ve sinüslerinin son derece tıkalı olduğunu fark edebilir miydi? Zannetmiyorum, çünkü sinüslerinin tıkalı olduğunu ve bu sebeple geniz akıntısı yüzünden boğazının tahriş olmuş olabileceğini söylediğim doktor, boğazında birşey yok demişti. Deniz'in tüm hikayesini biliyor olmasa, öksürüğünün nelere yol açabileceğini telefonda bile teşhis edebilir miydi?

Doktor önemli. Çocuk doktoru çok daha önemli. Gerçek canımız onlara emanet ettiklerimiz çünkü. Şu an rutin kontroller konusunda çok doğru bir karar verdiğimizi görebiliyorum. Ada'nın yaşamına 40.gününden, Deniz'in yaşamına anne karnından itibaren vakıf olması, çocuklarımızı bu kadar net ve iyi tanıyor olması, bizi inanılmaz güvende hissettiriyor. 

Şanslıyız sanırım. 


Bumerang - Yazarkafe