Her "Bebek" doğduğunda bir "Anne" doğar.

Bu Blogda Ara

Bloga Üye Ol

Beylikdüzü Mekanları

Işığını Takip Edenler

Beylikdüzü Anaokulu

Bumerang - Yazarkafe

Haziran 10, 2017

Bebekler Sağlıklı Büyüyor - Haluk Yavuzer - Ayşe Arman Söyleşisi




Perşembe günü İdecon Idea'nın Raffles Hotel İstanbul'da düzenlediği Haluk Yavuzer - Ayşe Arman söyleşisine katıldım. 30 Yılı aşkın tecrübesini Gelişim Psikoloğu Haluk Yavuzer ile taçlandırma kararı alan Philips Avent ve güvenilir bilgiyi kalıcı bir platformda paylaşmak amacıyla bu teklifi kabul eden Haluk Yavuzer bir araya gelerek harika bir projeye imza atmışlar.  

Haluk Yavuzer'in 0-6 yaş çocuğun gelişimini adım adım anlatan kitabı "Çocuğunuzun ilk 6 Yılı"nın ilk üç yılını daha fazla ebeveyne ulaştırmak amacıyla dijital ortama aktarma amacını güden Bebekler Sağlıklı Büyüyor Projesi, 14 bölümlük bir program halinde ebeveynlere sunuluyor. 0-3 Yaş çocuklarının gelişim özellikleri ve sağlıklı iletişim yollarının anlatıldığı bu videoları Philips Avent'in kanalından izleyebileceksiniz.




Ayşe Arman'ın enerjik sunumu ve Haluk Yavuzer ile birleşince iyice keyiflenen sohbeti eşliğinde blogumda belki de ismi en fazla geçen uzmanlardan birini canlı izlemek çok keyifliydi. Sohbet boyunca verilen mesajlar ve bilgiler de birbirinden değerliydi. 




Haluk Yavuzer, anneyi çocuğun sorumluluğunun tamamından kurtarmaya çalışan ilk uzmanlardan biri. Yıllarca babanın hiç ortada olmadığı pedagojik anlayışı yıkmaya çalışmış. 1989 Yılından beri 27 ilde, Ana-Baba Okulu Eğitimleri ile çocuğun yetiştirilmesinin annenin olduğu kadar babanın da sorumluluğu olduğunu ebeveynlere anlatıyor. Anlatmaya ilk başladığı yıllarda onu izleyenlerin %80 i anneler %20 si babalar olsa da bu oranın zamanla arttığından bahseden Haluk Yavuzer, günümüz babalarının artık sorumluluklarının farkında olduklarını ve okuyarak, dinleyerek kendilerini ebeveynlik konusunda geliştirdiklerini söylüyor. Anadolu'da düzenledikleri ilk eğitimlerde kadınların yalnız geldiklerini ancak zamanla eşlerini de eğitimlere dahil ederek yaratmaya çalıştıkları farkındalığa ulaştıklarını gururla anlatıyor.  

Haluk Yavuzer için yalnızca anne ile görüşmek çocukla ilgili sorunları çözmek için yeterli değil. Danışanlarını çift olarak görmek istiyor. Eğer baba yoksa (hayatta değilse ya da çocukla görüşmüyorsa) baba vekili ile görüşüyor. Baba yoksa bile mutlaka bir destek figürü olması gerektiğini söyleyen Haluk Yavuzer, çocuk için anne kadar babanın da önemli olduğunun ısrarla altını çiziyor. "Baba destekliyorsa doğum da kolay oluyor, anne - çocuk ilişkisi de daha sıcak oluyor. Ancak baba destek vermezse anne sorunları tek başına çözmeye çabalıyor. Destekleyen eş ve büyük anneler varsa lohusa sendromu varla yok arası geçiyor. Ama kadın, eşini yanında görmüyorsa uzun süreli depresyon riski taşıyor. " Diyen Haluk Yavuzer şimdiye kadar hep annenin suçlandığı doğum sonrası depresyonu konusunda bile babayı sorumlu tutarak "Mutlu Anne Mutlu Çocuk" sloganının doğuş nedenini ortaya koyuyor. "Sürekli çocuğunun başında olan, tüm hayatını çocuğa vakfeden anne, çocuk için tehlikeli annedir. Çocuğa zarar verir. Kadın üretmeli. Çünkü üretirken, ekonomik bağımsızlığı varken daha doyumlu olur. Bir birey olarak var olur. Anne çalışmalı ancak bunun vicdan azabı ile çocuğu oyuncaklara hediyelere boğmamalı."diyen Haluk Yavuzer için anne ve çocuğun diz dize, göz göze geçireceği 45 dakika, çocuk için tüm gün çevrede olan ancak doyurucu zaman geçiremeyen anne - çocuk ilişkisinden daha değerli. "Anne zamanını efektif kullanmalı. Kendine de, çocuğuna da, çocuksuz olarak eşine de kaliteli zaman ayırabilmeli." diyen Haluk Yavuzer "Annenin yüzü gülmezse, ailenin yüzü gülmez, anne mutlu olmalı ki çocuk mutlu olsun" diyerek yıllardır alışkın olduğumuz "çilekeş anne iyi annedir." anlayışını yerle bir ediyor.

