22 Aralık 2010 Çarşamba

Çocuk odası nasıl olmalı?

Ada'ya hamile olduğumu öğrendiğimde eşimle bir karar almıştık, ihtiyacı olmadan hiçbir şey almayacaktık. Zaten toplumumuzda bebek doğmadan bir şey alınmaz diye bir inanış ve elimizde buna delicesine inanmış ebeveynler varken fazla seçeneğimiz de olmadı. Başlangıçta bebek odası satan mağazaları gezdik biz de her anne-baba adayı gibi. Odalar öylesine kalabalık ve büyüktü ki, gözümüz korktu.

Sonrasında sadeliğin en güzeli olduğuna karar verdik.

Beşik ve oto koltuğu dışında bir şey almadık.

Sonra lazım oldukça lazım olan şeyi alıp, ihtiyacımız bitince evden çıkarabildiklerimizi  evden, evden çıkartamadıklarımızı odadan çıkartmaya başladık. 

Ben zaten kalabalık eşya sevmem. Çocuk odasında da asla kullanılmayacak olan kocaman şeylere para vermektense çocuğun başka ihtiyaçlarını karşılamak daha mantıklı geldi. Zaten ilk bir kaç ay bizimle yatacağından o kocaman oda takımı boşu boşuna alınmış olacaktı. Sonrasında odasında emeklemek, oynamak ve koşturmak için boş alanı kalması için odadan parçaları başka odalara taşımak zorunda kalacaktık (başkalarının tecrübelerini tecrübe bellemek) En nihayetinde de doğru düzgün kullanılamadan paramparça olmuş eşyalara dünyanın parasını dökmüş olacaktık.

Öncelikle beşiğini alıp odamıza koyduk. İlk günlerde bolca tulumu olacağı için bir de şifoniyer aldık yanına. Oda eşyası olarak başka bir şeye ihtiyacı olmadı. Kendi odasına geçtiğinde de şifoniyer gardıropla değiştirdik. Büyüdükçe ihtiyacı kalmayan eşyaları çıkartıp ihtiyaç duyduğu şeyleri eklemeyi planlıyoruz. Şu an oyuncak dolabı dışında ihtiyaç duyduğu bir parça olmadı. 

Çocuk doktorumuz, aşırı renkli ve aşırı kalabalık çocuk odalarının fazla uyaran içerdiğinden çocuğu rahatsız ettiğini, uykusuzluğa hatta ileri dönemde dikkat dağınıklığına bile sebep olabileceğini söylediğinden aşırı doldurulmuş ve renklendirilmiş bir oda dekorasyonu da yapmadık.

Sadelik en güzeli.


Bumerang - Yazarkafe