27 Haziran 2013 Perşembe

Gebe Zulmü

Genel itibarıyle, normal insanın gebeye zulmüne alışkın olan bünyemi şaşkınlığa uğratan bir gebe zulmü yaşadık yaklaşık bir ay kadar önce. O gün yazacaktım ancak fırsat olmadı. Hayatı normalleştirme çabaları kapsamında kamu yararına sunma vakti geldiğini düşündüm...

Ada, Deniz ve ben, bir cafede otururken, bir sevimli gebe bize doğru çığlık atarak yürümeye başladı. İnsanımızın bebek görünce bu kadar şaşırması bana her zaman saçma geliyor gerçi ama, halihazırda karnında bebek taşımaktayken neden şaşırdığını anlayamadım bu gebe kardeşimizin, pusete seri çığlıklar eşliğine yaklaştı ve kendi halinde takılmakta olan Deniz'e "Aman Allahımmm" şeklinde bağırdı, Deniz dudaklarını büzüp ağlamaya başladı, sakinleştirip  eline bir oyuncak tutuşturduktan sonra "yabancılardan korkuyor da biraz" açıklaması yapmış olmama rağmen çocuğumun ayaklarını yalamakta olan gebeye, bir kez de "ayaklarını öpmezseniz... sürekli ağzında çünkü" uyarısında bulundum, "ayyy ne olacak bişey olmaz! çok tatlı dayanamıyorum" buyurduktan sonra yine de ayaklarını öpmeyi bıraktı ve ellerini, yanaklarını sıkmaya başladı...

Bunlar olurken gözlerini gebenin karnına dikmiş olan Ada'nın kıpırdanmaya başladığını fark ettim, zannettim ki, sonu gelmez "bebekler nereden gelir?" "O bebek oraya nasıl girdi?" sorgusuna başlayacak, birden "Burda ben de varım!" dedi Ada.

"Burda ben de varım!"

Benim için çok büyük bir anlamı olan bu cümle, gebe kardeşe pek tesir etmemiş olacak ki bana dönüp gözlerini devirerek "ayyy çok kıskanıyor di miiiğğğ" dedi. "Hayır, biri kardeşine saldırmadığı sürece araları gayet iyi" demek istedim ancak demedim, "Hayır kıskanmıyor, çok seviyor kardeşini" diyebildim. Gebe kardeş anlamamış olacak ki "Ama çok tatlı kardeşin dayanamıyorum abisiii" dedi Ada'ya, Ada "Ben Ada, o da Deniz" dedi. Sanırım bu kardeş-abi sıfatlandırmasından pek hoşlanmadı. Ya da sohbete dahil olmaya çalıştı kendince. Gebe abla ise ısrarla duymuyordu ikimizi de.

"Çok zor diğğğ mi iki çocuuuk?" dedi bu kez "Hayır, hiç zor değil" dedim, ne diyeyim, çocuğumun gözleri üzerimdeyken, ne kadar zorlandığımı, bazı geceler hiç uyuyamadığımı, ikisinin hep aynı anda acıktığını, susadığını, uykularının geldiğini, kakalarının geldiğini mi anlatayım... "Hiç zor değil" dedim bir yandan da doğum ve hamilelikle ilgili sorular sormamasını ümit ederek, çünkü hepsi yazılacak, kadın gittikten sonra tekrar tekrar sorulacak, iki küçük mercek kayıtta...

"Normal mi?" diye sordu, "ikisi de normal" dedim, hem de çok normal yani, öyle böyle değil, uzatma kapat konuyu..."Ay ben çok korkuyorum normal doğumdaaan" dedi, Ada'nın gözleri büyüdü. "Korkulacak bir şey değil, olsa ilkini yapan ikinciyi yapamaz"dedim gülerek. Ada gözlerini kıstı. Muhakemeye başladı kafada. "Sezaryen yapacağım ben" dedi (Anne sezaryen ne demek?) Ada gözlerini açtı, kafayı yana eğdi, sezaryen kelimesini içinden tekrarlıyor ki kadın gidene kadar unutmasın. "Gerçi onun da dikişi var şeysi var, insan çocuğuyla ilgilenemiyormuş" dedi, Ada kıpır kıpır (Anne sezaryen ne, neden dikiş var, seni de dikti mi dilek teyze, nereyi dikiyor doktor, nasıl dikiyor, acımıyor mu...) Ada'nın kafasından geçen soruları altyazı olarak gözlerinde görüyorum, bu kez de kadın gitmeden başka konu açılsa diye dua etmeye başlıyorum, "Ada boyama yapmak ister misin?" "Hayır!" Tabii ki hayır neden yapmak istesin sohbet bu kadar sarmışken...

"Emiyor mu?" "Evet" "Ay ben emzirmekten korkuyorum, hep yara oluyormuş göğüs uçlarııı" Ada'nın gözler kocaman kocaman, bir kardeşine bir bana bakıyor (anne Deniz emerken canın acıyor mu, emzirmesene, yemek yesin artık dişleri de var, anne yara olmasın, anne canın acımasın...)

"Neyse biz kalkalım" diyorum, "Ay pardon ben de sizi sıktım galiba biraz?" diyor. "Yok ben sıkılmadım da, çocuklar sıkıldı biraz" diyorum, anlar mı... Hiç sanmam.

Benim de düşünmeden konuştuğum zamanlar oluyor. Hatta çok fazla oluyor, çok konuştuğum için, söyledikten sonra bir durup kaldığım çok şey oluyor... Bunları yaşadıkça nerede nasıl davranmam gerektiğini öğreniyorum aslında bir yandan da. Ada yanımda olmasa belki bu gebe kardeş benden sıkılacaktı, bütün bildiklerimi anlatmaya kalkacaktım, deneyimli anne terörü yaşatacaktım arkadaşa, kısmet olmadı belki. Ama şu var ki, çocuk psikolojisi bilinci yerleşemedi bir türlü insanımıza...Kendi çocuğu sözkonusu olmadığı sürece de yerleşemeyecek gibi görünüyor...

"Burada ben de varım" çok büyük bir cümle aslında.




Bumerang - Yazarkafe