Bebekler Sağlıklı Büyüyor projesi için neden ilk üç yılı seçtiklerini "0-3 yaş uçağın hızla kalktığı dönem, dolayısıyla da çok kritik bir dönem" sözleriyle açıklayan Haluk Yavuzer, çocuğun yaşamı için ilk üç yılın çok önemli olduğunu ve bu dönemde çok dikkatli davranılması gerektiğini söylüyor. İlk üç yılda bebeğin ihtiyaçlarına hızla cevap vermenin güvenli bağlanma açısından da çok önemli olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Haluk Yavuzer de güvenli bağlanma konusunda "0-3 yaş arasında ihtiyaçları sevgi ile karşılanan bir bebek kendini değerli olarak algılar. Böylece güvenli bağlanmanın temeli atılmış olur. Yeterince iyi anne, orada olmadığında bile çocuğun anneyi oradaymış gibi algıladığı, yani doyuma ulaştığı annedir. Çocuk ancak böyle otonom, yani kendi kendine yeten bir birey olabilir." diyor. 




"Kadın öncelikle anne olmayı istemeli, kendini o olgunlukta görmeli, sonra da çocuğuna baba olabilecek olgunlukta bir eş seçmeli. Ancak böyle bir ikiliden aile kurumu oluşturulabilir. Evlilikte uyum çok önemlidir. Evlilik sevgi ve saygı temelleri üzerine kurulmuş olmalıdır. Anne ve baba yol arkadaşı olabilmeli, sorumluluğu birlikte alabilme, paylaşabilme dinamiğine sahip bir ilişkileri olmalı ve ancak o zaman çocuk yapmalıdırlar." Diyerek çok tartışılan "İyi bir anne- baba olamayacaksa ondan çocuk yapma, flörtün olarak kalsın." sözünü açıklayan Haluk Yavuzer, çocuk yetiştirirken çocuğa verilmesi gereken en önemli mesajın "Sen önemlisin, biriciksin, seni sen olarak seviyorum. Her zaman senin yanındaymışım gibi güvende ve hiçbir zaman yanında değilmişim gibi özgür hisset." olması gerektiğini söylüyor.

Türk ailesinin en fazla yaptığı hataların: Çocuğun yapabileceklerini anne-babanın yapması, çocuğun temasa alıştırılarak uyutulması, kilo vermesinin ve kötü not almasının anne-baba için fobi haline gelmesi, çocuğun başkalarıyla kıyaslanması, erken yaşta ekrana maruz bırakılması olduğunu söyleyen Haluk Yavuzer, "her çocuğun gelişimi farklıdır. Ne kardeşleriyle ne akranlarıyla kıyaslamayın. Her çocuk nevi şahsına münhasır, kendine özgü, kendi biricikliği içinde değerlendirilmelidir. Çocukların davranışları için "hap cevap"lar yoktur. Her olay ve her çocuk kendi içinde, kendine özgü değerlendirilmelidir." diyor. 0-2 Yaş arasında çocukların ASLA ekranla karşılaştırılmaması gerektiğinin ısrarla altını çizerken, ileri dönemde de ekrana maruz bırakılmadan önce sosyal medya okur yazarlığının (doğru mesaj ve yanlış mesajları ayırt edebilmeyi ve doğru bilgiyi kendisi için kullanabilmeyi) öğretilmesi gerektiğini, aksi taktirde çocuğun gelişiminin zarar görebileceğini anlatan Haluk Yavuzer bunun yerine çocuğun tiyatro, müze, açık hava gezileri gibi aktivitelere yönlendirilmesini, su, kum, kil, inşaa oyuncakları ile vakit geçirmesini önerirken nedenini de  "Bir çocuk bir sopayı ıslak kumda hareket ettirdiği zaman orada oluşan çizgiyi kendisinin yaptığının farkına varır. Dijital oyuncaklarda (tablet, telefon vs.) bu farkındalık oluşmaz." şeklinde açıklıyor.

Bebekler Sağlıklı Büyüyor Projesi ebeveynlere bu konularda farkındalık kazandırmak ve yaptıkları her şeyin çocuklarının yaşamında etkili olduğunu anlatabilmek için oldukça faydalı bir çalışma olmuş. Emeği geçen herkese teşekkürler.

Söyleşiyi Philips Avent Facebook sayfasından izleyebilirsiniz.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Fikrinizi paylaşın