28 Ekim 2010 Perşembe

Çocuk Yetiştirmede Cezanın Rolü

 "Pek çok çocuk üzerinde cezanın hiç bir caydırıcı etkisi yoktur" diye başlıyor kitapta ceza konusu... 

Pek çok çocuk mu? Bence hiç biri üzerinde caydırıcı bir etkisi yok. Çevremde gördüğüm tüm çocuklar için açık ve net söyleyebilirim ki; ceza sadece çocuğu yalan ve saklı gizli iş yapmaya itiyor. Çocuğa yakalanmadığı sürece sorun olmadığını öğretiyor - ki ben bunu henüz 19 aylık olmasına karşın oğlumda da deneyimledim. Yapmasına izin verilmeyen ve yaptığında oyun parkına gitmekle cezalandırıldığı ne varsa; bizim onu görmediğimizi düşündüğü anlarda el çabukluğu ile onu yapmaya çalışıyordu... 

Ne çok kitabım karalandı, yırtıldı bu şekilde. Biz de ceza işini bıraktık. Öyle kitaplardaki gibi köşeye sandalye koy, yaşı kadar orada tut masallarıyla olmayacak demekti. Biz de zorlamadık. Şimdi kitaplarım sehpanın üzerinde koyduğum gibi duruyor; çünkü gözetimimde oynamasına izin veriyorum, hatta birlikte bakıyoruz. Bazen de ben kendi kitabımı okurken o da yanıma uzanıp kendi kitabını okuyor. Çizgi işinin sadece kağıtlara yapılacağını da öğrettik; uzanabileceği rafa boş A4 kağıtları yerleştirdik; olay çözüldü.

Cezanın etkisi çok kısa süreli ve geçicidir.
Korku ve baskı sonucu değişim kısa süreli olur. 
Cezası biten çocuk "cezasını çekmiş"tir. Ödeşmiştir ve artık özgürdür.
Ceza çocukta istenen kalıcı değişimin oluşmasında etkisizdir çünkü kendi davranışlarının sorumluluğunu almasını engeller.
Ceza olumsuz tepki ortaya çıkarır. 
Korku, kaçma ve kavga etme gibi birincil duyguları harekete geçirir. 
Yetişkinle çocuğu iki hısım yapar. 
Ceza alan çocuk ya sınırlarını zorlar ya da zamanla gerçekten kötü olduğunu düşünmeye başlayarak benlik saygısını yitirir.

Cezalandırmadan cezalandırmanın tek yolu; kişinin kendini cezalandırmasına izin vermektir. "Pişmanlıkları yaptıklarından daha büyük olanları nasıl cezalandıracaksınız? (gibran)
Bumerang - Yazarkafe